Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

baycentilmen

Conor vs Khabib (benim tahminim)

Merhaba baycentilmen.com okurları.

Siteyi ve instagram hesabımızı uzun süredir takip eden dostlarımız, benim nasıl bir dövüş sporları manyağı olduğumu bilirler.

Bilmeyenler için ise anlatayım. Çocukluktan beri boks maçları izliyorum. Ufc izlemeye ise boks maçlarının artık çokta tat vermemeye başladığı bir dönemde başlamıştım. Neyse ki şuan Vasiliy Lomachenko, Errol Spence Jr. vs. gibi dövüş tarzını sevdiğim adamlar var sahnede.

Ufc, doğasındaki o vahşilik yüzünden midir bilinmez ama sanırım şuana kadar bana en çok seyir zevki veren etkinlik.

Aranızdan benim takip ettiğimi bilen arkadaşlarda, özelden Conor Mcgregor vs Khabib Nurmagomedov maçı tahminimi sordular. İşte bu yazıda tam olarak bunun için.

Bir Conor hayranı olarak üzülerek söylüyorum ki, maçı Khabib alacak.

Şimdi ise bunun nedenlerine gelelim.

Khabib çok dominant bir dövüşçü dostlar. Herkes onun ne yapacağını biliyor. Ama kimse bunu engelleyemiyor :)) Eğer Khabib birini yere almak istiyorsa, alır. Güreşi mükemmele yakın. Kusursuz. Kondisyonu da aynı şekilde.  Aynı zamanda da formda. Daha 6 ay önce falan maç yaptı en son. Conor ise 2 yıldır kafes dövüşü yapmadı.

Conor’ın boksu, kesinlikle çok etkili. Özellikle çenenin ucuna vurduğu nokta atışı yumrukları çok tehlikeli. Ama dezavantajları çok. Yerde cidden kötü ve kondisyonu genelde hep yetersizdi. 2 yıldır da maç yapmadığını düşünürsek, epey sıkıntı yaşayacağı kesin.

Khabib’e karşı tek silahı çeneye atacağı nokta atışı bir yumruk. Zaten onu destekleyenlerin de beklentisi bu. Jose Aldo maçı gibi bir sonuç bekliyorlar. Fakat bir şeyi atlıyorlar. Jose Aldo ve Khabib arasında sağlam bir cüsse farkı var. Conor’ın solu Aldo’yu yatırmış olabilir ama bu Khabib’i yatırabileceği anlamına gelmiyor. Ki zaten Nate Diaz’ı da yatıramadı o sollar.

Tamam Nate Diaz çok fazla dayak kaldırabilen dayanıklı bir adam olabilir ama yinede yatmadı :))

Normalde Conor’ın birde maçtan önce rakiplerinin psikolojisiyle oynama özelliği var. Bunu özellikle Jose Aldo maçından önce çok gördük. Maçı resmen maçtan önce kazanmıştı bile. Ama Khabib’e psikolojik bir üstünlük kurabildiğini de çok düşünmüyorum. Basın konferansında Khabib gayet rahattı.

Khabib’in bugüne kadar en fazla sıkıntı yaşadığı zaman dilimi Michael Johnson maçının ilk 1-2 dakikası. Ona da sıkıntı denirse :)) Darbe alıyo ama yere bile düşmüyor. Ki düşse bile bilincini kaybetmediği sürece yere düşmesi onun için bir avantaj bile sayılabilir :))

Kısacası dostlar; Conor’ın işi çok zor. Umarım takedown defense çalışmalarına aşırı yoğunluk vermiştir. Çünkü vermediyse Khabib onu yakaladığı gibi onu un çuvalı gibi bir oraya bir buraya vura vura dövecek.

Benimde tahminim Khabib’in maçı hakemlerin ortak kararıyla kazanacağı. Nakavt edeceğini yada pes ettireceğini düşünmüyorum açıkçası ama bu da olabilir. Çünkü Conor, Nate Diaz maçında bile yorulunca boğazını çok kolay bir şekilde kaptırmıştı.

Gönül ister, Conor Mcgregor solunu vurup indirsin. Efsane geri dönsün. Ama çok zor :))

O yüzden bahis yapacak arkadaşlar olaya duygusal yaklaşmayın.

Ama bunun bir dövüş sporu olduğunu da unutmayalım. Her şey 1 tane sağlam vuruşa bakar. O yüzden kesin bir şey söylemek imkansız. Ancak tahminlerimizi söyleyebiliyoruz.

He bu arada maç pazar sabahı tahmini 7 de. Organizasyon 5 te başlıyor tabiiki. Diğer maçları da izleyecekseniz benim gibi 5 te kalkacaksınız. Maçı S sport plus tan izleyebilirsiniz. Bu haftaya özel kampanya yapmışlar. 4.5 tl gibi cuzi bir miktara maçı telefondan, tabletten, pc den, tv den, istediğiniz yerden izleyebilirsiniz.

Bu tarz yazıların devamının da gelmesini isterseniz, yorumlardan yada özelden yazarsınız.

Bir sonraki yazı da görüşmek üzere.

 

Mavi Haplıasdasfdsgdsd (erkekadam.com a cevabım)

Merhaba arkadaşlar.

Dün yazdığım yazıya bir eleştiri gelmiş. O yüzden bu yazı cevap amaçlı bir yazıdır, duyurulur.

Kafayı haplarla bozmuş bir blog yapmış bu eleştiriyi fdgbmkdfbkd

Blogun adı erkekadam.

Açıkçası yazıyı ciddi bir şekilde okuyamadım. Çünkü yazıyı yazan kişinin kullandığı terimler beni güldürdü. Yok apex alfaymış, yok mavi hapmış, yok mor hapmış, yok mor lahanaymış fafadsfd Bu ne aq. Konuştuğumuz şey altı üstü kadın-erkek ilişkileri. Eczaneden ilaç almıyoruz. :)) Kırmızı hap olayının peşine böyle körü körüne takılanların, benim gözümde no fap akımına kapılıp, bakın eskiden her gün çavuşu tokatlardım ama artık 5676436436 gündür 31 çekmiyorum diye video çekenlerden farkı yoktur :))) Her gördüğünüz kalabalığın peşine takılıp körü körüne takip etmeyi ne zaman bırakacaksınız acaba.

Her ne kadar komik ve saçma bulsam da ben onlar gibi yapmadım. Yazdıkları yazının tamamını okudum. Hatta yaptıkları işi de inceledim. Eleştiri yapanların kimler olduğunu görmek için 🙂

Şimdi bu giriş faslını geçelim ve eleştirilerine yanıt verelim bakalım. En sonunda zaten toparlarız.

İlk eleştirileri benim kadınların söylediklerine bakan ve ona göre hareket eden biri olduğum.

Şuana kadar sitede kadınlarla ilgili olarak yazdığım yazıların %80 inde kadınların söylediklerine değil, yaptıklarına bakın diye öğüt verdim. Hatta bu başlıkta bir yazım bile olabilir. Bunu zaten beni takip eden adamlar bilir. Yani bu eleştiri, kof bir eleştiri olduğu için bunu geçiyoruz.

2. eleştiri ise Jason Statham hakkında verdiğim örneğe gelmiş. Benim örneğimden, Jason Statham’ı sıkıcı bulduğum gibi bir sonuç çıkarmışlar.

Jason Statham, sitemde yazdığım yazıların yine büyük çoğunluğunda överek bahsettiğim ve örnekler verdiğim biri. Adamı sıkıcı bulduğum yada Justin Bieber’ın ve Edis’in ondan üstün olduğunu düşündüğüm falan yok saçmalamayın aq dfgfdmgdfgfe

Yazıyı yazarken herkesin rahat bir şekilde anlaması için uç örnekler veririm. Sade takılan ve en maskülen erkeklerden biri olduğu için örnek olarak Jason Stathan’ı verdim. Çok renkli takılan ama o kadar da erkeksi olmadığını düşündüğüm için diğer örnekler de Edis ve Justin Bieber oldu.

E zaten örnekler dışında bir eleştiri yapamamışsınız. Bu adamlar sıkıcı değil, sikiciymiş. Bak bak bak :))) Orasını zaten inkar eden yok. Ama ben diyorum ki aynı özelliklere sahip olan ama aynı zamanda renkli ve gösterişli olan bir erkek, her zaman bu adamlardan öndedir.

50 li yaşlarına gelmiş karakteri,tipi ve davranışları artık oturmuş, maskülenliğin zirvesi bir Jason Statham tabiiki Justin Bieber’dan üstündür. Ama hemen hemen aynı yaşlarda olan, çok daha renkli ve gösterişli gözüken, eğlence vadeden James Hetfield, bizim takım elbiseli,karizmatik abimiz Jason Statham’ın amına bile koyar. İşte benim anlatmak istediğim tam olarak bu.

Eğer diğer özellikleri birbirine yakınsa her zaman bu karşılaşmadan sade ve ağır takılan değil, daha renkli ve daha gösterişli olan galip çıkar. Çünkü bu olay hem insanlarda hem de hayvanlarda 10 binlerce yıldır böyle olmuş. Ve böyle olmaya da devam ediyor. Baskın adamlar, tarih boyunca her zaman daha gösterişli olmuşlar.

Liderin miğferindeki tüylere bakın. Diğer herkesten gösterişli olduğu kesin.

Kızılderili bir kabile şefi. En güzel ve renkli tüyleri hep şefler takarmış.

Daha içimizden bir örnek alın. Yavuz Sultan Selim. Şu giyimdeki şatafata bakın.

Günümüzde, popüler kültürün sadeleştirdiği erkeğe adeta bir cevap niteliğinde bir adam. Johnny Depp.

Bunu sabaha kadar yapabilirim. Ama gerek yok. Herkes aydınlandı zaten. Sayenizde beni tanımayan, siteyi bilmeyen adamlarda bu yazıyı okuyup aydınlandılar. O yüzden teşekkürler :)))

Benim cevabım bu kadar millet. Ben haptan maptan bahsetmem. İngilizce yazıların aynısını hiçbir yorum katmadan size çevirmem. Sürekli aynı şeylerden bahseden yazılar yazmam. Zaten bu konular hakkında yeterince bilgi ve tecrübeye sahibim. Gidip hala reddit te takılmam. Zaten oradan alacağım bilgiyi yıllar öncesinde fazlasıyla aldım. Bu konuyu sanki bir bilim dalıymış gibi anlatan böyle adamlardan uzak durun. Çünkü zamanınızı çalıyorlar. He bu arada bunu sadece bu site için söylemiyorum. Bu konularda neredeyse her gün içerik paylaşan adamlar ve yabancı siteler içinde söylüyorum. Sizin zamanınızı çalıyorlar.

Bu bir bilim değil. Giyinmeyi öğrenin, özgüveninizi arttırın, para kazanın, edecek 2 çift lafınız olsun insanlara karşı, gülümseyin ve rahat davranın. Bu iş bu kadar gençler. Tekrar söylüyorum. Bu bir bilim değil. Atomu parçalamıyoruz.

Bakın samimi söylüyorum bunu. Benden de faydalanacağınız bilgileri alın ve sonra siktirin gidin gfdgfdfg Gidin olum harbi söylüyorum bunu. Zamanınızı bunları düşünerek harcamayın. Daha önemli şeyler var. Bana hep yazıyorsunuz: ” Admin çok nadir paylaşım yapıyorsun” diye. Abe kardeşim, zaten konu belli içerik belli. Bu konuda yazılacak ve söylenecek şeyler sınırlı. Bu yüzden sizlere konu dışı şeylerde anlatıyorum. Film, dizi, şarkı önerileri gibi. Sırf zamanınızı çalmamak ekstra bir şeyler katmak için yapıyorum bunu. Şundan emin olabilirsiniz. Ben asla zamanınızı çalmadım, çalmayacağımda.

Yakın zamanda yapacağım bir proje var. Bu projeden sonra zaten kadın-erkek ilişkileri, sosyal beceriler vs. konularında artık size anlatacağım bir şey kalmayacak dostlar. Size varolan bilginin tamamını vericem. Ondan sonra yeni bir şey olmadıkça, bu konularda bir daha yazı yazanı siksinler :))) Ne gerek var aynı şeyleri tekrarlamaya.

E tabi başka konularda içeriklerim ve çalışmalarımla yine sizin hayatınızda olurum. Ama bu defterleri de kaparım.

Lafı daha fazla uzatmadan bu yazıyı bitiriyorum. Bir daha da bir kaç yabancının çıkardığı bir akıma, futbol fanatikleri gibi fanboyluk yapan, hiçbir kişi yada sitenin eleştirilerine cevap vermiycem. He cevap isteyenler olursa da açıp bu yazdıklarımı bir daha okusunlar.

Sizi seviyorum dostlar. Genç yaşlarda katettiği gelişimi benimle paylaşan arkadaşlar beni mutlu ediyor. Sayenizde size verdiğim ama benim çokta uymadığım tavsiyelere bende uyuyorum artık. Sigarayı bırakalı 2 ay oldu. Yavaş yavaş spora başladım. Sadece siz değil, bende değişiyorum bu site sayesinde yani.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Günümüz Erkeksiliğinin Sıkıcılığı

Merhaba dostlar.

Bir süredir yoktum. Ama ölmedim, merak etmeyin. Yokluğumun nedeni yoğunluğum ve sizler için daha büyük bir projeye hazırlanıyor olmam. O yüzden sıkıntı yapmayın yani siteyi bıraktığım falan yok 🙂

Bugün çok önemli bir konuyu ele alacağız.

Konumuz; bize maskülen gelen davranışların kadınlar tarafından maskülen bulunmaması yada bulunsa bile bunun onları çokta etkilememesi.

Daha iyi anlamanız için bir örnek üzerinden ilerleyelim.

Jason Statham’ı ele alalım.

Bu adamın erkeksi olmadığını düşünen yoktur herhalde. Bu konuda hepimiz hemfikiriz. Gel gelelim bugüne kadar bir çok kadınla iletişim kurmama rağmen hiçbir zaman bir kadının Jason Statham’a olan hayranlığını dile getirdiğini duymadım. Sanırım bir kere duymuştum. O da 30 lu yaşlarda evli bir kadındı.

Açıkçası çok daha fazla ilgi beklerdim. Çünkü bu adam cidden karizmatik aq. Ama bunu hiç görmedim. Edis’e daha çok ilgi gösteriyorlar gdgdfgd

Şimdi kafamda 2 düşünce var. Ya bize erkeksi gelen hareketler kadınlara erkeksi gelmiyo. Ya da kadınların maskülenite dışında ilgisini çeken başka şeyler var.

İlk düşünceye yoğunlaşmak istiyorum. Ama mantıksız geliyor.

Maskülen davranışlar = Karizma

Bu yüzden kadınlarında, bu adamın karizmasını inkar edeceğini düşünmüyorum. Yani bize erkeksi gelen hareketlerin onlara da erkeksi geldiğini düşünüyorum. İlk düşüncemizi eliyorum gençler. Üzgünüm.

Şimdi geldik acı gerçeğe dostlar.

2. düşüncem kesinlikle doğru olan düşünce.

Yani kadınlar sert bir ses tonu, iri bir vücut, takım elbise şekli vs. bunları erkeksi buluyorlar. Hatta böyle erkekleri de çekici buluyorlar. Ama ilgilerini çeken daha güçlü bir erkek karakteri var.

Bu erkek tipi; günümüzde değişik yada marjinal olarak görülüyor ve nitelendiriliyor. Fakat öyle değil. Erkek zaten doğada her zaman dişi türlerden daha renkli ve daha gösterişli olmuştur. Şuan günümüz erkeksiliği sanırım insanlık tarihinin en kötüsü.

Bunu daha iyi anlatmak için kitaplığımda bulunan “Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens” kitabından 2 sayfayı sizler için çektim.

2 fotoğraf arasındaki büyük uçurumdan ve altında yazanlardan, ne demek istediğimi daha iyi anladığınızı düşünüyorum. Yıllarca bize pompalanan erkeksi hareketler ve erkeksi giyim tarzları bizim doğamıza ters gençler.

Sadece siz değil bende bu konular hakkında aynı şekilde düşünüyordum. Fikrim yıllar öncesinde değişti fakat sonuç olarak aynı hatalı düşünceden bende geçtim.

Bugünkü günümüz erkeksiliği malesef insanlık tarihi boyunca her zaman gösterişli ve renkli olmuş erkek imajının altında halen eziliyor dostlar.

İşte kadınlar bu yüzden Edis diyor :))

Yıllar öncesinde kızların Justin Bieber gibi bir pale için neden birbirini çiğnediğini artık daha iyi anlıyorsunuzdur. Yıllardır değişen ilginç saç modelleri, gösterişli takıları ve enteresan giyim tarzıyla kadınların ilgisini çektiği kesin. Ama günümüzde erkeksi bir karakter olarak kabul edilmediği için bir tane bile erkek hayranını görmedim. İşte sorunda bu zaten. Günümüzde erkeksi karakterler daha çok biz erkekleri tavlıyor. Kadınlar 10 binlerce yıldır yaptığı gibi seçimini yine gösterişli ve ilginç olandan yana kullanıyor.

Örnekler çoğaltılabilir. Johnny Depp gibi bir adam var. Bu türün tartışmasız 1 numarası.

Bence burada tartışmamız gereken şey günümüz anlayışı. Erkeği sadeleştirip kadını daha renkli ve cafcaflı yapan bir sistem mevcut. Buna karşı durmanız gerek. Siz hala bir kadından daha renkli ve gösterişlisiniz. Bunun bastırılmasına izin vermeyin.

Günümüzde erkeklerin büyük çoğunluğunun renkliliği ve ilginçliği zaten bastırılmış. Çok sade bir giyim tarzı ve imajları var. Hiçbir gizemleri yok. Sizin kolyeler, bileklikler, yüzükler, saatler takmanız sizi bir ortamda rahatlıkla ilgi merkezi yapabiliyor. Basit ama gerçek. İyi yada kötü ilgi merkezi olacağınız kesin. Abartıp, parayı bulan zenci rapçiler gibi 20 tane altın zincir üst üste takarsanız, haliyle kötü anlamda dikkat çekersiniz :)) Her şeyi tadında yapın.

Sözlerimi bitirirken aklıma bir örnek daha geldi. Bildiğiniz gibi Fight Club filmi, günümüz erkeğine ağır eleştirilerde bulundu. Orada başrolümüzün içinde çatışan iki zıt karakter vardı. Bunlardan biri günümüzün ezik erkeği iken diğeri ise tam bir alfa olan Tyler Durden’dı.

Hangisinin daha renkli ve ilgi çekici olduğunu söylemem gerek yok sanırım.

Evetttttttt arkadaşlar geldik sona. Bugünde gördük ki her şey bizim düşündüğümüz gibi değilmiş. Yıllarca karizmatiklik başlığı altında size pompalanan davranışlar, sade ve gösterişsiz giyim tarzları aslında sizi erkeğin gerçekte olduğu renkli karakterinden uzaklaştırıyormuş.

Halen böyle tavsiyeler veren kişiler varsa, onları siktir edin. Takım elbiseli, kaslı iş adamı daha erkeksi bir karakter olarak size pompalanabilir. Ama kızlar onun değil, sahnedeki rock grubunun sıska solistiyle birlikte olmak istiyor. Bunu da unutmayın.

Bugünlük kafa açma seansımız tamamlandı dostlarım. Önümüzdeki günlerde tekrardan bomba gibi içerikler gelecek. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

 

En İyi Fotoğrafçılık Uygulamaları

Merhaba baycentilmen.com okurları.

Bugün yine sizler için faydalı olacağını düşündüğüm birkaç öneriyle karşınızdayım.

Biliyorsunuz ki artık insan olarak reel hayat dışında bir de sosyal medyada boy gösteriyoruz. Ve gün geçtikçe bu sosyal medya denen nane daha da önemli olmaya başladı. Sahi niye böyle oldu ?

Önemi gittikçe artan bu sosyal medyada en çok paylaştığımız şey tabiiki de fotoğraflar. Tanımadığımız insanları fotoğraflarına göre yargılayıp onlardan hoşlanıyoruz. Yada itici buluyoruz.

Eskiden ilk izlenim diye bir şey vardı. Artık biriyle tanışmadan çoktan onu sosyal medyadan gördüğümüz için o da kalmadı. Sosyal medyadaki takipçi sayısının bir güç göstergesine dönüştüğü bu sikik dünyada, en iyi fotoğraf uygulamaları hakkında bir öneri yazısı yazmak artık boynumun borcu oldu :))

Burası alfa erkeğin mağarası. En güzel fotoğraflar buradan çıkacak ulennn.

Şuan güncel uygulamalardan en beğendiğim 3′ ünü sizlerle paylaşacağım.

İlk olarak olmazsa olmazımız:

VSCO

Favori uygulamalarımdan biri. Filtre sayısı çok fazla. Her türden fotoğrafınız için uygun filtreyi bulacağınıza eminim. Ücretli bir uygulamadır. Fotoğraf işine de merakınız varsa hemen alın; pişman olmazsınız.

HUJI

Yeni bir uygulama. Ya da ben yeni keşfettim bilmiyorum. Fotoğraflara uyguladığı 90 lar efektiyle beni benden aldı dostlar. Cidden çok havalı bir efekt. Bununla çektiğim fotoğrafları çok fazla kişi sordu. Bu hangi uygulama diye. İşin güzel yanı ücretsiz. Basit bir fotoğrafı bile mükemmelleştirebiliyor. Hemen indirin.

Nebi

Güzel efektleriyle son gözdem. Ücretsizdir. Ücretli filtreleri de var. Ama hiç gerek duymadım. Kesinlikle indirmenizi tavsiye ederim.

Tavsiyelerim şuan bu kadar dostlarım. Sizinde eğer tavsiye edebileceğiniz uygulamalar varsa yorumlarda bizi aydınlatın.

Bir sonraki yazıda buluşmak üzere.

Farklı Bir Dizi: StartUp

Merhaba baycentilmen.com okurları.

Zamanımın çok olmadığı bu dönemde; siteyi boşlamamak için sevdiğim dizileri, belgeselleri, filmleri ve stand up gösterilerini sizlerle paylaşmaya karar verdim. Bugün de özellikle girişimci olmayı ve iş kurmayı isteyen kişilere ışık tutacak, motive edecek, bir dizi önericem.

Böyle söyleyince aklınıza sıkıcı beyaz yaka tiplemelerin bol olduğu, yavaş ilerleyen bir dizi geliyor. Kesinlikle böyle hayal etmeyin. Tam aksine çok farklı karakterlerin bir araya gelip bir fikri hayata geçirmek için nasıl belalar atlattıklarını görüyoruz dizide.

Dizimizin adı “StartUp” .

Dizinin şuana kadar 2 sezonu çıktı. Buna rağmen Türkiye de şuan çok bilinmiyor. Gerçi Peaky Blinders’ı da size önerdiğimde kimse bilmiyordu. Şuan herkes geziniyor sokakta, peaky “Fucking” shelby diye :)) İnşallah bu da öyle patlamazda, saçma tipler görmeyiz.

Özellikle bilinmeyen şeyleri öneriyorum. Toplumun genelinden bir farkınız olsun diye.

Dizinin aksiyonlu ve akıcı olması dışında, oyunculuklarda çok iyi. Özellikle 2. sezonda Ron Perlman’ın da diziye girmesiyle dizi farklı bir boyuta geçiyor.

Kesinlikle izlemenizi istiyorum dostlar.

Uzatmadan fragmanı vereyim. Bir sonraki önerim bir stand up olabilir. Haberiniz olsun.

Şimdiden iyi seyirler dilerim.

Fragman

 

Zor Sorular Serisi #1: İş Yerinde Baskınlık

Merhaba baycentilmen.com okurları.

Geçenlerde bir arkadaşınız bana instagramdan üzerinden güzel bir soru sordu. Soru o kadar güzel ki çözümünü bulup ona yazmak yerine direkt olarak sitede buna özel bir yazı yazmak aklıma geldi. Buradan o arkadaşa da teşekkür ederim.

Eğer sizinde kafanızda birazdan atacağım tarzda sıkıntılı sorular varsa bana yazın. Burada birlikte konuşup tartışalım, çözüm arayalım. Böyle de bir serimiz olsun sitede.

Şimdi soruya geçelim.

 

Şimdi dostlar olayı anladınız fakat ben yinede bir kere üstünden geçeyim. Bu arkadaş çalıştığı yerde diğer çalışanlar tarafından eziliyor. Belki mobbing uygulanıyor. Arkadaş haklı olsa bile onu haksız çıkartıyorlar. Çok sık görülen bir durum aslında. O yüzden çoğunuza bu olay gayet normal gelebilir. Ama çok yaşanması bu olayın hiçbir çözümü olmadığı anlamına mı geliyor ? Bence orası tartışılır.

Öyle bir yol bulmalıyız ki; arkadaşınız işini kaybetmemeli ve o ortamda bir daha asla ezilmemeli, aksine baskın taraf olmalı.

Bu konu aklıma geldikçe hep ara ara düşündüm.

Şimdi buna birlikte bir çözüm arayalım.

İlk akla gelen ve en kolay çözüm yöntemi; arkadaşınızın hırslı bir şekilde diğerlerinden daha iyi çalışıp, patronla da daha iyi ilişkiler kurarak, çalıştığı yerde yükselmesi. Bu ilk akla gelen yöntem. Böyle bir durum gerçekleştiğinde ister istemez durum tam tersine döner. Bu sefer bu arkadaş diğerlerini ezmeye başlar :)) Tabi böyle bir şeyi istiyorsa.

Bir diğer yöntem ise her ne kadar etik gözükmese de şu: Dış dünyaya ne zaman ne yapacağı belli olmayan, her an kavga etmeye hazır bir sinyal vermek. Bunun nedeni modern erkeğin kavga etmek istemeyen yapısı. Modern erkek, özellikle de karşısındaki kişi ondan daha güçlü ve tehlikeli gözüküyorsa, çoğu zaman olayları alttan almaya meyilli. Bu yüzden o kişiye bırak mobbing yapmayı, onunla iletişim kurmaktan bile olabildiğince kaçacaktır. Üstüne bir de iş yerinde kavga ederse kendi işini de kaybedebileceğini bilir. Bu yüzden, ne zaman ne yapacağı belli olmayan tiplere bu şekilde davranamazlar.

Şimdi bu arkadaşın hikayesinden, arkadaşı çıkarıp onun yerine joker karakterini koyun. Sizce orada çalışan garsonlar ve diğer çalışanlar jokeri de aynı şekilde ezmeye çalışırlar mıydı ? :))

Sanırım Sigmund Freud’un, psikoanalitik kuramında bahsettiği; karakterimizin yapıtaşlarını oluşturan elementlerden biri olan ” id ” elementi fazla olan kişiler böyle durumlarda daha avantajlı. Bu konuya da bir ara değinip daha ayrıntılı anlatırım.

Ben bugüne kadar bir sürü iş yerinde çalıştım. Genelde çevremdekilere mobbing uygulasalar bile bana o tarz bir hamlede bulunamıyorlardı. Ama sadece 1 kere böyle bir olay başıma geldi. Hemen onu size anlatayım.

2-3 sene önce yaz tatilinde epey büyük bir fabrikada çalışıyordum. Benim yaptığım iş belliydi. Fakat çalıştığım banttan başka birinin o gün aniden çıkması gerektiği için beni onun yerine ani bir şekilde, işi de hiç öğretmeden koydular. Ben işi bilmediğim için etrafa sorular sorarken, bu sürede banttaki ürünler arka arkaya birikmeye başladı tabi haliyle. Zaten bilmediğim bir şeyi yapmaya çalışan ben, üstüne birde ürünlerin birikmesiyle birlikte iyice strese girdim. O stresin üstüne gelip birde bana orada bizden sorumlu olan ve beni hiç bilmediğim bir işe, bu işi bana öğretmeden veren usta, bana ürünler birikiyor diye herkesin içinde bağırıp çağırmaya başladı.

Şimdi burada ben hiç sesimi çıkarmadan işime devam etseydim, yada bahaneler sunsaydım o usta beni bulduğu her fırsatta ezecekti. Belki bana sürekli mobbing uygulayacaktı. Ama ben ne yaptım. Önce durup suratına baktım. Bakışlarım her şeyi açıklıyordu aslında :))) Son sürat buna doğru hızlandım. Araya diğer çalışanlar vs. girdiler. Zaten bu hareketim pısıp kalmasına yetmişti.  Ondan sonra ki günlerde hiçbir zaman benimle konuşmadı. Bana işe ilgili söyleyeceği şeyleri bile gelip bana kendisi değil de diğer insanlar vasıtasıyla söyledi. Hoş bir örnek olmadığının farkındayım. Ama bazı insanlara dişlerinizi göstermezseniz sizi daima ezmeye çalışacaklardır. Garip olan şeyse orada bu hareketi bunları düşünerek yapmadım. Cidden sinir olmuştum ibneye ve dövücektim dsgdsgd Ne kadar aptal ve kontrolsüzmüşüm.

Burada olay o kişiyi dövmek değil. Döverseniz işten atılırsınız. Ceza ödersiniz. Hapse girersiniz. Bunun size zarardan başka hiçbir katkısı olmaz. Buradaki olay sağlam durmak. O kişiye aradığı tavizi vermemek. Bir kere verirseniz bir daha hep olur. Bu arkadaş o tavizi galiba vermiş. Bundan sonra tavrını değiştirirse, onlarında düzeleceğine inanıyorum.

Benim aklıma gelen fikirler bunlardı dostlar. Çok zor bir durum açıkçası. Ama bu 2 fikir bence arkadaşımıza istediğini verecektir.

He birde naçizane bir tavsiye vereyim. İş hayatında asla insanlarla çok samimi olmayın. Yani muhabbet sohbet edin. Ama arada hep bir duvar olsun. Böyle daha rahat edersiniz. Bu arkadaş samimiyet kurmasaydı; kendini karşı tarafa hava basmak zorunda bile hissetmezdi mesela 🙂

Bu konuda daha başka ve yaratıcı fikirleri olan arkadaşların yorumlarını bekliyorum aşağıya.

Bundan sonrada sizlerden gelen güzel bulduğum soruları bu seri altında paylaşacağım. Haberiniz olsun.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

No Fap Saçmalığı

Merhaba baycentilmen.com okurları.

Gün geçmiyor ki sanal alemde saçma bir akım peydahlanmasın. Bu akımlar içinde ise yıllardan beri beni en çok güldüren ve eğlendiren akım: No fap.

Akımın olayı 31 çekmemek arkadaşlar. Bu kadar. Başka bir olayı yok :)) Bir sürü 31 çekmeyen erkek toplanmış birbirlerine geçirdikleri değişimi anlatıyorlar. En komiği de bu akıma katılan yıkıkların youtube ta “no fap 60. gün” gibi videolar çekmesi. Adam resmen kamera karşısına geçip; 10 dakika boyunca, son 2 aydır 31 çekmediğini anlatıyo amınakoyim sdgpdfpfğpdbd

Yanlış anlamayın. Mastürbasyonun kuvvetli savunucularından falan değilim. Mastübasyon bana göre hiçbir zaman bir erkeğin kendini rahatlatma yöntemi olmamalı. Erkek kendini rahatlatmak için direkt olarak seks yapmalı. Doğrusu budur. Mastürbasyonu kendini rahatlatmak amacıyla yapanlar zaten bu no fapçi yıkıklar :)) Çünkü yıllarca her gün mastürbasyon yapıp rahatlamışlar. Dışarı çıkıp avlanmaya halleri ve istekleri yok. Kısaca canları seks yapmak istediği tüm zamanlarda mastürbasyon yapıyorlar. Sonra bakıyorlar bir akım çıkıyor ve diyor ki; mastürbayon yapmayın, hayatınız değişsin. Yok sesiniz kalınlaşsın, yok suratınız daha erkeksi olsun, yok kızlar direk kucağınıza otursun…

Sürekli 31 çekmenin iyi bir şey olmadığını herkes biliyor zaten. Bu mucize bir fikir değil ki. Ama insanlara, hayatlarında kötü giden her şeyin tek ve en büyük nedeni aslında buymuş gibi neden anlatıyorsunuz olum bu olayı. Sonra gidip gece uyurken yorganı ıslatıyorlar :))

Sakın böyle akımlara kapılmayın gençler. Mastürbasyonu düzenli seks hayatına sahip insanlarda yapıyor. Siz sanıyor musunuz ki evlenince yada düzenli bir şekilde seks yapmaya başlayınca hiç 31 çekilmiyor. Yok öyle bir şey amınakoyim. Mastürbasyon bir fantezidir. Örnek veriyorum. Normalde nerede göreceksiniz kendisine aşırı sert davranılmasını isteyen kadınları yada öğrencisiyle birlikte olan öğretmenleri ve bunun gibi uçuk örnekleri. Gerçek hayatta da bu örnekler var ama çok nadir. Ama mastürbasyon ve onu yaparken izlediğiniz videolar size bunları hayal etme fırsatı veriyor. Bu yüzden fantezi. Yoksa oturup aletini sıvazlamak bir fantezi değil tabii ki. Kısacası bu bir ihtiyaç giderme aracı değil. Bakış açınız böyle olsun. Böyle olursa zaten mastürbasyon sizin için ayda 1-2 defa yaptığınız bir fanteziden başka bir şey olmayacak.

Böyle saçma sapan fotolarla da akımı yaymaya çalışıyorlar. Ulan yer mi trakya çocuğu. Adam ilk fotoğrafta 5 kilo daha ağır. Bakımsız bir suratı var. Saçları da öyle. Diğer fotoda kilosunu vermiş. Berbere gidip 30.000 bakımını yaptırmış. Birde aklınca yanaklarını içeri doğru vakumlayarak, artık daha köşeli ve erkeksi bir suratı var gibi göstermeye çalışmış gsdögsdö. Sonrada yazmış altına 30 gün boyunca çekmedim. Tmm knk böyle devam :))

Türkiyede de birkaç kişi youtube a bu konuda değişim videosu yüklemiş. Normalde koyardım buraya da kimseyi rezil etmek istemedim. Gülmek istiyorsanız açıp bakarsınız :))

Bugün yarın fırsat bulursam bir yazı daha gelebilir haberiniz olsun. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere dostlar.

Erkekliğe Giriş Görevi

Merhaba baycentilmen.com okurları.

Bugün size bir görevim var. Bu görevi geçen senede verdim. Eskiler hatırlar. Bu görev sizin için bir nevi erkekliğe giriş.

Göreviniz : Yaz tatilinde bir iş bulup çalışmak.

Bunu siteyi takip eden büyük çoğunluğun 18-24 yaş aralığında olduğunu bildiğim için söylüyorum. Büyük abilerimiz yada zaten çalışan kardeşlerimiz bunu dikkate almasınlar.

Eğer artık 15 yaşının üzerindeyseniz; yaz tatillerinde evde oturmayın artık amınakoyim. Girin bir işte çalışın. Yada kendiniz bir değer üretin. Kısacası sorumluluk alın. İnin artık babanızın taşaklarından. Adam bir nefes alsın aq.

Bu sizin için bir nevi erkekliğe giriş ritüeli. O yüzden bunu yapmanızı kesinlikle yapmalısınız. Sadece yaz tatilinde bile olsa tüketen değil üreten, kazanan olmanızı istiyorum. Ailenizin durumunun çok iyi olması beni ilgilendirmiyor. Çalışmıyorsanız hala babanızın taşaklarına asılıyorsunuz demektir. Çünkü o avlanıyor. Getirip ağzınıza besliyor. Bir de siz avlanın da görelim bakalım.

Haydiii şimdiden kolay gelsin gençler. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Ortamda Dominantlık

Merhaba baycentilmen.com okurları.

Bugünkü konuyu seveceksiniz. Çünkü bulunduğunuz ortamlarda ve çevrenizde baskın bir karakter olmak hepinizin arzuladığı bir özellik. Bunda hemfikiriz.

Öncelikle bu dominantlığın tam olarak nasıl bir şey olduğundan bahsedelim. Bu kesinlikle ortamda bulunan insanların bilinçli şekilde kabul ettiği bir şey değildir. Hiçbir sınıfta yada grupta insanlar: ” Baycentilmen bizim liderimizdir. Ne derse yaparım. ” demezler. Yada bu kişi ” Ben liderim. Ben ne dersem o olur. ” diye gezmez. Bu olay günümüz dünyasında tamamen bilinç dışı gerçekleşen bir olaydır.

Ortamdaki diğer insanlar, sizdeki bir takım özellikler nedeniyle tamamen bilinç dışı bir şekilde sizi takip etmeye meyilli olur. İşte dominantlığın açıklaması tam olarak budur. Kadınlarda daima ortamdaki dominant erkekle birlikte olma eğilimindedir. Çünkü ortamda dominant kimse, onlara göre en iyisi o’dur 🙂

Peki neden ? Neden o kişi diğerlerinin arasından sıyrılıp ortamın kralı oluyor ? Neden kadınlar onun için birbiriyle kavga ediyor ?

Şimdi bu dominantlığı madde madde açıklayayım. Her maddeden sonrada; bir film karakterinden yada ünlüden örnek vererek, olayı pekiştirmenizi sağlıycam.

İlk olarak; fiziksel güç, bu maddelerden biridir. Erkeklerin %90 ı güçlü ve iri bir erkekle münakaşaya girmekten çekinir. Bunun altında yatan neden asırlar boyu güçlü erkeklerle tartışan kişilerin hayatta kalamamasıdır. Bu yüzden de onunla zıtlaşmamak için onu takip etmeye ve söylediği şeylere katılmaya meyillidirler. İşte bu özellik, dominant bir birey olmanızı sağlayabilir.

Bu madde için örnek olarak, Hızlı ve Öfkeli serisinin Dominic Toretto’sunu verebiliriz.

Bir diğer özellik ise aşırı öz güvenli olmaktır. Şahsım adına konuşacak olursam hiçbir zaman öz güveni düşük bir birey değildim. Her zaman özgüvenim yüksekti. Böyle olduğu halde eskiden öz güvenim 1 ise, şuan öz güvenim 1324575744332 falan :)) Çünkü şunu farkettim. Sen mükemmelmiş gibi hissedersen ve böyle davranırsan, bir süre sonra insanlarda buna inanmaya başlıyorlar. Bu sözümü unutmayın 🙂

Bu madde içinde örnek olarak, Robert Downey Jr. ın canlandırdığı Tony Stark karakterini örnek olarak verebiliriz.

3. özellik, dışa dönük ve enerjik biri olmak. Çevrenizde böyle olan insanlara dikkat edin. Genelde çok fazla gezer ve takılırlar. Çok fazla takıldıkları için anlatacak bir ton; komik, garip, enteresan hikayeleri vardır. Bu yüzden de ortamdaki bütün dikkatler onların üzerindedir. Herkes o kişiyle takılmak ve zaman geçirmek ister. Bundan da keyif alırlar. Çünkü eğlence vadeden bir kişiliğe sahiptirler. Kız yada erkek farketmez :

Eğlence = İnsan Mıknatısı

Bu maddenin örneği, bir komedyen olan Dave Chappelle olabilir.

Son maddeye gelelim. Bu bence tartışmasız en iyisi. Ortamda “kıskanılan” kişi olmak. Bu kişiler başarılarıyla, yaşam tarzlarıyla, elde ettikleri servet yada ünle, giyim tarzlarıyla çevredeki herkesten daha farklı oldukları için herkes tarafından kıskanılırlar. Bu da zaten onların ortamdaki en dominant kişi olmaları için yeterlidir.

Böyle olmak için kesinlikle hırslı, disiplinli ve farklı olmak gerekiyor.

Bu son maddeye örnek olarak dövüşçü Conor Mcgregor’ı verebiliriz. Khabib ile maç yaparsa karizması çizilebilir ama bekliyoruz 🙂

Bu anlattıklarım doğrultusunda artık baskın olmanın şartlarını öğrenmiş oldunuz. Peki çevrenizde kimin daha baskın olduğunu nasıl anlayacaksınız ? Şimdi bir de onlara bakalım.

Her ne kadar insanlar ortamda kimin borusunun daha çok öttüğünü dile getirmese de istemsizce yapılan bazı hareketler; bu kişinin kim olduğunu anlamanıza yardımcı oluyor. Örnek vermek gerekirse; bir masada oturduğunuz süre boyunca insanların en çok kime dönük oturduklarına dikkat edin. En çok kime dönüklerse onun ağzından çıkacak şeyleri daha merakla ve dikkatle dinliyorlardır. Genel olarak dominant olan erkek diğer herkesle dalga geçip eğlenirken onunla dalga geçen pek olmaz 🙂 Dominant kişi, genelde bir yere gidildiğinde de masanın başına oturur. Yani merkezine. Başka bir örnek vermek gerekirse; sanki bilinçliymiş gibi dominant olan kişi arkadaşlarıyla yürürken her zaman ortadadır. Bu hiç sekmez. Bilinç dışı yaptığımız hareketler gerçekten ne kadar enteresan dostlar.

Bu verdiğim örnekleri çoğaltabilirim. Ama gerek yok. Bu saydığım özelliklere bakarsanız zaten kimin dominant olduğunu anlarsınız. Eğer bu kişi sizseniz; tebrikler ortamdaki en baskın erkek sizsiniz 🙂 Değilseniz de artık bu yazıda anlattıklarımı dikkate alıp, uygulayarak kendinize değer katabilirsiniz.

Bugünlük bu kadar yeter. Bir sonraki yazı da görüşmek üzere dostlarım.

Yıkık Arkadaşlarınızdan Kurtulun

Merhaba baycentilmen.com okurları.

Birlikte 1 seneden fazla süreyi devirdik dostlar. Bu süre zarfında sadece kadın-erkek ilişkileri değil; her türlü konudan bahsettik. Bugünkü konununda size faydalı olmasını istedim. Konumuz sürekli çevrenizde olup size hiçbir şey katmayan, parazit, asalak, kanser, yıkık arkadaş çevreniz.

Bu ciddi bir sorun gençler. Lise çağlarında hatta dahada önce başlayan bu arkadaşlıklar, uzun yıllar mecburen aynı yerde bulunduğunuzdan dolayı samimiyete dönüşüyor. Sonrada manasız şekilde sürüp gidiyor. İşin kötü yanı size bir değer katmayı bırak, sizi aşağıya çekmekten başka bir boka yaramıyorlar.

Bir çoğunuz bunu şimdi anlayamayacaksınız. Arkadaşlarınıza böyle bir şeyi konduramayacaksınız. Ama yaptıkları tam olarak bu. Sizi aşağıya çekmek.

Bu tip yıkık insanları anlamanız için şimdi size onların özelliklerinden bahsedeyim. Ve eğer çevrenizde bu tip insanlar varsa onları hemen hayatınızdan çıkartın.

Çoğunlukla başarısız insanlardır. Başarıdan kastım sadece akademik başarı değil. Ben bir fen lisesinde okudum. Çevremde bir sürü yıkık insan vardı. Benim bahsettiğim şey, direkt olarak hayatın ta kendisinde başarısız olmaları. Genel olarak yetersiz bir birey oldukları için bu yetersizliği diğer insanlarla dalga geçip kapatacaklarını düşünürler. Akademik olarak başarılı olsalar da bir vizyonları yada hayat görüşleri yoktur. Popüler olan şeyler her neyse onları takip ederler, dinlerler ve okurlar. Gündemde olan bir konu dışında doğru düzgün muhabbetleri yoktu. Kısacası size hiçbir şey katmazlar. Bütün gün boş muhabbet edersiniz o kadar.

Bir futbol takımının koyu bir fanatiği olmaları muhtemeldir. Bunu bir marifet sanarlar.

Kızlarla araları iyi değildir. Genelde bu konuda çok fazla atıp tutarlar ama icraatleri sıfırdır. Siz bu konuda iyiyseniz yani sürekli olarak sevgiliniz yada seviştiğiniz kızlar oluyorsa sizi kıskanırlar.

Atıp tuttukları bir diğer konu da kavga etmektir. Ama bu konuda da kofturlar. Çoğu hayatında hiç kavga bile etmemiştir. Sizlere başkalarından dinledikleri kavga hikayelerini sanki kendileri yaşamış gibi anlatırlar gfdgfdgfd Bir mevzu olunca ilk onlar sıvışırlar.

En kötü özellikleri; eğer siz ondan her konuda iyiyseniz, sizi demotive etmeye çalışırlar. Kendiniz için faydalı bir şey yaptığınızda sizinle dalga geçiyorsa o kişiyi hayatınızdan çıkartın. Çünkü o kişi yıkıktır fdgfdg

Ben şuanda anlatsam da, bazılarınız çevresinde böyle insanlar olduğunu kabullenmeyecek.

O yüzden beni dinlemeyip arkadaşlığını bitirmeyecek kişilere tavsiyem, yaptığınız bir işi bitirine kadar hiçbirine anlatmayında motivasyonunuzu kırmasınlar. Atıyorum yazılım mı öğreniceksin. Söyleme. Öğren. Sonra söylersin.

Bu konuda tavsiyelerim bu kadar. Arkadaşlık çok önemli bir şey gençler. Arkadaşlık ilişkisi kurduğunuz kişiler sağlam ve başarılıysa sizde öyle olursunuz. Yıkıksa sizde büyük ihtimal yıkık olursunuz. O yüzden iyi seçin 🙂

Son olarak yıkık bir dosttansa, akıllı bir düşmanı tercih edin.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.