A password will be e-mailed to you.

baycentilmen

Erkek Giyim Rehberi: Sweatshirt

Merhaba dostlar.

Erkek giyim rehberi serimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. İnstagram üzerinden konuyu duyuralı 1 haftayı geçmiştir. Ama oturup yazmaya fırsat olmadı. Şimdi kısmet oldu.

Bugün son yıllarda yükselişte olan bir itemi inceleyeceğiz. Konumuz sweatshirt-hoodie. Artık siz ne derseniz.

Hazırsanız arkanıza yaslanın; başlıyoruz.

Giriş

Başlarken ilk olarak bu isim olayına bir açıklık getirmek istiyorum arkadaşlar. Hoodie; kapşonlu ürünler için kullanılan genel bir tabir. Sweatshirt ise uzun kollu ve kalın kumaştan yapılan giysiler için kullanılıyor.

Fakat sweatshirte kapşon takınca piyasa karışıyor. Çünkü işin içine kapşon girince o aynı zamanda bir hoodie oluyor. Instagramdan hangisi doğru diye anket yaptığımda da sizden gelen cevaplar tam yarı yarıya çıktı :))

Sonuç olarak ikisi de doğru gençler. Canınız hangisini istiyorsa onu kullanabilirsiniz. Ben bu yazıda sweatshirtü kullanacağım.

İsim olayını hallettiğimize göre asıl konumuza geçebiliriz.

Sweatshirtler; sonbahar ve kış aylarında günlük olarak giyilebilecek, tartışmasız en şık ürünlerden biri. Kapşonlu oluşundan dolayı giyen kişiye gizemli bir hava kattığı da bir gerçek. Ayrıca kazaklar gibi kaşındırmadığı için de bir erkeğin istediği rahatlığı gerçekten sunuyor diyebiliriz.

Aynı zamanda kombinlenmesi de kolay bir item. Buna rağmen gördüğüm bir takım hatalar var. Tabii ki bütün o hataları bu yazıda halledeceğiz.

Şimdi gelin sweatshirtleri daha yakından tanıyalım.

Doğuşu

Sweatshirtler; her ne kadar dışarıdan bakıldığında modern gözükse de tarihi epey eskiye dayanıyor.

İlk çıkış noktasının orta çağ Avrupa’sı olduğunu söyleyebiliriz. O dönem Avrupalıların giydiği bu kıyafet tabii ki tam olarak günümüz formunda değildi. Daha çok kapşonlu bir pelerine benziyordu. Assassin’s Creed oyun serisinin, özellikle ilk oyunlarını oynayanların beyninde şuan şimşekler çakmıştır. Çünkü orta çağ Avrupa’sın da geçen o seride başrol dahil bir çok karakter de bu itemi görmüşsünüzdür.

Günümüzde giydiğimiz formundaki hali ise 1930 yılında karşımıza çıkıyor. Günümüzde birçok NBA takımının formasını üreten “Champion” markası; o dönem piyasada daha yeni sayılabilecek bir şirketti. Bu uzun kollu ve kapşonlu giysiyi, New York’ta soğuk havalarda çalışan işçiler için üretmişler. Fakat o kadar fazla tutulmuş ki diğer insanlarda alıp günlük hayatta giymeye başlamışlar.

Tam anlamıyla büyük kitlelere yayılımı ise 1970’lerde gerçekleşti. “Rocky” filmlerinin klasik bir antrenman sekansı var. Sylvester Stallone bu sahnelerde sweatshirtünün kapşonunu çeker ve yarınları yokmuş gibi koşardı. Hepiniz hatırlarsınız. İşte bu film sweatshirtlerin tüm dünyaya yayılmasını ve popülerleşmesini sağlamıştır.

Şuanda ülkemizde bazı okullarda üniforma olarak bile kullanılıyor ve popülerliği her geçen yıl artıyor.

Neden Alfa Bir Ürün?

Kapşonlu olmasından dolayı; tarih boyunca gizli kapaklı işler çeviren erkeklerin tercih ettiği giysilerden biri olmuş. Popüler kültürde olan yansımasına da dikkat ederseniz hep bu şekilde. Hackerlar, suikastçiler, soyguncular vs… Genel olarak bu tarz karakterler ile özdeşleştiriliyor. Bu yüzden gizemli bir havası olduğunu söyleyebiliriz.

Bu gizem unsurunun yanında çok rahat ve şık bir item. Soğuk havalarda kazak gibi kaşındıran bir itemle kıyasladığınız zaman epey rahat olduğunu söyleyebiliriz. Kesinlikle her erkeğin aradığı rahatlık ve efektifliği sağlıyor.

Tüm bu özelliklerinden dolayı alfa bir ürün diyebiliriz. Fakat düzgün giymeniz çok önemli. Yoksa Ezio Auditore olayım derken Kırmızı Başlıklı Kız olabilirsiniz.

Bu yüzden gelin beraber bu noktaya odaklanalım.

Nasıl Giyilmez?

  • Boyu uzun giyilmez. Eğer olması gerekenden uzun giyerseniz feminen gözükür. Erkek arkadaşının hırkasını giymiş bir kız gibi gözükmek istemiyorsanız; böyle giymeyin.
  • Rahat bir kıyafet olduğu için bol giyilmesini anlayabiliyorum. Ama abartınca salık ve bakımsız duruyor.
  • Çok absürt renklerde sweatshirtler almayın. Özellikle h&m de erkekler için çok saçma renklerde üretilen modeller var. Her türlü renge açık olan ben bile mağazaya girince, çok kez bu ne amınakoyim dediğimi hatırlıyorum. Bu renklere örnek olarak fosfor renklerini verebilirim. Bazı arkadaşlar, “eee abi Lebron giyiyor ama” diyebilir. O Lebron. Hiçbir şey giymese de olur.
  • Günlük bir item. Resmi ortamlarda giyilmez.
  • Giydiğim uzun kollu her şey de kolları sıyırmak gibi bir alışkanlığım var. Kazaklarda falan zaman zaman güzel dursa da sweatshirtler de hoş durmuyor arkadaşlar. Böyle bir alışkanlığı olan varsa yapmasın.

Nasıl Giyilir?

  • Olması gereken boy uzunluğu konusunda çok ince bir ayar var. Tam olarak kemerinizin hemen altında bitmeli boyu. Yani başka bir deyişle fermuarınızın üstünde olmalı. Aksi taktirde biraz daha uzun olursa katlanma yapıp sanki göbeğiniz varmış gibi gösteriyor. Bu noktaya dikkat edin.
  • Beden konusunda tam üzerinize göre olanı almanız daha iyi olacaktır.
  • Renk konusunda kendinizi sınırlamayın. Farklı renkleri deneyebilirsiniz. Sweatshirt için siyah, gri ve lacivert en temel renklerdir. Renk uyumu konusunda kötüyseniz; bu renkleri kullanıp kolaya kaçabilirsiniz.
  • Sweatshirtün altına günlük olarak giyilebilen, her türlü itemi giyebilirsiniz. Şort, kot pantolon, chino, eşofman vs. hepsi giyilebilir. Ama yırtık kotlarla beraber ekstra güzel olduğunu söyleyebilirim.

  • Genel olarak sonbahar ve kış aylarında giyilen bir item. Bu havalarda da mutlaka üzerine bir şey giyiliyor.
  • Deri ceket ve kot ceketle birlikte çok şık duran ve birbirini adeta tamamlayan bir item. Hatta bu ikisiyle o kadar uyumlu ki firmalar bu ceketlerin kapşonlu modellerini üretmeye başladı. Sizde bur parçaları seçip şıklığı yakalayabilirsiniz.
  • Kışın, kaşe mont ve şişme mont ile giyilir. İkisiyle de iyi gidiyor. Ama kaşe mont bir tık önde. Bunu da unutmayın.

Bir erkek giyim rehberi yazısının daha sonuna geldik dostlar.

Aksesuarlar konusuna geçmem için yoğun bir istek var. Aslında geçebilirim. Erkek giyim rehberi daha bitmedi tabiiki ama büyük bir kısmını anlattım. Bu yüzden aksesuarlara geçebiliriz. Saatler, yüzükler, kolyeler, dövmeler vs. Kulağa hoş geliyor :))

Önümüzde ki günlerde instagramda bu konuyla ilgili bir anket yaparım. Haberiniz olsun.

Son olarak; udemy kursumuz için 5 günlük yeni bir indirim kuponu oluşturdum. Arzu eden arkadaşlar “ALFA59” kupon kodu ile 5 gün boyunca en uygun fiyattan satın alabilir. Yukarıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

 

 

 

 

 

 

Erkek Giyim Rehberi: Kısa Kollu Gömlek

Merhaba dostlar.

Erkek giyim rehberi serimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bugün çok fazla ön yargıya ve tartışmaya neden olan bir itemi inceleyeceğiz.

Konumuz, kısa kollu gömlekler. Hazırsanız haydi başlayalım.

Giriş

Kısa kollu gömlekler; herkesin bildiği ama günümüzde neredeyse hiç kimsenin giymediği bir gömlek çeşidi. Gerçekten bu durumu anlayamıyorum.

Yıllardan beri ülkemizde kısa kollu gömleğin üzerine o kadar çok geldiler ki maalesef gençlerimiz bu güzide itemden soğudular. Yurt dışında hala erkekler çatır çutur giyiyorlar.

Ülkemizde saçma bir linç kültürü ve hardcore sürü psikolojisi var. Onedio da 30 yaşında menapoza giren birkaç tane abla resmen toplumu yönetiyor. Benim anlamadığım şey; kızların da orada yazan her şeye koşulsuz şartsız inanması :))

Tıpkı her kıyafette olduğu gibi bunu da nasıl giyeceğinizi bilmezseniz ve fiziğiniz elverişli değilse kötü duracaktır. Bu gömleği hep dayılarla ve okul müdürleriyle karikatürize ediyorlar. Abe kardeşim zaten giyinmeyi bilmeyen, 60 yaşında, kel, göbekli ve bakımsız bir erkeğe ne yakışır ki?

Onedio, ekşi sözlük, twitter gibi büyük platformlarda sadece bir kişinin yazdığı fikir bir anda büyük bir kitleye yayılıyor ve benimseniyor. Çok saçma aq. Azıcık kendi fikriniz olsun. Yani bu, “erkekler kısa kollu gömlek giymesin” saçmalığını artık salın. Bunu çıkartanın da amınakoyim.

Kısa kollu gömlek; yaz aylarında giyebileceğiniz mükemmel, salaş ve ferah bir item. Eğer nasıl giyeceğinizi bilirseniz; çok şık ve farklı olacaksınız. Farklı diyorum çünkü çok az kişi giyiyor. Giyenler de yanlış giyiyor. Bu yüzden çok avantajlı bir kıyafet.

Gelin beraber kısa kollu gömlekleri daha yakından tanıyalım.

Doğuşu

Daha önce yazdığım Erkek Giyim Rehberi: Klasik Gömlek yazısında, gömleklerin ne zaman ve nasıl ortaya çıktığını sizlere anlatmıştım.

Nasıl pantolon çıktıktan sonra sıcak havaya uyum sağlaması için insanlar paçalarını kesip yeni bir item olan şortu yarattılarsa; kısa kollu gömleklerde aynı bu şekilde türemiştir. Normal bir klasik gömleğin kollarını keserek yada kıvırarak yaz ayları için daha ferah olan kısa kollu gömlekler yaratılmıştır.

İlk olarak ne zaman ortaya çıktığı hakkında kesin bir bilgi yok. Fakat 1900’lü yılların başlarında henüz polo yaka t-shirtler bulunmadan önce sporcular tarafından giyildiği biliniyor. Özellikle o dönem tenis oynayanlar arasında sıkça giyilmiş. Bunu da daha önce ki Erkek Giyim Rehberi: Polo Yaka T-Shirt yazımı okuyanlar hatırlar.

Bu arada kısa kollu gömleklerin, polo yaka t-shirtün atası olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Kısa kollu gömleklerin yükselişi de epey hızlı olmuş. Zaten burjuva kesimde hep popülerdi. Tüm insanların arasında popüler olmasını sağlamak konusunda devreye yine Amerikan sineması girdi. James Dean, Paul Newman, Marlon Brando gibi büyük aktörlerin üzerine bu itemi giydirdiler ve tüm dünyada popüler olmasını sağladılar.

Günümüzde her ne kadar bizim gençler arasında yukarıda yazdığım malum sebeplerden dolayı çok giyilmese de dünyada çok fazla giyiliyor. Aynı zamanda pilotlar, kaptanlar ve daha birçok meslek için bir üniforma olarak kullanıldığını da rahatlıkla söyleyebiliriz.

Neden Alfa Bir Ürün?

Cevap basit. Çok şık ve aynı zamanda kollarda meydanda olduğu için bir o kadar erkeksi. Bunların üzerine bir de az kişinin giydiği bir item. Kısacası giydiğinizde gerçekten kalabalıklardan farklı olacaksınız.

Zaten alfa bir ürün olmasa filmde James Bond’a giydirmezler.

Tüm bunlar kısa kollu gömleğin rahatlıkla alfa bir item olduğunu kanıtlamaya yeter. Fakat giymeyi bilmezseniz çok rahat bir şekilde kepaze olabilirsiniz. Bu yüzden şimdi bu noktaya odaklanacağız.

Devammm.

Nasıl giyilmez?

  • Bol giymek, çok sık yapılan bir yanlıştır. Bu hataya düşmeyin. Özellikle kol kısmı genel olarak bol olur. Çok leş duruyor. Sakın eve sokmayın o gömleği.
  • En çok yapılan hata; kol boyu. Adı üstünde “kısa kollu gömlek”. Dirseğe kadar kolu olduğu zaman, bu kısa olmuyor. Aynı kapri gibi arada kalmış, sikik bir şey oluyor.
  • Cepli modellerden uzak durun. Gömlekte cep, genel olarak gereksiz bir detaydır. Hadi cepli aldınız; bari içine bir şey koymayın. Sigara paketi, tokai çakmak, yatan iddaa kuponları, su faturası… Gözünüzde canlanmıştır birileri :))
  • Kravat ve papyon kesinlikle takmıyorsunuz. Kısa kollu gömlekler yazlık ve ferah ürünlerdir. Noolur yapmayın böyle hareketler.
  • Tüm düğmeleri iliklemeyin. Şu aktör yapıyor, bu influencer yapıyor gibi söylemler sikimde değil. Kötü gözüküyor. İsterse Kıvanç Tatlıtuğ yapsın. Onda da kötü gözükür.

Nasıl Giyilir?

  • Ne bol ne dar. Tam üzerinize göre olmalı. Bol olursa çirkin ve bakımsız durur. Dar olursa da oturup kalkarken sıkıntı yaşarsınız. O yüzden tam üzerinize göre olsun.
  • Etek boyu kemerinizin altında, kalçanızın ise üstünde olmalı. Asla uzun olmasın. Yeni sünnet olmuş gibi gözükmeyin.
  • Kol boyu aynı bir t-shirt giymişsiniz gibi olmalı. Yani kolunuzu sarsın ve boyu kolunuzu öldürmesin. Daha önce söylemiştim. Kol boyu ne kadar kısa olursa kolunuz o kadar büyük gözükür. Böyle dedim diye de bokunu çıkarmayın tabii :)) Koyacağım resimlerdeki örnekler size referans olsun.
  • 2-3 düğme mutlaka açın. Ferah ferah gezin.

  • Renk seçeneği sınırsız. Son yıllarda bir retro akımı da var. Çok güzel parçalar bulup giyebilirsiniz. Renk konusunda kendinizi sınırlamamanızı tavsiye ederim.
  • Altına pantolon olarak birçok şey giyebilirsiniz. Ama bence en iyi seçenek chino ve kot pantolon. Özellikle yırtık kot pantolonlar ile çok iyi bir ikili oluyorlar benden söylemesi. İkisi de salaş olduğu için ortaya çok havalı bir görüntü çıkıyor.
  • Ayakkabı seçimin de klasik modeller çok şık duruyor. Ben rahat adamım diyenler beyaz sneaker giyebilirler.

  • Yazın özellikle akşam üzeri düz beyaz t-shirt ile beraber giyip iyi bir tarz yakalayabilirsiniz.

Bir erkek giyim rehberi yazısının daha sonuna geldik dostlar. Ön yargılarınızı kırdığımı umuyorum. Kendinizi böyle güzel bir itemden mahrum bırakmayın. “KıSa KoLLu GÖmlek NE abİĞĞ” diyen olursa da ağzına bir tane kapatabilirsiniz. Şaka tabii ki sakın öyle bir şey yapmayın :))

Yazılar gelmeye devam edecek. İnstagramdan da bir şeyler paylaşıyorum. Onu da takip etmeyi unutmayın.

Bir sonraki yazı da görüşmek üzere.

 

Erkek Giyim Rehberi: Şort

Merhaba dostlar.

Müjdelediğim gibi erkek giyim rehberinin bu yazısı şortlar hakkında olacak. Yeni yazacağım yazı için de kafamda bir kaç fikir var. İlerleyen günlerde instagramda bir anket yaparak sizlere sunarım.

Hazır yazda gelirken bu yazıyı isteyen çok fazla kişi oldu. Onları daha fazla bekletmeyelim. Hazırsanız haydi başlayalım.

Giriş

Şortlar; erkekler için adeta yaz aylarının ve rahatlığın bir sembolü. Dışarısı cayır cayır yanarken; şort kadar rahatlatıcı bir item yok. Bu bir gerçek.

Fakat erkeklerin önemli bir kısmı yazın bunu giyerken; en az onlar kadar büyük bir kısmı ise şortları hiç tercih etmiyor. Bunun nedeni şortun çocuksu ve ciddiyetten uzak bir görüntüsü olduğu düşüncesi. Dünyanın neredeyse her yerinde yaygın bir düşünce bu. Ülkemizde de yaygın. Argoda, “sen kısa pantolonla gezerken ben ….. yapıyordum” gibi bir söylem bile var. Bu sözden zaten şorta olan bakış açısını anlayabilirsiniz :))

Ama bence bu grupta o kadar sıkıntı yok. Bunlar bakış açısını değiştirip giymeye başlayabilir. Asıl sıkıntı diğer kısımda. Yani giyenlerde.

Bazı erkekler şortu nerede ve nasıl giymesi gerektiğini gerçekten bilmiyor. Düğüne şortla gelen gördüm. Herkes özenip şık giyinmiş. Bir tane dalyarrak şortla gelmiş. Keşke gelmeseydin aq.

Aslında giymeyi bilirseniz; hem şık hem rahat olacağınız bu itemi daha iyi anlamanız için gelin beraber daha yakından inceleyelim.

Doğuşu

İnsanlık tarihi boyunca sıcak iklimler de yaşayan erkeklerin etek benzeri giysiler giydikleri biliniyor. Fakat şort bambaşka bir item.

Şort, pantolondan türemiştir. Pantolonun kesilip kısaltılmasıyla oluşturulan bir kıyafettir.

Günümüzdeki modern haline en yakın şort örneği 1880 yılında İngiliz sömürgesi olan Nepal ordusunun Gurka askerlerinde görülmüştür. Çok sıcak iklimde görev yapan bu askerler için şort üniformalarının bir parçasıydı. E tabii ki İngilizlerin gözünden bu durum kaçmadı. Tropikal iklimlerde görev yapan İngiliz askerleri de bu kıyafeti benimsediler. Hatta Bermuda adasında konuşlanan İngiliz birliklerinin tamamının şort giydiği biliniyor. Günümüzde ki Bermuda şort adı da oradan gelmiştir.

Tüm dünyaya yayılımı oradan sonra gerçekleşti. Bermuda şort olarak tüm dünyaya pazarlandı. Özellikle farklı spor dallarından sporcuların şortu aşırı sahiplenmesiyle beraber ürün; tüm insanlar arasında hızlıca yayılmıştır.

Neden Alfa Bir Ürün?

Alfa erkeğin en önemli özelliklerinden biri mental rahatlıktır. Ama mental olarak rahat hissetmeniz için fiziksel olarakta rahat olmalısınız. Şortlar size yazın bunaltıcı havalarında aradığınız bu rahatlığı verecek ve sizin de kafanız böylelikle rahat olacak.

Sırf bu yüzden alfa bir ürün diyebiliriz.

Ama nerede ve nasıl giymeniz gerektiğini kesinlikle bilmeniz gerekiyor. Eğer giymeyi bilmiyorsanız; gerçekten çok itici gözükebileceğiniz bir item.

Peki öğrenmek istiyor musunuz? Cevabınız evet ise devammm.

Nasıl Giyilmez?

  • Boyu, diz kapağının altında olursa kötü gözükür. Zaten öyle bir durumda o giydiğiniz şeyin adı şort değil; kapridir. Kapri de hiçbir erkeğin giymemesi gereken yarrak kürek bir giysidir. Benzer şekilde boyu çok kısa olursa; bu da güzel bir görüntü oluşturmaz. 1980’lerin futbolcularında görmüşsünüzdür. Gayet leş duruyor. Baldırlar ortada. Hoş değil. Kadınsı bir görüntü.
  • Şortları rahat olmak için giyiyorsunuz. Ama abartıp bol giymeyin. Zaten şort giydiğinizde bacaklarınızın alt tarafı açıkta olduğu için üst tarafı olduğundan daha hacimli gözükür. Birde bol giyerseniz Kardashian ailesine katılabilirsiniz. Buna dikkat edin. Rahat olacağım derken koca götlü olmayın :))
  • Şortun altına uzun çorap giymeyin. Hala bunu yapan varsa zaten ona diyecek bir şeyim yok. Küfür etmek istemiyorum. İnsanın azıcık estetik anlayışı varsa zaten bu hatayı yapmaz. (Sporcuları ayrı tutuyorum. Günlük giyenlerden bahsediyorum.)
  • Dışarıda hava 40 derece bile olsa beyaz şort giymeyin. Ne bu beyaz şort ve beyaz pantolon hastalığı anlamadım. Erkekte bu kadar boktan duran başka bir şey yok. Bir de üretici firmalar, boxer belli olmasın diye onların iç tarafına beyaz astar falan dikiyorlar. O da dışarıdan bakınca paçalı don giymişsiniz gibi duruyor. Beyler cringe seviyesi çok yüksek. Ben bu maddeye daha fazla devam edemeyeceğim.
  • Ne olursa olsun ciddi ortamlarda giymeyin.

Nasıl Giyilir?

  • Boyu diz kapaklarınızı örtmeyecek şekilde giyilir. En iyi hali diz kapağınızın 1-2 cm üzerinde biten halidir.
  • Beden olarak sizin hareketinizi kısıtlamayacak darlıkta olması gerekir. Asla dapdar olmamalı. Rahat olduğu için tercih ediyorsunuz sonuçta.
  • Bileğe kadar olan kısa çorapları tercih edin. Bazıları babet çorapta giyiyor. Ben hiç gerek duymadım.
  • Birçok farklı çeşit şort var. Günlük olarak giyilenlerden iki tanesi ön plana çıkıyor. Kot şortlar ve keten şortlar. Kotta zaten renkler belli. Ama keten şortlarda çok fazla renk seçeneği var. Daha önce yazdığım Erkek Giyim Rehberi: Keten(Chino) Pantolon yazısında da bahsettiğim gibi saçma renklerden uzak durun. Camel veya lacivert sizin için iyi bir tercih olacaktır.

  • T-shirt, polo yaka t-shirt veya gömlek farketmez. Hepsini şortla beraber kombinleyip giyebilirsiniz.
  • Şort altına tercih edeceğiniz ayakkabının bileksiz olmasına dikkat edin. Spor veya klasik tarzda ve bileksiz olmalı. Daha iyi anlamanız için koyduğum fotoğraflara bakabilirsiniz.
  • Size bir hile vereyim. Camel rengi şortun altına beyaz bir sneaker giyin. Şimdi bu kombinin üzerine ne giyerseniz giyin yakışacaktır. İnanmayanlar deneyebilir. (tavsiye)

Bir erkek giyim rehberi yazısının daha sonuna geldik dostlar. Tam yaz aylarına yaklaşırken hepinize faydalı olmasını diliyorum.

Bir sonraki yazı da görüşmek üzere.

Erkek Giyim Rehberi: Baskılı T-Shirt

Merhaba arkadaşlar.

Erkek giyim rehberinin bu yazısında baskılı t-shirtlerden bahsedeceğiz. İnstagramda anket yaptım. Yeni yazı şortlar mı yoksa baskılı t-shirtler mi hakkında olsun diye. %44-%56 lık oranla baskılı t-shirtler anketi kazandı.

Sıradaki yazıda tabii ki şortlar hakkında olacak. Şortlara oy veren arkadaşları da üzmeyeceğiz. Bazı arkadaşlar dm den ikisi de olsun diye mesaj atıp beni mutlu ettiler. Onlara teşekkür ederim. Sizlere faydalı oluyorsa ne mutlu bana.

Evet bu kadar lak lak yeter. Hazırsanız haydi başlayalım.

Giriş

Baskılı t-shirtler; erkekler için adeta gençliğin bir sembolü. Basic t-shirtler gibi rahat ve kullanışlı; ekstra olarakta daha serseri ve daha genç işi duruyorlar. Özellikle orta yaşlarda fiziğine bakmış abiler bol bol bu t-shirtlerin ekmeğini yiyorlar 🙂

Fakat ülkemizde bazı erkeklerin bu t-shirtler konusunda bir ön yargısı var. Bunlar genelde ağır abi takılmaya çalışan tipler. Bu yüzden çocuksu diyebilirler.

Tavsiyem; siz onları siklemeyin. Onlar istedikleri kadar ağır abi takılmaya devam edebilirler. 40 derece havada gömlek ve ceketle dolaşabilirler. Ama siz güzel tasarıma sahip bir t-shirt ile onlardan çok daha genç ve havalı duracaksınız.

Bu t-shirtlerin bu havalı ve serseri duruşunun altında yatan nedeni tam olarak anlamamız için sanırım doğuşuna bakmakta fayda var.

Hazırsanız; haydi beraber bakalım dostlar.

Doğuşu

T-shirtlerin günlük hayatta giyiminin artmasının ardından bugünkü basic modeller piyasaya hükmetti. Belli markalar köşeleri kapmıştı ve her sınıfa hitap eden bu mükemmel ürünü deli gibi satıyorlardı.

Fakat günümüzde de örneklerini gördüğümüz gibi bir girişimci için ticaretin bir sınırı yoktur. Günümüzde tuvalet kağıdının üzerine dolar basıp satmayı akıl eden zihin ile 1940’larda t-shirtün üzerine yazı veya şekil basıp satan zihniyet aynı. Ticari zeka.

Baskı teknolojisinin de gelişmesiyle, baskılı t-shirtlerin bu girişimciler sayesinde ortaya çıktığını söyleyebiliriz.

İnsanlar arasında 1960’larda iyice yaygınlaşmaya başladı. Özellikle gençler bu t-shirtleri; topluma sevdikleri grupları, hayat mottolarını ve siyasi görüşlerini haykırmak için bir araç olarak kullandılar.

Baskılı t-shirtler o yıllarda bir nevi gençlerin içindeki anarşinin dışa vurumuydu. Artık neden genç işi ve asi bir görüntüsü olduğunu anlamışsınızdır herhalde :))

Not: T-shirtlerin ilk nasıl ortaya çıktığını merak eden arkadaşları bu yazıya yönlendiriyoruz: Erkek Giyim Rehberi: T-shirt.

Neden Alfa Bir Ürün?

Şuana kadar anlattıklarım neden alfa bir item olduğunu açıklamak için yeterli. O yüzden bu bölüme 58 yaşındaki Axle Rose’nin fotoğrafını bırakıp devam ediyorum.

Nasıl Giyilmez?

  • Boy ve beden gibi konularda nasıl giymemeniz gerektiği, daha önce yazdığım “Erkek Giyim Rehberi: T-shirt ” yazısındakilerle aynı. Bu yüzden okumadıysanız; o yazıya bakmanızda fayda var.
  • Baskılı t-shirt alırken üzerinde ne yazdığını bilmelisiniz ve artık klişe haline gelmiş yazılardan da uzak durmanız gerek. Örneğin “be different” falan görürseniz; direk topuklayın.
  • Desenin şekli ve büyüklüğü çok önemli. Asla çok büyük olmamalı. Bakıldığında ilk dikkati siz çekmelisiniz. Üzerinizde ki desen değil. Rock grubu t-shirtlerini bu denklemden ayırıyorum. Çünkü onlar büyük bile olsa zaten herkes o sembolleri bildiği için kimse o kadar odaklanmıyor desene.
  • Saçma mizahi öğeler içeren t-shirtlerden uzak durun. Bir dönem Türkiye’de çok vardı. Sakın alıp giymeyin. Geri zekalı gibi gözükürsünüz.
  • Baskılı t-shirtler günlük giyim itemleridir. Ciddi ortamlarda giymemenizi öneririm.

Nasıl Giyilir?

  • Boy ve beden gibi konularda nasıl giymeniz gerektiği de daha önce yazdığım, “Erkek Giyim Rehberi: T-shirt ” yazısındakilerle aynı. Okumayanlar için hücummm!
  • Baskılı t-shirtte en önemli olan şey ilk bakıştır. Yani ilk bakışta sizi tavladıysa; tasarımı güzeldir. Tasarım ve renk uyumu zaten bu itemin en önemli özelliği.
  • Günlük giyildiği için altına giyebileceğiniz en güzel şey kot pantolondur. Siyah, mavi yada gri farketmez. Bu tamamen t-shirtün rengine göre belirlenmeli.

  • Daha koyu tonda t-shirtlerin üzerine yapılan baskılar daha şık duruyor. Genelde metal gruplarının t-shirtleri böyledir. Zincir şeklinde bir bileklikle kombinlendiği zaman hoş durabilir.
  • Üzerine tarzınıza göre bir çok kıyafet giyebilirsiniz. Deri ceket, kot ceket veya hırka. Tamamen sizin tarzınıza kalmış.
  • Ayakkabı tercihi yazın çok sıcak havalarda sneaker; ilkbahar ve sonbahar gibi bir çıtır serin havalarda ise chelsea bot olursa başarılı bir tarz yakalayabilirsiniz.

Evet arkadaşlar bir erkek giyim rehberi yazısının daha sonuna gelmiş bulunmaktayız. Sizde güzel bir baskılı t-shirt giyerek sürüden ayrılabilirsiniz.

Bu seriyi bitirip aksesuarlara geçmek için sabırsızlanıyorum. Gözlükler, saatler, yüzükler, bileklikler vs.

Daha anlatacağım çok konu var.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

 

Erkek Giyim Rehberi: Keten(Chino) Pantolon

Merhaba gençler.

Kafamda yazı yazmak için aslında 2 konu vardı. Bu konular; geçen haftalarda yazdığım youtube kanal önerilerinin 2.sini yazmak yada erkek giyim rehberi serisine devam etmekti. Bununla ilgilide instagramdan anket yapıp sizlere sordum ve %33-%67 gibi bir üstünlükle erkek giyim rehberine devam kararı çıktı. O yüzden bugün seriye devam ediyoruz.

Sizde bu tarz olayları ve hikayelerde paylaştığım diğer garip şeyleri kaçırmak istemiyorsanız; instagramdan takip edebilirsiniz.

Bugün menümüzde giymeyi bilmeyen kişilerin ellerinde faciaya dönüşen bir item var.

Konumuz keten yani chino pantolonlar. Hazırsanız başlayalım.

Giriş

Chino pantolonlar; hem günlük olarak hem de ciddi ortamlarda giyilebilen gayet kullanışlı itemlerdir. Hayatınızın bir noktasında mutlaka sizde giyip denemişsinizdir. Kot pantolonlara göre daha şık gözüktüklerini rahatlıkla söyleyebiliriz. Fakat chino pantolonlar da günlük kullanıma gayet uygunken; açıkçası çok az tercih ediliyor.

Bunun temeldeki nedeni giyinmeyi bilmeyen insanlar için kombinlenmesi çok zor bir ürün olması. Çünkü chinolarda çok fazla renk seçeneği olduğu için sanırım erkekler burada bocalıyor. İşte bu yüzden çoğu tercih etmiyor. Sürekli olarak giyenlerde, genel olarak plaza tayfa. Onlarda o kadar leş giyiyor ki; diğer erkekler daha da soğuyor.

En son geçenlerde bir tane gördüm. Açık yeşil gömleğin altına kahverengi chino giymiş. Ağaç sanki ibne. Renk uyumuna bak. Sorsan birde ağzını yaya yaya bizınısss keyjıl tarzı giyiniyorum der. Tamam çam ağacı.

Aslında doğru ellerde, şıklığın bel kemiği olabilecek olan chino pantolonları daha iyi anlamamız için gelin beraber daha yakından bakalım.

Doğuşu

Çıkış noktasını duyunca istemsizce, “Aaa harbiden lan” diyeceksiniz. Çünkü chinolar ilk askeri üniforma olarak ortaya çıktı. Hakikaten düşününce bundan 100-150 sene öncesine ait gördüğümüz askeri fotoğraflarda chinolar, klasikleşmiş renklerinden camel ve haki renkleriyle karşımıza bol bol çıkıyor.

İlk olarak 1800’lü yılların sonlarında Hindistan’da görev yapan İngiliz subaylarının üstlerinde görülüyor ve oradan yine askeri amaçla diğer ülkelerin ordularına da yayıldığı söyleniyor.

E tabi askerden dönen askerler bazı alışkanlıklardan vazgeçememiş ve chino pantolonların yaygınlaşmasına katkı sağlamışlar.

Geniş kitlelerce sevilmesin de tabii ki yine sinemanın etkisi yadsınamaz. Steve Mcqueen gibi karizmaya giydirince; siz istemeseniz de dikkat çekiyor.

Neden Alfa Bir Ürün?

Chino pantolonlar çok az kişinin giydiği, çok şık ürünler. Giyenlerinde %80’lik kısmının nasıl giyeceğini bilmediğini varsayarsak; siz doğru bir şekilde giydiğiniz zaman diğer herkesten farklı olacaksınız.

Sırf bu yüzden rahatlıkla alfa bir ürün olduğunu söyleyebiliriz. Neil Strauss, “Oyun” kitabında alfa erkeği tanımlarken görünüş olarak diğer erkeklerden farklı ve dikkat çekici olarak tanımlar.

Tüm bunların üstüne chino pantolonların çok şık itemler olduğunu da unutmayalım. Ama nasıl giyeceğinizi bilmeniz çok önemli. Bu yüzden gelin beraber bu noktaya odaklanalım.

Nasıl Giyilmez?

  • Kesinlikle dar giyilmez. Gençler şimdi bu kot pantolon kadar dayanıklı bir malzeme değil. Aman diyim he yırtarsınız valla :))
  • Boyu kısa gelirse komik; boyu haddinden uzun gelirse de çirkin gözükürsünüz.
  • Cart renklere sahip chinolardan uzak durun. Kimsenin altında kırmızı renk bir chino pantolon görmek istemiyorum aq. Çilekli max dondurma vardı eskiden. Hatırlayan vardır. Kırmızı pantolonu bir erkekte görünce nedense zihnimde hep o canlanıyor.
  • Günlük kullanılıyor dedik fakat sneakerlara elvada dostlar. Spor ayakkabılarınız chinoların altında hoş durmuyor. (Düz beyaz sneaker hariç.)

Nasıl Giyilir?

  • Boyu tam ayakkabınızın üstüne düşmeli. Daha uzun ise kıvırın o seviyeye getirin.
  • Genel olarak rahat giyilen bir pantolon. Ama çok bol olup sarkması da hoş değil. Bu yüzden alırken denemekte fayda var.
  • Chino pantolon giyerken en çok dikkat edilmesi gereken şey; tartışmasız renk. Giyebileceğiniz renk çeşitleri: camel, gri, kahverengi, lacivert ve haki. Bu renkler dışına asla çıkmayın. Chino giymeye yeni başlayacak biriyseniz; gardırobunuz için de bir tane alacaksanız bence camel yada koyu kahverengi iyi tercihler olur. Sebebi daha şık ve kombinlenmesi daha basit renkler olmaları.

  • 4 mevsim giyilebilir.
  • Ayakkabı tercihiniz yazın klasik ayakkabılardan, kışın ise botlardan yana olsun. Tekrardan yineliyorum. Spor ayakkabılarla olmuyor. Sadece düz beyaz sneakerla olur. Onun dışında olmaz.
  • Renk uyumuna dikkat ettiğiniz sürece üzerine her türlü itemi giyebilirsiniz. T-shirt, gömlek, klasik ceket, kot ceket vs. hepsini giyebilirsiniz. Fikir sahibi olmanız için zaten yukaro resimler koydum. Başlangıç için bu resimlerden yola çıkabilir ve sizde sürüden farklı olabilirsiniz.

Bir erkek giyim rehberi yazısının daha sonuna gelmiş bulunuyoruz dostlar. Bu seriyi çok sevdiniz. Tr de erkekler için giyim konusundaki en kapsamlı rehber olacağını zaten söylemiştim. Giyim rehberi bitince aksesuarlar için de benzer bir seri yapabilirim. Dövmelerle ilgili yazmamı isteyen çok arkadaş var. Merak etmeyin. Her türlü konuya değineceğim.

Bu arada udemy kursunu sizler için 5 gün boyunca tekrardan taban fiyata çektim. Yeni kupon kodumuz, “CENTILMEN”. Yukarıdaki linkten kursa ulaşabilirsiniz.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Erkek Giyim Rehberi: Klasik Gömlek

Merhaba dostlar.

Şuana kadar bu seride en çok yazmamı istediğiniz iteme sonunda geldik.

Neymiş bu? Tabiiki de gömlekler.

Birçok gömlek türü olduğu için hepsini bir yazıya sığdırmaya çalışıp üstün körü geçmek istemedim. O yüzden bugün klasik gömleklerden bahsedeceğim. İlerleyen süreçte kısa kollu gömlekler ve oduncu gömlekleri için de ayrı ayrı yazılar yazacağım. Rahat olun.

Arkanıza yaslanın. Kemerlerinizi bağlayın. Hazırsanız eğer başlıyoruz.

Giriş

Gömlekler günümüzde erkek şıklığının adeta başrolü konumunda. Kadınlar nasıl gerçekten şık olmak istedikleri zaman taytı, pantolonu, t-shirtü falan bir kenara koyup elbise giyiyorlarsa; erkekler için de gömlek aynı böyle bir şey.

Bir erkek gerçekten şık olmak istiyorsa gömlek giyiyor.

Klasik gömlekler tabii ki diğer gömlek türleri arasında şıklık konusunda başı çeken tür. Özellikle takım elbiseyle kullanıldığında gerçekten başka bir insana dönüşüyorsunuz. Diğer insanların size karşı olan tavırları değişiyor aq.

Bu duruma kızmayın. Çünkü birazdan size anlatacağım şeylerden sonra aslında gömleğin her zaman giyen kişiyi diğer insanların gözünde farklı kılan bir ürün olduğunu anlayacaksınız.

Doğuşu

Gömleğin sandığınızın aksine epey eski bir tarihi var. Doğuşu Antik Mısıra kadar dayanıyor.  İnsanoğluna bir çok miras bırakan antik Mısır toplumunun giyim konusunda bir miras bırakmaması şaşırtıcı olurdu zaten. Fakat o gömleği şuan ki günümüz formundaki bir gömlek gibi düşünmeyin. Sadece dikdörtgen bir kumaş parçasının üzerinde baş ve kolların geçmesi için delikler bulunduğunu düşünün. M.Ö 3000 yılı için gayet başarılı :))

O dönem gömleğin bir statü sembolü olarak kullandığına dair bir kanıt yok fakat sonrasında bu hiçbir zaman böyle devam etmeyecekti.

Örneğin Babil İmparatorluğunda gömlek tam bir sosyal statü sembolüydü. Alt kesim(köleler) kısacık gömlekler giyiyorken; sosyal statü yükseldikçe gömlek boyu da aynı oranda uzamaktaydı.

Filmlerden bir çoğunuzun aşina olacağı 18. yüzyıl Avrupası’nda da durum farklı değildi. O gördüğünüz peruklu, lüle lüle saçlara sahip abilerin giydikleri fırfırlı gömlekler; toplumda sadece “asillerin” giydiği bir gömlek türüydü. Hatta bir dönem İngilizler, belli bir statüde olmayan insanların bu gömlekleri giymesini bile yasaklamışlar.

20. yüzyıla gelindiğinde bu ayrım hala devam ediyordu. İşçiler mavi yakalı gömlek giyerken; yönetici grubu ve patronlar beyaz yakalı gömlekler giymekteydi. Bu ayrım iş dünyasın özelinde günümüze kadar gelmiştir. Fabrikada çalışan arkadaşlar varsa aranızda zaten bunu biliyordur.

Tüm bu örneklerin üzerine günümüzde gömlek giydiğiniz zaman insanların size bakışının değişmesini artık tuhaf karşılamazsınız herhalde :))

Neden Alfa Bir Ürün?

Öncelikle çok şık bir item. Bunu kabul etmek lazım. Asla bir t-shirt kadar rahat değil. Ama bir t-shirtte hiçbir zaman bir gömlek kadar şık değil. Bu yüzden zaten önemli bir davet olduğu zaman biz erkekler t-shirtlerimizi çıkartıp gömlek giyiyoruz. Gömleğin gerçekten asil bu duruşu var.

Güzel tarafı ise günümüzde herkesin ulaşabileceği bir item. Her erkek beyaz gömleği çekip şıklığı yakalayabilir. Ulaşılabilir olduğu için geçmişteki kadar statü belirteci olma durumu yok. Fakat hala genlerinde bunu taşıdığı için size karşı olan tavırlar bir anda değişiyor.

Tüm bunlar klasik gömleği alfa bir item yapmaya yeter.

Peki giymeyi biliyor musunuz?

Nasıl Giyilmez?

  • Eğer ütüsüz giyecekseniz hiç giymeyin daha iyi. Ütü yapmayı bilmiyorsanız öğrenin.
  • Bol giyerseniz aşırı kötü durur. Silah zoruyla bile giymeyin.
  • Gömlek zaten çok rahat bir item değil. Bir de dapdar bir gömlek giyerseniz; hareket etmeniz imkansız. Düğmeler patlayacak gibi olur. Hoş durmaz.
  • Uzunluk konusu mühim. Birçok kişi burada patlıyor. Azıcık terziye gitme kültürünüz olsun amınakoyim. Alıyorsunuz gömleği etekleri upuzun sünnet çocuğu gibi geziyorsunuz piyasada.
  • Takım elbise ile de giyseniz son düğme iliklenmez. Kendinizi boğmayın.
  • Klasik gömlekler ile spor ayakkabı giyilmez. Günlükte giyseniz, altına kotta giyseniz; yine de giyilmez. Ama klasik dedim diye gidip babet ayakkabılardan giymeyeceksiniz tabii ki. Şu modacı öyle demiyor, şu yabancı instagrammer giyiyor ama diyenler zerre sikimde değilsiniz. Çirkin gözüken bir şeyi sırf moda diye burada güzelleyemem. Çok giymek isteyen giysin. Nargile de söylesin hatta kavunlu.
  • Şimdi geldik en kötüsüne. Klasik gömleklerin içine o sikik atleti giymeyin. Bir de beyaz gömleğin içine giyenler var kusucam aq. Siz anladınız o atletin hangi atlet olduğunu. Gerçekten çok kötü duruyor. İlla fanila olarak bir şey giyecekseniz; kolsuz t-shirt tarzı bir atlet yada direk kısa kollu atletlerden alın. Onlardan giyin.  (Bu atlet konusuna çok tilt oluyorum. Bununla ilgili bir yazı yazacağım mutlaka. Unutursam hatırlatın.)

Nasıl Giyilir?

  • Klasik gömlekler jilet gibi ütülenmiş bir şekilde giyilir.
  • Bedeni üzerinize tam oturmalıdır. Oturmazsa terziye götürün.
  • Gömleği satın alırken nasıl giymek istediğinizi bilmeniz gerek. Eğer daha günlük bir şekilde kullanacak, pantolonun içine sokmayacaksanız; gidip takım elbise için yapılan uzun gömleklerden almayın. Pantolon dışına çıkartılacak gömlek kısa olur. Boyu kemerinizin 2-3 cm altında, dik durduğunuz zaman fermuarınızın ortalarına gelmesi gerek. Bu şekilde giyin. Geniş biriyseniz hem beden hem boy olarak tam olanını bulamayacaksınız. Bu yüzden bedeni tam olan bir gömleği satın alıp; boyunu terziye gidip ayarlatmalısınız. Bu çok önemli bir madde !
  • Günlük bir gömlekte üstteki 2 düğmeyi kesin açın. Rahat bir görüntü oluşturur. Daha fazla düğme açmak herkese gitmez. Deneyin en güzel nasıl oluyorsa ona göre açın.
  • Kol kısmını katlamak iyi bir görüntü oluşturur. Ama paçavra gibi katlamayın. Azıcık özenin.

  • Klasik gömlekler her türlü pantolon türü ile güzel dururlar. Burada tek bir ayrıntı var. Eğer gömlek pantolon içine sokulacaksa mutlaka kemer takın. Kemerinizin rengiyle ayakkabınızın rengi birbirine uyumlu olursa daha şık bir görüntü yakalarsınız. Bunu da unutmayın.
  • Klasik gömlekler ile klasik ayakkabıları tercih edin. Yazlık çok şık modeller var. Kışın chelsea bot zaten çok iyi bir tercih.
  • Birçok farklı renkte klasik gömlek var. Bence beyaz kesin olsun. Diğer renklerden gömlekleri de deneyip; yakışanı alabilirsiniz.
  • Gömlekle en iyi uyum sağlayan aksesuar kesinlikle kol saati. Takım elbise ile giyimde kol düğmesi diyen de var ama bence o kol saatinin yanında kol düğmesi sadece küçük bir ayrıntı.
  • Ciddi bir davete giderken en iyi takım elbise ile yakışıyor. Bu bir gerçek. Günlük olarak kullanırken de kot pantolon ve chinolarla beraber gayet başarılı. Beyaz gömlek altına kot pantolon zaten klasik club kombinidir :))

Erkek giyim rehberinin belki de en çok beklenen yazısının sonuna geldik dostlar.

Sizce sıradaki yazı ne olsun ?

Seri daha devam edecek. Takipte kalın.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

 

 

 

 

Erkek Giyim Rehberi: Deri Ceket

Merhaba gençler.

Karantina nasıl gidiyor?

Yarrak gibi dediğinizi duyar gibiyim. Dayanın az kaldı. Bayramdan sonra açacaklar sanki piyasayı. O zamana kadar evlerde kendinizi geliştirmeye devam. Daha 1 aydan fazla süre var. Bu büyük vakti boş geçirmeyin.

Biz seriye kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bugün menümüzde, giyen kişiye level atlatan bir parça var.

Hazırsanız başlayalım. Bugün konumuz deri ceketler.

Giriş

Deri ceket, tartışmasız şekilde bir erkeğe en çok yakışan item. En boş çara bile deri ceketi giydir. Bir anda havası değişir.

Saçma bir karizması ve erkeksiliği var ürünün. Aynı zamanda giydiği kişiyle bütünleşme gibi bir özelliği var.

Sinemaya bakın. Kaç tane ikonikleşmiş gömlek, pantolon yada t-shirt var. Benim bildiğim sayı “0”. Ama deri ceketin öyle bir büyüsü ve dikkat çekiciliği var ki giyildiği vücudun karakteriyle bütünleşip ikonikleşiyor. Bu yüzden Top Gun filmindeki Tom Cruise’un ceketi, Fight Club’taki Tyler Durden’ın ceketi ve Terminatör de Arnold abimizin ceketi herkesin hafızasında yer etmiş durumda.

Bu kadar karakteristik bir ürün olmasında, her erkekte genelde sadece 1 tane olmasının da bir etkisi olduğu gerçek. Onlarca t-shirtünüz, gömleğiniz olabilir ama genelde deri ceket 1 tanedir. Bunda deri ceketlerin uzun ömürlü ve aynı zamanda pahalı olmasınında etkisi var tabi :))

Peki bu karizmatik item nasıl doğdu?

Haydi beraber bakalım.

Doğuşu

Bugüne kadar anlattığım giysilerin arasında deri ceket tarihi en eskiye dayanan kıyafet. Çünkü deri kullanımının tarihi; insanlık tarihi kadar eski.

İlk insan; avladığı büyük hayvanların postunu üzerine geçirirdi. Bunun amacı zorlu hava şartlarında vücut ısısını korumak olduğu kadar aynı zamanda bir güç ve statü gösterisiydi. Çünkü büyük bir hayvanı avlamak o erkeğin; zeki, cesur ve gücünün zirvesinde olduğunu gösterirdi. Bunu gören dişiler ondan etkilenir. Erkekler ise ondan çekinirdi.

Bu hayvan postları günümüzde de kürk olarak bilinse de; o dönem tüylü hayvan derilerinden başka bir şey değildi.

İnsanoğlu zamanla iğne kullanmayı öğrenerek kendine hayvan derilerini kullanarak birçok farklı formda kıyafet yaptı. İşte deri cekette böyle doğmuş oldu arkadaşlar.

İlk deri ceketler günümüzdekilerden daha havalıymış değil mi ?

Şuan ki günümüz formuna en benzeyen örnekleri, 1900’lü yılların başlarında savaş pilotlarının giydiği, “bombardıman ceketi” dir. Bu isim günümüze kadar geldi. Bomber ceketi duymayan yoktur herhalde.

Sinema tabii ki deri ceketin yükselişinde de önemli bir rol oynadı. Filmlerde özgürlüğüne düşkün, tek tabanca, karizmatik ve sert abilerin üzerine giydirildi. Zaten müthiş havalı olan deri ceketler; artık tüm erkeklerin vazgeçilmez itemlerinden biri olmuştu.

Neden Alfa Bir Ürün?

Kendinden katbekat büyük hayvanları avlayan erkeklerden binlerce yıl sonra günümüzdeki ilk deri ceket örneklerini savaş pilotları ve yarışçılar giydi.

İlk insandan beri güçlü ve cesur erkeklerle bağdaştırılan bu itemin; neden alfa olduğunu daha fazla anlatmaya gerek yok sanırım.

Tabii her kıyafette olduğu gibi deri ceketi de nasıl giydiğiniz çok önemli. Aksi durumda ceketin güzelliğine yazık olur.

Nasıl Giyilmez?

  • Bol kesinlikle giyilmez. Gerçekten emanet durur.
  • Boyu uzun iyi durmaz.
  • Matrix filmindeki upuzun deri ceketleri unutun. Çok boktan olduğu için artık üretilmiyor zaten :))
  • Ciddi kıyafetler ile gitmiyor. Zorlamayın. (Klasik gömlek, kumaş pantolon vs.)
  • Konumuz nasıl giyilmeyeceği ama temelde yapılan bir hatayı da söylemek istiyorum. Bu hata da deri ceket konusunda ucuza kaçmak. Bu hatayı bende yaptım zamanında. Çok sevdiğim bir deri ceketim vardı. 3. senede atmak zorunda kaldım. Çünkü önce iç taraftaki deri kısımları, sonrada dış derisi pul pul dökülmeye başladı. Bence paraya kıyın. Almışken gerçek deri alın.

Nasıl Giyilir?

  • Deri yapısı gereği esneyen bir malzeme olduğu alırken tam üzerinize göre alın gençler. Üzerinize tam oturmalı zırh gibi olmalı.
  • Boyu aynı kot ceketteki gibi kemer hizasında olmalı.
  • Günümüzde deri ceket konusunda baya renk seçeneği mevcut. Ama gardırobunuz için yalnızca bir tane alacaksanız; bu siyah olsun.
  • Deri ceket ile birlikte kombinleyeceğiniz diğer itemleri basit tutun. Ceket zaten yeterince dikkat çekici.
  • Kot pantolon ile kombinleyin. Diğer pantolon türleri ile çok hoş durmuyor.
  • Üstünüze giyeceğiniz basic t-shirt ve bazı baskılı t-shirt seçenekleri her zaman deriyle güzel duracaktır.
  • Aksesuar olarak çok seçenek var. Ama güneş gözlüğü ile bir başka güzel duruyor.
  • Birçok farklı deri ceket modeli var. Hepsini saymayacağım. En cool olup diğerlerinden sıyrılan 2 model var. Bunlardan biri japon yaka olarakta bildiğimiz biker ceketler. Diğeri de yakasız racer ceketler. Bu 2 modeli deneyin. Hoşunuza gideni alın. Para sıkıntı değilse 2 modelden de alın. Yukarıya 2 modelden de örnek koydum.
  • Genel olarak ilkbahar ve sonbaharda giyilen bir ürün. Kışın giyilen modelleri de var. Eğer kışlık bir deri ceket alacaksanız, yakası kürklü bomber ceket modellerine de yönelebilirsiniz.

Bir yazının daha sonuna geldik dostlar. Erkek giyim rehberinde epey ilerledik. Daha anlatacağım şeyler var. Bazı arkadaşlar aksesuar ve ayakkabılar hakkında da sorular soruyor. Onları daha sonra yapacağız. Şimdilik giyim rehberine devam.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Erkek Giyim Rehberi: Kot Ceket

Merhaba dostlar.

Seriye kaldığımız yerden devam ediyoruz. Karışık gittiğim için bugünde kot ceketlerden bahsetmek istedim.

Hazırsanız haydi başlayalım.

Giriş

Kot ceketler günümüzde ucuz, dayanıklı ve kırışmaz yapısı ile insanların adeta gözdesi. Özellikle kovboy filmleri, rock grupları ve motorcularla da bir nevi özdeşleştiği için çok erkeksi bir yapısı olduğunu söyleyebiliriz.

Son 5 yıldır kullanımı 90’lardaki gibi tekrardan yaygınlaşmış durumda.

Modası hiçbir zaman geçmeyecek bir ürün diyebiliriz. Bir kaç sene hiç üretilmese de 10-15 sene sonra tekrardan moda olacağını ve şuan olduğu gibi yine herkesin üzerinde göreceğimizi düşünüyorum.

Peki bu ölümsüz ürünün doğuşu nasıl oldu?

Haydi beraber bakalım.

Doğuşu

Kot pantolonun üretilmesinin ardından tabii ki bu dayanıklı kumaştan, üst giyim içinde bir şeyler üretmeyi düşünmek Levi Stauss için zor olmadı.

Kot pantolon üretiminden tam 10 yıl sonra üretilmeye başlandı. Başlarda aynı kot pantolon gibi sadece ağır işlerde çalışan erkekler giyse de daha sonrasında kotun yükselişiyle kot ceketlerde yükselmeye başladı.

Aynı kot pantolon da olduğu gibi bir işçi kıyafetiyken; özgürlüğün, anarşinin ve özgürlüğün bir sembolü haline geldi.

Günümüzde ise sadece erkekler değil kadınlarında giydiği çok şık bir ürün olarak hayatımızda olmaya devam ediyor.

Neden Alfa Bir Ürün?

Geçmişte zor işlerde çalışan erkeklerin giydiği bir ürün olduğu için günümüzde de hala o erkeksi genleri taşıyor.

Rock yıldızlarıyla ikonikleştiği için de her zaman serseri bir havası var. Burası kesin.

Herkeste Kıvanç Tatlıtuğ’un mavi reklamındaki hali gibi durmuyor belki ama doğru giyildiğinde herkeste asi ve havalı duruyor.

Tabi doğru giymeyi bilmezseniz eğer; güzelim ceketi piç edersiniz.

Bu yüzden biraz buraya odaklanalım.

Nasıl Giyilmez?

  • Boyu kısa giyilmez. Bu hataya düşmeyin. Kadınlarda hoş duruyor fakat erkekte iyi durmuyor. Kadınsı bir görüntü oluşuyor.
  • Hem fermuarlı hem düğmeli olanları mevcut. Genelde ilkbahar ve sonbaharın güzel havalarında giyildiği için önü iliklenmez. ( üşürseniz ilikleyin ama benim yüzünden hasta olmayın aq)
  • İçine giyeceğiniz neredeyse her şey ile güzel duruyor ama içine sadece bir gömlek giyerseniz güzel durmuyor. At sikinde kelebek gibi duruyor. Böyle giymeyin.
  • En çok yapılan giyim hatası ise altına kot ceketle aynı renkte bir kot pantolon giymek. Düşük kontrasta sahip bu kombin; üzerinizdeki parçaları basitleştiriyor ve tek parça bir elbise haline getiriyor. Bu hata çok yapılıyor. Siz yapmayın.

Nasıl Giyilir?

  • Boyu kemerinizle aynı hizada olmalı.
  • Beden olarak üzerinize tam oturan hali belki çok rahat olmayabilir. O yüzden bir çıtır daha büyük olması hareketinizi kolaylaştıracaktır.
  • Mavi ve siyah olmak üzere iki renkte kot ceketler var. Siyahta güzeldir ama mavinin yeri ayrı. Eğer gardırobunuz için bir tane alacaksanız; bu mavi olsun.
  • Kontrastı yüksek tutun. Altına giyeceğiniz pantolonla renk farkı yada ton farkı mutlaka olmalı. Bununla ilgili bir foto koyacağım zaten aşağıya.
  • Kot pantolon giyecekseniz ton farkı olsun. Deneyin daha güzel bir görüntü olacak.
  • En iyi görüntüyü keten(chino) pantolonla yakalarsınız. Bunu unutmayın. Lacivert, kahverengi, gri ve ten rengi chinolarla beraber tam oturacaktır. (renk seçimi size kalmış)
  • Kot cekette yakaları kaldırma serbest gençler. Deneyin daha iyiyse öyle yapın.
  • İçine sıcak havalarda en iyi t-shirt gider. Düz beyazı giyin bakın dalganıza. Soğuk havalarda en iyisi ise sweatshirttür. Kapşonlu falan olduğu için çok farklı ve güzel duruyor. Sırf bu yüzden kapşonlu üretilen kot ceketler var. Onları siktir edin. Siz sweatshirt giyin :))

Bir erkek giyim rehberi yazısının daha sonuna geldik.

Karantina iyi oldu yalnız. Normal vakitte o yoğunluğun arasında başlasaydım bu seriye; siktin sene bitmezdi :))

Sırada çok beklenen bir yazı var. Kaçırmayın.

Bir sonraki yazıda görüşürüz.

 

Erkek Giyim Rehberi: T-shirt

Merhaba gençler.

Erkek giyim rehberi serimize kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Gömlekler hakkında yazı isteyen çok arkadaş var. O da gelecek acele etmeyin :))

Kombin önerileri isteyen arkadaşlarda var. Öncelikle neyi,nasıl giymeniz gerektiğini anlatmanın daha sağlıklı olacağını düşündüğüm için baştan bu seriyi bitireceğim. İlerde kombinlerle ilgili de bir seri yaparız. Şuanda da ufak ufak kombin önerileri veriyorum zaten.

Bugün hazır yazda gelirken t-shirtler hakkında konuşmak istedim. Hazırsanız haydi başlayalım.

Giriş

T-shirtler günümüzde; rahatlığı, basitliği ve sadeliği sayesinde günlük giyimin adeta başrolü durumunda. O kadar ön planda ki, bir önceki yazıda kot pantolon için söylediğimin aynısı t-shirtler için de geçerli :))

Yazın dışarı çıktığınızda sokaktan geçen 10 kişiden rahat 9’unun üzerinde t-shirt vardır.

Peki günümüzde bu kadar yaygın olan t-shirtler; geçmişte de giyim konusunda şuan ki gibi başrolde miydi ?

Gelin beraber inceleyelim.

Doğuşu (en dipten zirveye)

Çok eskiden beri vardır zaten gibi gelse de t-shirtün 100-150 yıllık bir tarihi var. Kolları açık bir şekilde bakıldığında “T” harfine benzediğinden dolayı ona bu ismi vermişler.

T-shirtün ilk üretim nedeni ve giyim amacı iç giyimdi dostlar. Yani bildiğiniz fanila olarak kullanmak için üretildi. İnsanların bunu giymesinin nedeni; teri emmesiydi. Uzun bir süre bu amaçla kullanıldı. Ta ki 1900’lü yılların başlarına kadar.

1900’lü yılların başlarında Amerika Deniz Kuvvetleri; denizcilere üniforma altına giymeleri için bu t-shirtlerden verdi. Çoğu sıcak iklimde çalışan denizcilerde görev başında üniformalarını bir kenara attılar ve t-shirtle çalışmaya başladılar. Bu rahat kumaşı o kadar çok sevdiler ki karaya geldiklerinde de kullanmaya devam edip t-shirtün yaygınlaşmasına istemeden de olsa büyük katkıda bulundurlar.

Halk arasında; özellikle de yoğun ve zor işlerde çalışan erkekler arasında t-shirt epey yayıldı.

2. dünya savaşı da tüm dünyada insanlar arasında t-shirt kullanımı epey yaydı. Ama başrole gelmesi için daha etkili bir şeye ihtiyacı vardı. Tabii ki burada yine Amerikan sineması devreye girdi. Clark Gable ve Marlon Brando gibi aktörler filmlerde t-shirt giyerek; bu fanila olmak için üretilen kumaşı günlük hayatın başrolüne taşıdılar.

Normalde işçi sınıfı arasında günlük giyimi yaygın olan t-shirt artık orta ve üst sınıf arasında da günlük olarak giyilmeye başladı.

Neden Alfa Bir Ürün?

T-shirtün erkeksi ve karizmatik bir şıklığı var. Aşırı sade. Erkeksi hatlarınızı (omuzlar,kollar) en çok belli eden giysilerden biri.

Pembe götlü plaza çalışanları bunu özensiz ve ciddiyetten uzak bir kıyafet gibi görebilir. Sarı keten pantolon üzerine sikko bir gömlek giyip ellerine aldıkları starbucks bardağı ile yürürken onlarda epey yapay duruyorlar.

Tek başına sade giyildiğinde ciddi ortamlara çok gitmiyor bunu kabul ediyorum. Ama üzerine alacağınız bir deri ceketle de bundan daha karizmatik ve alfa duran bir şey yok.

Ciddi olmak zorunda değilseniz; her zaman giyebilirsiniz.

Nasıl Giyilmez?

  • Bolluk derecesi göreceli olarak yapacağınız aktiviye göre değişebilir fakat darlık derecesini abartmamanızda fayda var. Mükemmel bir vücuda sahip olsanız da çok dar giymek gerçekten kötü gözükecektir.
  • Belli bir uzunluğu geçtiği zaman kesinlikle kötü gözüküyor. Son birkaç yıldır instagramda bazı fitness modellerin haddinden uzun bir t-shirt ve altına dapdar bir pantolon giydiğini görür oldum. Vücutları ne kadar erkeksi ve iyi olsa da bu kombinle kadınsı gözüktüklerini rahatlıkla söyleyebilirim. Siz bu hatayı yapmayın.
  • Baskılı t-shirt olayı ayrı bir yazı konusu olur ama ben yine de buradan uyarayım. Bu t-shirtleri giyin ama daha çok evde giyin. Bende çok seviyorum ama son yıllarda gitgide çocuksu gelmeye başladı. Baskısına bağlı olarak bu durum değişiyor tabii ki o yüzden bu maddeyi biraz ucu açık bırakıyorum.
  • Aşırı açık v yakalardan uzak durun. V yaka daha şık duruyor ama bazı türleri o kadar “V” yaka ki; ortaya gerçekten rahatsız edici görüntüler çıkıyor.
  • Vücut hatlarınız iyi değilse, beyaz giymeyin.

Nasıl Giyilir?

  • En iyi hali; omuzlarınıza tam oturan, kollarınızı sıkıca saran ve bel kısmı, üst vücudunuza göre hafiften daha bol ve rahat olan halidir.
  • Olması gereken uzunluk kalçanızın üstünde, kemerinizin bir tık altıdır.
  • Kol boyu uzadıkça belki daha rahat olabilir. Fakat kol boyu kısaldıkça kolunuz olduğundan daha büyük gözükür. Eğer aldığınz t-shirt kollarınızı örtüyorsa; onu kıvırıp daha hoş bir görüntüye kavuşabilirsiniz. (taktik)
  • Her renkte giyebilirsiniz lakin siyah ve beyaz renkler ölümsüzdür. Kırmızı renk ise ben buradayım der.
  • T-shirt üzerine gömlek olayı yıllardır gereksiz eleştiriliyor. Bu algının giymeyi bilmeyen insanlar yüzünden olduğunu düşünüyorum. Oduncu gömleğini; düz beyaz t-shirtün üzerine giydiğiniz sürece şık duracağından eminim. (öneri)
  • Kolye, zincir gibi aksesuarlarla beraberde kullanabilirsiniz. Bu polo yaka t-shirtlerden farklı ve güzel bir özellik.

Bu yazının da sonuna geldik dostlar. Sıradaki sizce ne olsun ?

Bu arada udemy kursumuz için daha önce indirim kuponu dağıtmıştım. Onu kaçıran bazı arkadaşlar yazdılar. Onlar için yeni bir kupon oluşturdum. “ALFAERKEK” kupon koduyla önümüzdeki 5 gün boyunca kursu en uygun fiyattan alma fırsatını kaçırmayın. Linki yukarı koydum.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere dostlar.

 

 

 

 

Erkek Giyim Rehberi: Kot Pantolon

Merhaba dostlar.

Normalde kafamda kot ceketle ilgili bir yazı yazma fikri vardı. Fakat kot pantolon daha önce kullanılmaya başlandığı için önce bundan bahsetmek istedim.

Yine hem nasıl giymeniz gerektiğini öğreneceksiniz hem de genel kültürünüz artacak.

Hazırsanız haydi başlayalım.

Giriş

Dışarı çıkın. Sokaktan geçen insanlara bakın. En az %90’ı kot pantolon giymiyorsa gelin beni sikin amınakoyim.

Bugün böyle sert girmek istedim :))

Kot pantolon; dayanıklılığı, asi duruşu, kırışmayan yapısı ve günlük kullanıma uygun olması itibariyle günümüz dünyasında en çok giyilen pantolon çeşidi arkadaşlar.

Aslında bakarsanız yapı olarak çok rahat bir kumaşa sahip değil. Ama yukarıda saydığım avantajları sanırım bu dezavantajı bastırıyor.

Günümüzde erkekler için üretilen kısa paçalı ve daracık modeller; erkeklere bu işin doğasında olmayan bir kadınsılık kattı.

Eğer kot pantolonun nasıl doğduğuna bakarsak; buram buram testosteron koktuğunu görürsünüz.

Doğuşu ve yayılımı (birazcık genel kültür)

Amerika’da 1800’lü yılların sonlarına doğru “Golden Rush” diye adlandırılan büyük bir altın avcılığı dönemi vardır. San Francisco o dönem kıtanın hatta dünyanın her yerinden altın bulma ümidiyle gelen maceraperestlerle doluydu.

O dönem orada bu madencilere çadır satan bir girişimci olan Levi Strauss, madencilerin pantolonlarının her koşula uygun olmadığını fark etti.

Bunun üzerine sattığı çadır malzemesini kullanarak bir pantolon üretti ve ilk kot pantolon bu şekilde doğdu. Tabi bu icadın sadece madenciler arasında değil; tüm işçi sınıfı için çok kullanışlı olacağını düşünmek zor olmadı.

Kot pantolon o kadar dayanıklıydı ki işçi sınıfı arasında son hız yayıldı. Denizciler, fabrika işçileri, çifçiler, hayvancılar vs. tüm emekçi sınıf bunu giydi. Adeta proletaryanın sesi oldu.

Fakat hala sadece işçi sınıfı arasında yaygındı. İşte burada devreye Amerikan sineması girdi. James Dean, Marlon Brando gibi aktörler bunları giyince normalde işçiler için üretilen bu ürün, burjuva sınıf için de havalı bir şeye dönüştü. Çok kullanışlı ve çok dayanıklı bir kumaşa sahip olduğu için insanlar arasında yayılıp bu kadar sevilmesi zor olmadı.

İşte kot pantolonun doğuşu bu şekilde arkadaşlar.

He bu arada, yukarıda da bahsettiğimiz gibi bu pantolonun mucidi olan Levi Strasuss; bugün hepinizin bildiği Levis markasının kurucusu. Kendisi 1902 yılında ölse de markası halen yaşamaya devam ediyor.

Neden alfa bir ürün?

Geçen yazıda bahsettiğim polo t-shirtlerin tam tersi olarak; kot pantolon toplumun alt kesiminden çıkıp dünyaya yayılmış bir üründür. Bu yüzden de mücadeleyi ve isyanı çağrıştırıyor. Zor işlerde çalışan erkekler için üretildiği için de buram buram testosteron kokuyor.

Tayt giymek kadınlara nasıl çok yakışıyorsa, kot pantolonda bir erkeğe o kadar çok yakışıyor. Aşırı dayanıklı yapısı sayesinde yırtılma korkusu yaşamadan rahat rahat hareket edebiliyoruz.

Uzun eşek, birdir bir gibi oyunlarla büyümüş bir jenerasyonun parçası olarak; kumaş pantolonun ne kadar sikko olduğunu ben biliyorum. (iki zıplayalım hemen yırtılırdı)

İşin birde güzel yanı her şeyle uyum sağlaması. Üzerine ne giyerseniz giyin yakışıyor bu meret.

Tüm bu özelliklerine bakarsanız zaten doğru giyildiğinde ne kadar alfa bir ürün olduğunu göreceksiniz.

Nasıl Giyilmez?

  • Çok bol giyilmez. Emanet duruyor.
  • Çok dar giymeyin. Tayt gibi aşırı kadınsı duruyor.
  • Paçaları kıvırarak giyilmez. Kıvırarak giyecekseniz de bu eski skinhead lerin giydiği gibi olsun. Direk alırken uzun alın yani. Öteki türlü kendi boyunuzda alıyorsunuz birde onu kıvırıyorsunuz; bilekler açıkta, böyle yarrak gibi bir görüntü çıkıyor ortaya ve boyunuzu kesiyor. Adamın boyu 1.70 birde paçayı kıvırmış. Boyu kalmış iyice 1.60 gibi. Bu hataya düşmeyin dediğim gibi kıvıracaksanız da alırken buna göre alın.
  • Yırtık pantolon iyidir. Ama bokunu çıkarırsanız çirkin bir görüntü oluşmaya başlar.
  • Altına şu babet ayakkabılardan giymeyin. Hatta mümkünse hiçbir şeyle babet ayakkabı giymeyin.

Nasıl Giyilir?

  • En iyi hali; belinize ve kalçanıza tam oturan (belden düşmeyen), paçaları ayakkabınızın hemen üstünde biten (potluk yapmayan) ve rahat hareket etmenize imkan sağlayacak darlıkta olan halidir. Paçalarının diğer bölümlere göre daha dar olması şıklığı artıracaktır. Ama yine de dapdar bir paça hoş durmaz.
  • Mavi, siyah ve gri modelleri vardır. Gene olarak mavinin hep aynı tonlarına sıkışmayın. Gri ve siyah modellerini de gardırobunuza ekleyin.
  • Üzerine giyeceğiniz her türlü şeyle yakışır. Burada dikkat edeceğiniz şey üstüne geçirdiğiniz giysi ile kotunuz arasındaki renk uyumu olmalıdır.
  • En sevdiğim tarz; mavi kot ve beyaz t-shirt üzerine odunucu gömleğidir. Gömleğin düğmeler açık tabi. (öneri)
  • Yada all black. Siyah kot, siyah t-shirt ve siyah deri ceket. (öneri)
  • Ciddi ortamlarda da kot pantolon gayet iyi gidebilir. Üzerine giyeceğiniz bir blazer yada spor ceketle çok şık duracaktır.
  • Neredeyse her ayakkabıyla iyi duruyor. Fakat yazın beyaz sneakerla, kışın ise chelsea botla olan duruşu, diğer ayakkabılardan bence bir tık daha önde.

Erkek giyim rehberimizin 2. yazısının da yavaştan sonuna geldik.

Hee bu arada unutmadan Türkiye’de neden kot pantolon diye adlandırdığımızı da anlatayım da ortamlarda anlatırsınız :))

Türkiye’ye 1960’larda ilk kot pantolonu getiren kişi olan Muhteşem Kot’un soyadından geliyor adı. Tüm dünyada blue jean olarak adlandırılırken biz de böyle olması cidden ilginç.

Bu aile kot pantolona isimlerini vermelerine rağmen 1992’de ekonomik gidişattan dolayı batmışlar. Bu da böyle enteresan bir olay.

Evet dostlar bu yazının sonuna geldik. Seri güzel ilerliyor. İyi tepkiler geldi. Siz de önerilerinizi bana sunabilirsiniz. Dikkate alacağım.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.