Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

baycentilmen

Erkeklerde Saç Dökülmesi ve Kellik

Merhaba baycentilmen.com okurları.

Bugün, daha önce instagramdan söz verdiğim gibi erkekte saç dökülmesi ve kellikten bahsedicem.

Öncelikle saç dökülmesi genetik bir problemdir gençler. Yani bu demek oluyo ki sizin genlerinizde saç dökülmesi varsa o saç sike sike dökülecek o kafadan 🙂

Bunu kabullenin öncelikle.

Kabullenmek çözümün birinci adımıdır. Bunu da unutmayın.

Şimdi eğer genlerde varsa sike sike dökülecek dedim. Ama bu dökülme olacaksa bunu öne çekmekte sizin elinizde. İleri bir zamana ertelemekte yine sizin ellerinizde.

Şimdi eğer saçlarınızı temiz tutmazsanız, kalitesiz şampuanlarla yıkarsanız, günde 1 paket sigara içerseniz, bir de üstüne 5-10 liralık wax, sprey gibi şeyler kullanırsanız siz bu genetik saç dökülmesini daha da erkene çekersiniz.

Ha eğer iyi bakarsanız da bu saç dökülmesini 50 li yaşlara itersiniz. O yaştan sonrada olması gayet doğal bir şey zaten.

Şimdi bunu ertelemek için neler yapacaksınız ona gelelim.

İlk olarak saçlarınızı yıkadığınız şampuanla başlayalım gençler. Şu reklamlarda futbolcularla birlikte gördüğünüz şampuanların hepsinde trilyon katkı maddesi var. O yüzden o şampuanları bundan sonra almayın.

Bundan sonra kullanacağınız şampuanlar, bebek şampuanları olucak. Evet bebek şampuanları. Ne oldu şaşırdınız mı ?

Bu şampuanlar bebeklerin hassas saç ve derileri için üretildiği için minimum katkı maddesi mevcut bunların içinde. O yüzden en güvenebileceğiniz şampuanlar bebek şampuanlarıdır. İnanmayanlar dalin ve clear men in içeriklerini açıp ikisini karşılaştırsınlar.

Şimdi 2. tavsiyeye gelelim. Saçlarınızı en kötü 2 günde bir yıkayın dostlar.

Nedeni basit. Saçınızdaki kiri, tozu, kepeği, ölü derileri arındırmak için. Bu sayede yeni çıkan saçların büyümesi engellenmez ve daha sağlıklı saçlarınız olur. Eskiden her gün saç mı yıkanırmış diyenler var bu konuda. Eskiden bu kadar çok zararlı gaz, egzos dumanı, arabaların geçerken yerden kaldırdığı tozda yokmuş kardeşim. Geçin artık bunları. 21. yy dayız ve çoğumuz şehirde yaşıyoruz amınakoyim.

Birde bunların sabunla saç yıkayan versiyonları var. Neymiş eskiler anlatıyormuş. Onlar böyle yaparmış. Saçları da fırça gibiymiş bu yüzden. Evet öyleymiş. Ama sor bakayım senin şuan kullandığın sabunda o eski sabunlar gibi miymiş ?

Evet dediğim gibi bebek şampuanlarından bir tanesini kafanıza göre alın.

3. tavsiyem de şu. Saçlarınızı seviyorsanız sigarayı bırakın. Kendimde içtiğim için bu tavsiyeyi fazla uzun tutmuyorum :))

4. tavsiyem ise saç şekillendirici ürünler kullanmayın. O turuncu morfose spreyi artık görmeye bıktım aq.

Şahsen saç kurutma makinesini bir kere vurur geçerim. Bu kadar. Zaten saçları sürekli aynı model yapınca saç alışıyor yani. Saç kurutma makinesi kullanmasam da alacağı şekil aynı.

He belki saç yapınızdan dolayı ( ince tel ) şekil vermek zorsa, o ayrı. O zamanda gidip azcık para bayılıp bu işin kralı schwarzkopf tan alın. Not : Fiyatı acıtabilir 🙂

Son tavsiyem  de saç dökülmesini engellemek yada durdurmak için kullanılabilicek ürünlerle alakalı. Bu konuda araştırmalarım sonucu en iyisi minoxil forte. Diğerlerinin hepsi mantık olarak zaten tırt. Etki olarak ilaç sıkılan yere daha fazla kan yani daha fazla besin ve mineral gitmesini sağladığı için zayıflamış saç tellerini güçlendirmede ve yeni çıkanların güçlü olmasında etkili. Bazı ilaçlar daha var ama onlar direk testestron hormonuna etki ettiği için bence sakıncalı olabilir.

He bir bu saydığım bütün tavsiyeleri saçlarınız dökülünce yada seyrelince değil şimdi yapmaya başlamanız gerekiyor. Zira dökülen saç bir daha geri gelmez gençler.

He unuttuğum bir şey daha var. Halk arasındaki koca karı ilaçlarına inanmayın. Saç dökülmesine sarımsak iyi felan gelmez. Sonra sirke. O da kepeğe iyi gelmiyo. Küçükken bir ara pederin tavsiyesiyle kepek yüzünden sirkeyi denedim ve onayladım iyi gelmediğini. Kendi ufaklığıma veriyorum. Şuan para versen yapmam.

Tüm bunları yaparsanız, sağlıklı saçlarınız olur.

Şimdi gelelim bu işin sosyal yönüne. Zaten saç dökülmesi şikayeti olanların en çok taktığı şey budur muhtemelen. Siz internetten Jason Statham ve Dwayne Johnson fotolarına bakıp teselli bulmadan önce ben söyliyim. Kellik tabiikide dış görünüşü olumsuz etkiler. Ama güzel bir vücudunuz ve iyi bir tarzınız varsa bu durumdan çok fazla etkilenmezsiniz. Yani kafaya takmayın bu durumu.

Her ne kadar takmayın desem de takanlar olacak. O yüzden benim tavsiyem imkanınız el veriyo ise saç ektirin ve bu takıntıdan kurtulup daha güzel bir görüntüye kavuşun. Bu kadar basit.

He bu arada kadınlar kel erkekleri çekici buluyo gibi yalanlarada inanmayın. Çünkü yok öyle bir şey dsgdsgfdsf Bir erkek zaten çekici ise kel olunca az bir şey kaybedeceği için çekiciliğinden, yine kadınlara çekici gelecektir. Yani özellikle keller seksidir diye bir şey yok 🙂

Yararlı olduysam ne mutlu bana. Çok fazla istendi bu konu çünkü.

Bir başka yazıda görüşmek üzere.

 

 

 

 

 

 

Genel Kültür Hack

Merhaba baycentilmen.com okurları.

Bugün iletişimde sizi yeni bir boyuta geçiriyorum dostlar. Peki neden ?

Günümüzde bulunduğu ortamı yönlendiren ve yöneten kişiler bunu çoğunlukla kas güçleri sayesinde değil. İletişim güçleri üzerinden yapıyorlar da o yüzden.

Ortamda aranan adam olmak istiyorsanız bu yazıyı okuyun. İnsanların bu kadar çok şeyi nereden biliyorsun dediği kişi olmak istiyorsanız yine okuyun. Hatunların dinlerken zevke geldikleri adam olmak istiyorsanız yine okuyun.

İnsanlarla etkili iletişim kurmanın en önemli etkeni her ne kadar beden dili olsa da, hepimizin atladığı bir şey var.

Bir insan beden dilini istediği kadar iyi kullansın, Raul Castro kadar iyi kullansın isterse, eğer anlatacak ve konuşacak bir şeyi yoksa neyi anlatacak aq. Bu yüzden önce içerisini doldurmak gerekiyor. Bu da tabii ki okumak, izlemek, dinlemekle olur.

Ben bugün size bunun en kolay ve kestirme yolunu öğreticem. Bir nevi daha önce sizlerle hipergamiyi hacklediğimiz gibi bugünde genel kültürü hackliycez.

Gençler alfa yayınlarının “Büyük fikirleri kolayca anlayın” isimli bir kitap serisi var.

Yayınevinin ismi de manidar 🙂

Bunlar sadece bu serideki kitapların birkaçı gençler. Daha felsefeden tutunda sosyolojiye, bilimden tutunda tarihe kadar her konuda kitap var bu seride.

Bu seriyi okuduğunuzda, insanların sürekli hakkında konuştuğu ama hakkında hiçbir bok bilmediği konularda “sizler” bilgi sahibi olacaksınız.

Hee buna benzer başka yayınevlerinin de bu tarz serileri var. Onlarda olur. Farketmez.

Ben resimli bir şekilde güzel bir anlatıma sahip olduğu için bunları alıp okumuştum.

Seride bir sürü kitap var. Hepsini alıp okumak göreviniz. Sırası farketmez.

Okuyanlar gelişimi farkedecekler.

Sizinde bu tarz sistemde hacklediğiniz şeyler varsa yorumlara yazın ?

Bir başka yazıda görüşmek üzere.

Film Tavsiyesi #4

Merhaba baycentilmen.com okurları.

Dün instagram sayfamızda belgesel mi yoksa film mi diye anket yaptım. Sizler film dediniz. Alın size film.

Filmimizin adı “This Means War”. Epey eğlenceli. 2 ajanın aynı kadından hoşlanıp onu tavlama konusundaki yarışlarını konu alıyor. Hem eğlenip hem de dersler çıkartın diye öneriyorum.

Kadının gözünden kendisine kur yapan iki erkeğin yaptığı hareketlerin sonuçlarının görüceksiniz. Tabiiki oyunu iyi oynayan alfamız, maçı kazanacak.

Kesinlikle tavsiye ediyorum.

Başrollerinde; Tom Hardy, Chris Pine, Reese Witherspoon gibi usta isimler var.

Ne diyelim. İyi olan kazansın.

Filmin Fragmanı

 

Hatunlara Açılmak: Yalan Söylemek

Merhaba baycentilmen.com okurları. Daha önce hatunlara açılma hakkında seri yazılar yazdım. Epey sevildi. Olumlu geri dönüşleriniz beni mutlu etti.

Fakat bazı arkadaşların bu konuda hala belli başlı sıkıntıları var. Özellikle cesaret ve ilk söylenecek şeyin ne olduğu konusunda bu sıkıntılar.

Özellikle bu tarz sıkıntılara sahip arkadaşları için müthiş bir yol var. O da her seferinde daha önceden kendi uydurdukları ve her ortama uyabilecek yalan bir hikayeyle giriş yapmak 🙂 Evet çok amatör bir yol. Ama zaten amatörler için. Yöntem çalışır mı? Kesin çalışır.

Şimdi bu konuyu bir örnekle açıklayacağım ve kafanızda iyice oturacak.

Örneğin sokakta, avm de, mağazada yada herhangi bir yerde yürüyen bir hatunu görüyorsunuz. Çok ilginizi çekti. Hemen yanına gidip ” bu parfüm kokusu, senden mi geliyor? ” diyin. Suratınızda da hafif ciddi ama gülümseyen bir ifade olsun. Evet şimdi olası 3 cevap var.

  1. Yoo parfüm kullanmıyorum
  2. Bilmem ki, olabilir.
  3. Sanane. ( bu cevabı verenden zaten yavaşça uzaklaşın. hiç gereği yok )

Şimdi eğer ilk cevabı verirse, devam cümleniz “aaa cidden şaşırdım. ” deyip susmak olmalı 🙂 Daha sonrasında kız zaten kendinde uyanan meraktan dolayı size çekilecek. Neden felan diye sorucak. ( ki artık muhabbete dahil olduğunu gösterir bu ) Çünkü merak ediyorr. Kadınlar merakla yaşamayı sevmezler. Merak onları bizden daha fazla kemirir.  “Bu kokuyu biliyorum çünkü. Kesin 500 liralık bir parfüm. Beni kandırıyosun 🙂 deyip yemlemeye ve pişirmeye başlarsınız artık. Hem neg, hem ince bir iltifat hem komik bir suçlama. Olabilecek en iyi açılış karışımı.

Eğer 2. cevabı verirse işiniz daha kolay. Kız bilmem, olabilir dediği an hemen, dur dur dur sakın ne olduğunu söyleme kesin 500 lira 🙂 deyip aynı şekilde pişirmeye devam edersiniz.

Kızdaki gülümsemeyi gördüğünüz an olay bitmiştir. Daha sonrasında bu arada adın neydi hede hödö hede hödö.

Bu sadece bu yazıyı yazarken hemen aklıma gelen çok basit bir örnek gençler. Pick up artistlerden bazıları bu taktiği sürekli kullanıyorlar. Bana sorarsanız amatörce. Mevcut durumla alakalı direkt bir girişi tercih ederim her zaman. Ama bu teknik çalışır mı? Kesinlikle çalışır.

Özellikle normal bir giriş yaptıktan sonra devamını getiremeyeceğim korkusuna kapılan ve hakkattende getiremeyip, hatunun önünde kekeleyen, freestyle ı kötü bir rapçi gibi tıkanıp kalan arkadaşlar kesinlikle kendilerine sabit bir hikaye bulup, bu korkularının üstesinden gelsinler.

Bir daha ki yazı bir film yada belgesel önerisi olabilir. Haberiniz ola.

He bu arada Mystery’nin dediği gibi sizler yalan söylemiyosunuz sadece flört ediyosunuz ?

Görüşmek üzere.

 

İngilizce Öğrenmek

Merhaba baycentilmen.com okurları. Faydalı bir yazı ile karşınızdayım.

Birçok arkadaşımız böyle bir yazıyı daha önce istemişti benden. Fakat şimdiye kısmetmiş.

İngilizce neden bilmelisiniz ? Nasıl öğrenirsiniz ? Bugün bunları konuşucaz.

Öncelikle neden bilmelisiniz konusuyla başlayalım.

İngilizce bilen adam istediği bir bilgiye sizden çok daha rahat ulaşır. Sizin de ulaşabildiğiniz bir bilgiye, o çok daha fazla kaynaktan ulaşır. Kısacası bilginin artık bir güç unsuru haline geldiği günümüz dünyasında, ingilizce bilen adam sizi tokatlar. Çünkü sizin bilgiye ulaşımınız %10 larda ise onun bilgeye ulaşımı %90 lardadır.

Basit bir örnek verelim. Bu sitede size anlattığım bilgilerin hepsini ben kendim icat etmedim sonuçta gençler. Tecrübe ettiğim ve gözlemleyip anlattığım bilgiler dışında kalan şeyler, zamanında yabancı kaynaklardan okuduğum, öğrendiğim şeyler. Siz şimdi ingilizce bilmiyosanız, benimle ve benim gibi yayın yapan yalnızca 1-2 siteyle yetinmek zorunda kalıyosunuz. Çünkü dil bilmiyosunuz. Kaynakta bu kadar Türkiye de. Ama ingilizce bilseniz erişebileceğiniz kaynak sayısını tahmin bile edemezsiniz. Ve bu sadece bu konuda değil. Aklınıza gelebilicek her konuda böyle.

Neden öğrenmeniz gerektiği kısmını anladığınızı düşünüyorum artık.

Şimdi nasıl öğrenicez ona bakalım.

İnternet çağındayız. Gidip salak salak kurslara para akıtmayın. İnternet en güzel öğretmendir.

Sizin için bir araştırma yaptım ve youtube ta çok güzel bir kaynak buldum. Bunu disiplinli bir şekilde takip eder ve video daki abinizin söylediği diğer yardımcı sitelerde de sık sık takılırsanız, kesinlikle ingilizceyi öğreniceksiniz.

Gençler için böyle muazzam bir iş yaptığı için Video Eğitim adlı youtube kanalına sonsuz teşekkürler ediyorum bu arada. Kanalda sadece ingilizce yok. Aklınıza gelebilecek bir çok konuda eğitim var. Ben abone oldum. Siz de kesinlikle olun.

Kaynağı aşağıya koyucam. Şimdiden hepinize kolay gelsin dostlar.

Nasıl İlerleyeceğiniz Konusunda Açıklama

Öğrenirken Kullanacağınız Diğer Faydalı Siteler

Kot pantolon + Gömlek

Merhaba baycentilmen.com okurları.

Yaz geliyor. Yavaş yavaş mont, kaban mevsiminden deri mont ve hırka dönemine doğru ilerliyoruz.  Bu süreçte, hem şimdi hemde havalar ısındığında tavsiyelerimle birlikte yanınızda olucam gençler. Şimdi bugünkü önerimize gelelim.

Hep diyorum, giyim konusunda basit olun. Siz erkeksiniz. Bu konunun üstüne fazla düşünmeye gerek yok. Klasikten şaşmayın. Fakat temel olarak bilmeniz gereken şeyleri de bilin.

Başlıktan da anlayabiliceğiniz gibi bugünkü tavsiyem, tam bir klasik.

Kot pantolon + Gömlek 

Bu kadar basit.

Gömlek bir erkeğin giyebileceği en şık kıyafet türüdür. Pantolonun içine sokarsanız, kemer ve ceketle birlikte şık ve centilmen bir görüntü oluşturur.


( üstteki manken keten pantolon giymiş ama olsun. )

Eğer pantolonun üstünde bırakırsanızda, asi ve erkeksi bir tarz oluşturur.

Şahsım adına konuşursam günlük olarak çoğunlukla pantolonun üstünde bırakırım. Bu hem şık durur hem de rahattır. Serseri serbest stildir 🙂

Her iki tarzı da kullanabilirsiniz. Renk konusunda da çift renkli, kareli, çizgili gömleklerden ziyade tek renkli gömlekleri tercih etmenizi tavsiye ederim.

Heh şimdi gelelim püf noktaya. Eğer gömleğin boyu kısaysa, o zaman gömlek pantolonun üstünde bırakılır. Slim fit , spor gömlekler olur genelde bunlar. Şimdi serseri serbest stil dedim diye klasik, takım elbisenin içine giyilen tarzda uzun gömlekleri, içine sokmadan giyip sünnet çocuğu gibi gezmeyin ?

Bir daha ki yazıda görüşmek üzere .

Alfa Erkek Nedir ?

Merhaba baycentilmen.com okurları.

O kadar yazı yazdım. Ama daha alfa erkek ile ilgili kendi görüşlerimi size hiç anlatmadığımı farkettim. Şimdi anlatıcam ve soru işaretleriniz kalmayacak.

Alfa tanımı sürü halinde yaşayan türlerin hepsinde varolan bir şeydir. Belli başlı bazı özelliklerinin, sürünün geri kalanından daha iyi olmasından dolayı; sürüde lider konumunda olan erkeğe ya da dişiye alfa denir. Genelde hep erkektir. ( feministler tetiklendi şuan )

Heh dedik ya az önce : ” belli başlı özellikler ” diye. Bu belli başlı özelliklerin hepsi ya doğrudan yada dolaylı yoldan iki temel içgüdüyle alakalıdır.

  1. Hayatta kal
  2. Neslini devam ettir, üre

Aslanlarda yada kurtlarda en güçlü olan başa geçer. Sürünün lideri o olur. Dişilerle çiftleşme hakkına da o sahip olur.

Biz insanlarda alfa kavramının aslanlar ve kurtlarla benzerlikleri var mı ? Tabiiki var.

Peki tamamen aynı mı ? Asla.

Bizde ki alfa erkek şuanda gücünü sadece kaslarından ve genetiğinden almıyor sayın okurlar. Ama yine güç dedim farkettiniz mi ? Güç, her şeydir gençler.

Eğer bir iş yerinin patronuysanız, bu sizin alfa olduğunuzu göstermez. Olsa olsa iş yerinin alfası olursunuz. Ama hayatının genelinin değil. Çünkü hayat sadece o işten ibaret değildir.

İnsan türünde alfa erkek girdiği her sosyal ortamda dikkatleri üzerine çekebilen ve insanların onunla olmaktan bir zevk duyduğu kişidir. Zevk zaten insanın mıknatısı olduğu için haliyle ortamda sözü en çok geçen kişide sayın alfamızdır.

Büyük oranda kişilik özellikleri ve sosyal becerilerle alakalıdır.

Fakat etkileri daha önceden, başkalarından duyduğunuz kadar büyük ölçüde değildir. Bir ara çok mesaj alıyordum. Tcma mı ne sikimse, bir şeyden bahsediyordunuz. Onun ergenlere attığı yalanlar gibi bir özellik değildir. Öyle bir kişilikseniz bütün amcıklar önünüzde sulanıp, erkekler sizi görünce pipileri içeri kaçmaz.

Saçma sapan şeylere kanmayın.

Dış görünüş + Maddi durum + Sosyal Statü+ X = Rüyaların Erkeği

Bu formülü daha önce rüyaların erkeği olmak adlı yazımda vermiştim.

Denklemde x e alfa kişilik diyelim. İnsan türünde şuan ki değerini siz hesap edin işte.

%25 hiç te azımsanacak bir rakam değil gençler. Bu yüzden girdiğiniz ortamlarda dikkat çekmeniz epey yüksek bir ihtimal. Fakat saçma sapan insanların abarttığı kadar da değil yani bunu bilin.

Heh şimdi gelelim, alfa erkeği alfa yapan özelliklere.

Maddeler halinde verelim hemen.

  1. Hem fiziksel hem de mental anlamda ortamdaki diğer insanlardan daha güçlü olması. Fiziksel gücün yansıması beden dili. Mental gücünde en güzel yansımalarından birisi mizahtır. Örnek vermem gerekirse, Hank Moody.
  2. Girdiği ortamda konuşulan her konuda bilgi sahibi olması ve bunu karşısındakilere güzel bir şekilde aktarabilmesi. Kısacası sohbet yeteneği. Temel özelliklerden biri bu.
  3.  Yüksek ego. Ego diyorum çünkü boş egodan bahsetmiyoruz burada. Bununda getirdiği umursamaz tavırlar. Cazibenin köşe taşıdır, umursamazlık ve özgüven. Örnek vermek gerekirse, Tony Stark.
  4. Erkeksi olmak. En önemlisini sona sakladım. Ses tonu ve tavırlarla bezenmiş bir maskülenite. Örnek vermek gerekirse, Jason Statham.

Söyleyebileceklerim şimdilik bu kadar. Eğer sizinde bu konu hakkında farklı görüşleriniz varsa bunu benimle ve diğer okurlarla paylaşmanızdan mutlu olurum gençler.

Bir daha ki yazıda görüşmek üzere.

Kolay Hedef+İyi Oyun= %100 Başarı

Merhaba dostlarım. Sizlere hep diyorum, Judi James’ in beden dili kitabını okuyun. Beden dili konusuna hakim olmak yalnızca kendi hareketlerinizi düzeltmek için değil çevreyi de doğru analiz etmek için kullanabileceksiniz.

Yakın zamanda youtube ta bir kanal dikkatimi çekti. Yabancı bir kanal. İsmi Jack ManleyTV.

Konsepti bildiğiniz sokak röportajları. Türkiye de de bu tarz yayın yapan trilyon kanal var zaten. Yurtdışında da aynısının laciverti. Orda da bir sürü bu konseptte kanal var.

Bu kardeşimizi diğer röportaj kanallarından ayıran bir özellik var. Bu da röportaj yaptığı kadınların çoğunu daha orada tavlaması 🙂 Hatta bir çoğuyla ayaküstü yumuluyolar birbirlerine.

Ben tabiiki de size bunu nasıl başardığını anlatıcam.

İlk olarak Jack kardeşimizin yaptığı doğru şey, nerede avlanacağını bilmesi. Yayın yaptığı yer yanılmıyorsam Las Vegas ta barlar sokağı tarzı bir cadde. Binlerce sarhoş insanın bir caddede aşağı yukarı yürüdüğünü hayal edin. Heh işte öyle bir ortam. Alkolün etkisiyle cinsel isteği ve cesareti de bir o kadar artan kızları hedef olarak seçip onlarla röportaj yapıyor. Ve böylelikle başarı ihtimalini daha da arttıyor gençler. Daha öncede söylemiştim. Hatunlara açılma dersiyle ilgili yazdığım yazılarda. ( okumayanlar okusunlar ) Demiştim ki eğer işin içinde alkol varsa sadece oltayı atmanız bile yeterli olabilir. İşiniz çok daha fazla kolaylaşır yani. Sizde başarı ihtimalinizi artırmak istiyorsanız, reddedilmek moralinizi bozuyorsa ( çok saçma ) , kolay hedef seçeceksiniz kendinize. Bunun başka bir yolu yok.

Jack kardeş hedefi doğru seçiyor. Orası kesin. Ama bir alfa erkek gibi yaklaşmasa kadınlara, bu kadar başarılı olamaz. Arada bazı erkekler bunun çevresine gelip hatunlara karşı onlarda şanslarını deniyorlar mesela ama onlar başaramıyorlar. Jack bir alfa. Öyle olmasa bile öyleymiş gibi yaptığı kesin. Tavrı ve beden dili kesinlikle çok iyi. Şimdi videosunu izleyelim. Daha sonrasında ben yaptığı doğruları size aktarayım ve sizde anlattıklarımı kendinize olumlu şekilde yansıtın tabiiki.

Bu da daha iyi analiz etmek için bonus olsun.

 

Şimdi Jack kardeşin hareketlerini sizin için bir analiz edelim bakalım.

Öncelikle çok rahat bir tavır sergiliyor. Ağzından hiç düşürmediği sakızıyla ve suratından hiç eksik olmayan o piç gülüşüyle adeta karşısındakine; ben senden üstünüm imajını rahatlıkla veriyor.

He sakız demişken ona da bir değineyim. Hayvan türlerinin neredeyse hepsinde şu özellik vardır. Yemeği yemeden önce ortalığı iyice kolaçan eder. Hiçbir tehlike unsuru yoksa rahat rahat yemeğini yer. Aslan belgesellerindeki ceylanları görmüşsünüzdür. Sesi duyunca nasılda hemen çiğnemeyi bırakıp kulakları dikerler. Bir tehlike unsuru varsa çiğneme işi artık bırakılır. Vücut içgüdüsel olarak donma ve hemen ardından kaç yada savaş sinyalini verir. Bu insanlarda da böyledir. Neticede hep şuan ki gibi eti marketten almıyoduk. İnsanlığın tarihi çok uzun olduğu için uzun bir süre biz de aynılarını yaptık. Dolayısıyla bu içgüdüler hala bizde de var. Sakız çiğnemenin bize olan etkisi de bu yüzden şöyledir : Rahat rahat çiğnediğime göre etrafta herhangi bir tehlike yok. O yüzden rahatıma bakabilirim. Bu yüzdendir ki sakız çiğnemek kişiyi rahatlatır. Stresi azaltır. Bu yüzden sürekli yanınızda bulundurmanızda fayda var gençler.

Jack in bir başka iyi yaptığı harekete geçelim şimdi. Dikkatli şekilde bir daha izlerseniz, hatunlara neredeyse vücudunu yaslayacak kadar çok yaklaşıyo, adeta meydan okuyo. Ben senin alanına rahatlıkla girerim imajı veriyo. Cüretkar bir hareket. Genelde bir kızdan hoşlanan beta bir erkek kızı dansa kaldırdığında bile arada 1 metre mesafe olur illa görmüşsünüzdür 🙂 Aradan kamyon geçer. Jack bunu yapmıyor. Tam tersi meydan okuyo.

Yaptığı bir diğer hareket ise, bu açıkçası hareketleri arasından en dikkat çekeni. Hatunlarla normal bir konu konuşurken bile kafasını iyice yana eğip göz teması kurması. Bunu genelde öpüşmeden hemen önce yapar herkes. Jack bunu normal bir konu üzerinden konuşurken yapıyor. He haliyle karşıdaki erkeğin sanki her an onu öpücekmiş gibi durması hatunların içini kıpır kıpır yapıyor. Kusursuz bir beden dili örneği.

Son olarakta yaptığı bir şeye daha değineyim. Sohbetin samimiyetinin arttığını hissettiği gibi hemen temasta bulunuyor. Ya elini omzu atıyor. Ya elini beline doluyor. Ama bir şekilde temas ediyor. Bu da işin artık son noktası zaten. Buna da itirazı olmayan bir hatun artık çoktan düşmüş oluyor gençler.

Gördüğünüz gibi baya bir analiz ettim. Aslında bomboş bir içeriğe sahip bir video dan neler çıktı. Beden dilini bu yüzden öğrenmeniz gerekiyor dostlar. Size bu yazıdaki son tavsiyem de bu olsun.

İnsanları istediğiniz gibi yönlendirmek istiyosanız, onların içini okuyabilmelisiniz.

Hadi eyvalla. Bir başka yazıda görüşmek üzere.

 

Mutlaka İzlemeniz Gereken Türk Dizileri

Merhaba dostlar. Bugün güzel bir konumuz var.

Bilenler bilir. Severim dizi, film, belgesel olayını. Daha öncede size dizi ve film tavsiyeleri yaptım. Fakat farkettimki yerli yapım dizileri atlamışım.

Bu dizi olayı Türkiye de artık değişmesi gerekmiyo mu sizce de gençler ?

Çukur diye dizi yapmışlar. Herkes izliyor. Ama dizi 2.5 saat amınakoyim. Tamam 2.5 saatte atomu parçalamıycam. Ama o kadarda değersiz bir vaktim yok. Gerçi dizinin çok iyi olduğuna inancım tam olsa sokarım vaktine, illa ayırırım vakit. Ama açıkçası çokta mükemmel bir şey beklemiyorum. Dizi hakkında duyduklarım ve sosyal medyada gördüklerim sayesinde bütün konuya hakimim, siz düşünün. Hee çok iyi oyuncular var. Rıza Kocaoğlu gibi. Ama çok bir şey beklemiyorum ne yalan söyliyim. Benim görüşüm bu yönde.

Bugün sizlere şuana kadar izlediğim en iyi Türk dizilerini önericem. Size şunun garantisini veriyorum ki bunlar ayırdığınız her saniyeye değecek diziler. Sizde bu dizileri mutlaka izlemelisiniz. Çok uzatmadan dizilere geçelim.

Ezel

Abartmadan söylüyorum. Ezel, gelmiş geçmiş en iyi Türk dizisidir. Ve bana göre dünya çapında bir iştir. Şuana kadar yabancıların yaptığı çoğu efsaneyi izledim. Game of thrones , oz, spartacus bu liste baya uzar gider. Ama hiçbirinde Ezel’i izlerken aldığım kadar keyif almadım.

2009 yılında çıkan bir dizi. Başrolde Kenan İmirzalıoğlu. Severim kendisini. Mankenlikten geçipte bu kadar iyi oyuncu olan nadir kişilerdendir. Dizinin senaryosu ünlü roman, Monte Cristo Kontu’ndan esinlenerek yazılmış. Çok farklı tabi ikisi. Ben kitabı da okumuştum. Ezel daha iyi ?

Her karaktere ayrı bir dizi çekilse izlenir. Dayı, Ezel, Cengiz, Kerpeten Ali, Eyşan. Hepsi ayrı bir hikaye.

Süre olarakta diğer dizilere göre çok daha iyi. Ezelin bölümleri 1 saat 30 dakika gençler. Gayet güzel bir süre Türkiyedeki bir dizi için.

Benim dizide en beğendiğim karaktere gelirsek, o da Kerpeten Ali gençler :)) Reis bu nası bir oyunculuktur be. Efsane inişleri çıkışları ve tarzı olan bir karakter. Evi ve arabası da hayran bırakır.

He Ramiz Dayı hariç en sevdiğim karakter bu tabi 🙂 Onu saymama gerek bile yok. Tuncel Kurtiz’e burdan bir allah rahmet eylesin demeyi de unutmayalım.

Eyşan’ın babası da türk dizi tarihinin en piç karakteridir. Yakışıklı Serdar. Dikkatle izleyin :))

Ramiz dayının ve Kerpeten Ali’nin bir arada olduğu şu güzel sahneyi de buraya bırakıp bir sonraki dizimize geçelim.

 

 

Kuzey Güney

Bir diğer efsane. Bu diziyi izleyip te Kuzey gibi konuşmaya, onun gibi davranmaya başlamayan bizden değildir :))

Nedense öyle bir etkisi vardır. Ben bile telefonu işaret parmağımla tutardım o ara he 🙂 Gel aslan, amınakodumu zıpzıpı gibi kelimeleri de yıllarca kullandık :))

Mükemmel bir senaryo ve çok iyi bir başrol karakterine sahip dizidir. Yan karakterleri de en az başrol kadar iyidir. Rıza Kocaoğlu’nun hayat verdiği Ali karakterini de bir ayrı sevdik hepimiz.

Dizi 2011 yapımı. Başrol de Kıvanç Tatlıtuğ. O role o kadar çok oturmuş ki sanki gerçekte de öyleymiş gibi geliyo bana 🙂

Dizi süre olarak 2 saat dostlar.

Kuzey Güney de yer yer “makara” da çoktur. Hatırlayınca güldüğüm epey bir sahnesi var.

Kesinlikle izleyin.

O güldüğüm sahnelerden birini de buraya bırakıp bir sonraki dizimize geçelim.

 

 

Suskunlar

Bir diğer efsaneye geldik. Suskunlar, ağlatır dostlar. Acıtır bu dizinin hikayesi. Daha sonra da intikam zamanı geldiğinde sanki sizde alıyomuşsunuz intikamınızı gibi hissettirir. Rahatlatır.

Dizi 28 bölüm. Biraz erken bitti. Doya doya biraz daha izlemek isterdik ama kısmet böyleymiş. Her bölüm ezel de olduğu gibi 1 saat 30 dakika. Çok iyi.

Oyunculuklar burada da üst düzey. Sarı karakterini canlandıran Sarp Akkaya, Ezel de olduğu gibi burada da çok iyi bir iş çıkarıyor.

Bu diziden de bir sahne bırakalım buraya 🙂

 

 

Evet dostlarım, benim izlediğim en iyi yerli diziler bunlar. Bunlar kadar iyi olmasa da yine çok iyi diziler de var.

Karadayı, Kardeş Payı ve Behzat Ç. Bunlarda standartların epey üstünden diziler.

Farkettim ki yukardaki dizileri anlatmışım ama hiçbirinin konusunu yazmamışım :)) Gerek yok. İzleyince görürsünüz.

Şuanda da güncel diziler arasından izlediğim, sıfır bir var gençler.

Birde izlemeyi düşündüğüm var bir tane. Börü. Yeni başlıycaktı bu ara. Biriktirip izlerim büyük ihtimal. 60 dakika olmasıda ayrı bir sevindirdi gerçekten.

Bu yazı burada biter. Eğer sizlerinde bana önerileri varsa yerli yapımlardan, aşağı yazarsınız. Bir daha ki yazıda görüşmek üzere.

Kısa Boylu Erkekler İçin Giyim

Merhaba dostlar. Kısa arkadaşlar çok bastırdı yazı isteriz diye kıramadım. Açıkçası bu konuyu dert etmeyin. Kilo konusunu dert edin, göbeği edin. Ama boyunuzu değiştiremezsiniz. Bunu benimseyin. Yapılan bir şakada darmaduman oluyosunuz amınakoyim. Suratınız düşüyo, yada sinirleniyosunuz. Hatunların testlerinden nasıl geçeceksiniz ? Tamam kısa boy kötü bir özellik. Tercih hakkı olsa hiçbiriniz seçmezsiniz bunu. Fakat bunu benimsememekte bir özgüvensizliktir.

Yakın çevremde bazı arkadaşlar var. Kısalar fakat özgüven bomba. Olması gerektiği gibi yani.

Zaten diğer özellikleriniz iyiyse, özgüveniniz yüksekse hatunlar bu durumu çok dert etmiyolar gençler. Tabi aynı özelliklere sahip bir uzun erkeğin daha çok şansı var bu da bir gerçek. Sizin yapacağınız şey boyunuzu olduğundan daha uzun göstermek. Bu da tarzla olur. Uzun göstermekte kilit nokta bacak boyudur. Bacak boyunuzu daha uzun gösterirseniz, olduğunuzdan daha uzun görünürsünüz. Bir illüzyon gibi adeta.

Kadınların bacak boyları, erkeklere göre daha uzundur her zaman. Benim boyum 180-185 arası. Aynı boyda bir kadın benden çok daha uzun gözüküyo mesela. Tabi her şey yan yana gelene kadar 🙂 Yan yana gelince ya aynı yada kısa. İşte bacak boyunun böyle bir etkisi var dostlar.

Kısa erkeklerin spesifik olarak nasıl giyinmesi gerektiği konusunda çok fazla bilgim olmadığı için bu konuda bir araştırma yaptım. Güzelde bir entry buldum ekşi sözlükte. Tamda bu konu hakkında. Size yardımcı olucağını düşünüyorum. Başlığın adı : kısa boylu erkeklere verilen tavsiyeler. Yazarın adı : yalanda olsa mutluyum. Burdan ona respect atın 🙂 Yazısıda şu şekilde :

” gercekten yardimci olmasi gereken tavsiyelerdir.

ama burda öyle mi? yok amk. uzunlar kendi egosunu parlatmis, kisalar para bul huzur bul demis, birkac iyi niyetli arkadas ise kisilik, beyin, kafa filan demis.

olm bu dediklerinizden cogunu belli bir yastan sonra degistirmesi cok zor. ben vereyim tavsiye de su kisa kardeslerim bayram etsin.

ben kendim cok uzun degilim, 170 cm den hallice. topuksuz ayakkabisi olmadan 174 cmlik türk hatun ile de takildim, 172 lik polonyali ile de ve az kalsin 180 lik litvanyali ile bir aksam arkadaslik etmek üzereyken imana gelip uzaklastim ortamdan. neyse bunlar derin mevzu. 

simdi ben size esprili olun zeka gösterin diyemem eger sizde az varsa bu yeteneklerden. 

kilik-kiyafet;

babacim lütfen genis sekilde duran boru paca pantolona son verin. tasli desenli kot olmayacak. düz lacivert düz siyah olmadi düz italya milli forma mavisi pantolon giyecen. tam athena gökhaninkiler gibi olmasa da assagi dogru hafif daralacak. pacasi gerekirse kisa kesim olacak (hipsterler gibi degil anla iste) yani ayakkabi üzerinde kümelenmeyecek o paca. kis mevsiminde daha dar paca altina karizma yine düz desensiz kahve yada siyah yarim bot. ama o topuklari grayder gibi olanlardan degil. hep elegant ama hafif yüksek hep sade. bu entry sevilirse fotolar eklerim.

pantol ayakkabiya devam; yazin kar gibi beyaz ama yine sikmayacak kadar dar kesim güzel keten pantol. altina maalesef iste topuksuz giyecez. yazlik ayakkabilar varya adini bilemedim onlardan. terlik opsiyon bilemem.

üst kisma gelelim. sadece arkadas ortaminda üzerinde koca koca joker, batman, superman logo resim neyse onlardan olan seylerden giyecez, tatmin olacaz. hatunlu ortamlarda t-shirt üstü büyük motif kesinlikle yasak. yassak. kisa ve sikmayacak kadar yine dar kesim, düz renklerde t-shirt olacak. ha pazardan alinma gibi olmasin tabi ama, misal isim vermek istemiyorum bazi markalarin ufak bir amblemi var gögüs yada kolda gerisi cok tatli, pembe, mavi, kirmizi t-shirt iste. altina iyi pantolonla mükemmel gider. genis gömlek bize yasak. gömlegi pantolon icine sokmadan sarkitmak yasak. biz kisayiz. olaki buldun bir kisa spor gömlek birak pantol üzerine. 

slim fit. iste bizim sihirli kelimemiz. takim elbisede slim fit gömlekte slim fit. bukadar. o nedenle bize göbek yasak. her nekadar bazi inekler ötsede burda yelek bile giyersin o gömlege.

kis mevsimi geldi. bize uzun palto sadece dügün, nikah gibi ortamlarda gerek, acil durumda. yoksa dar deri ceket. yada kisa kesim kislik ceket. götün altina inmesin lütfen. buralari editlerim istek olursa.

saclar;

eger dikince yakisiyorsa istedikleri kadar apaci desinler sen hafif dik yukari. ama apaci gibi degil. tezata gel. uzun sac malesef olmuyor bize. kenarlar mümkün mertebe kisa üstler uzun hafif havaya kalkacak saclar. hem bu aralar moda. yirttik yani. sakal opsiyonel. 

hayvan gibi büyük saatler olmaz. yasak degil ama mekruh. hep nazik, takilar olacak. bir ince deri bileklik filan iyidir. agir demir kordonlu saatleri birak. nazik, deri, karizma kordonlu saatlere yönel.

aklima simdi bukadar geldi. bu yazdiklarim sallama degil son 10 yilin birikimi. sac da uzattim sakal da, uzun pardesü de giydim, bol paca pantol da. her boku yedim.

su anki partnerim 170 cm boyunda. topuklu giyince benden uzun oluyor. ama misal bir party, kokteyl bilmem ne ortaminda jilet gibi slim siyah takimlari cekip 2-3 cm topuklu (cok aradim bunu, özel yapim gibi) sade kunduralarimi giyince, gayet yakisiyoruz. kadin bana diyor ki sen bukadar kisa olup nasil manken gibi karizma olabiliyorsun.

ha unutmadan özgüven lazim. dik duracaksin birde. sakin omuzlarin düsmesin. elinde bardak bir ortamda ayakta dururken kendini daniel craig gibi düsüneceksin. tom cruise yi unutma. takip et bu adamin tarzini. 

bir de kisilik, insaniyet gibi konular var. o zaten kisa uzun herkese lazim. ben kendimde olduguna az da olsa inaniyorum. iyi günner. “

Bu yazı eminim yardımcı olmuştur. Bir daha ki yazıda görüşmek üzere dostlar.