Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

baycentilmen

Rüyaların Erkeği Olmak

Merhaba gençler. Beni bir süredir tanıyosunuz. İnstagramda yazdıklarımı okudunuz. Okumadıysanız girin okuyun. Sonradan siteye geçtik burda da iyi kötü bir 15 gün oldu.

Ama hala buranın asıl amacını kavrayamayan arkadaşlar olduğunu farkettiğim için bu yazıyı yazmak istedim. Öncelikle burayı kız tavlama taktikleri veren bir blog sanıyosan yada benden beklentin buysa, derhal siktir git. Bana kıza ne yazayım, kıza napayım, hatuna ne diyeyim, nasıl kendime bağlıyım tarzı yazan arkadaşlar var hala. Al halatla bağla amk.

Burası alfa erkeğin mağarası. Bu ismin bir anlamı var. Mağara eskiyi temsil eder. Geçmişi anımsatır. Sıfırdan bir insanın ilk halini anımsatır. Burası sıfırdan başlayıp sizi o eski maskülen,güçlü,savaşçı,usta erkek yapmak için var. Hepiniz bu mağaradan başlayıp en tepeye çıkıcaksınız şayet yazılan şeyleri uygularsanız.

Daha önce birçok yazımda bahsetmiştim. Açın hepsini okuyun tekrardan. Bizim değerimizi belirleyen şeyler belli dostlarım. Bunları geliştirmediğiniz sürece çok bir şey beklemeyin. Pick up artistler yada bu konuda ahkam kesen başka insanlar hep dış görünüşün yada paranın bir öneminin olmadığından bahseder. Hayır kardeşim yok öyle bir şey. Onlar size böyle söylüyo çünkü size hayal satıyolar. Öğrettikleri taktikleri öğrenince her şeyin farklı olucağını ileri sürüyolar. Geri kalan her şey sözde önemsizmiş. YALAN. Çünkü bu işten bir çıkarları var.

Bakın daha öncede söyledim ama bunu bir denklem haline getirmek istedim daha iyi anlamanız için.

Dış görünüş + Maddi durum + Sosyal Statü+ X = Rüyaların Erkeği

X olarak yazdığım şey ise sizin karakteriniz, hayata bakış açınız ve sosyal becerileriniz (iletişim,genel kültür vs..).  Bazılarınız sadece bu X i geliştirince her şeyin mükemmel olucağını sanıyo 🙂 Hayır olmuycak.

Eğer hepsini geliştirirsen her şey mükemmel olucak kardeşim.

Kafayı sadece kadınlara takıp onlardan başka hiçbir amacı olmayan arkadaşlar artık feminenleşmiş erkek neslinin yeni ürünleri.

Tarihe bakarsanız eğer tarih her zaman büyük buluşlara imza atmış bilim adamlarını, büyük savaşlar kazanmış komutanları, büyük kahramanlıklar yapmış askerleri,büyük sanatçıları,oyuncuları yazar. Peki sizce bu adamlar kadın konusunda bir sıkıntı yaşıyo muydu ? Muhtemelen canının istediğini tavlayıp işini görüyodur. Yada kendi kadınıyla birliktedir. Ama asla 31 çekmemiştir amk.

İşin komik yanı hepsinin öncelikli amaçları listesinde, muhtemelen kadınlar ilk 5 te bile değil.

Bu yüzden artık hatun tavlamaya kafayı bu kadar takan arkadaşlarla değil daha zeki olanlarla yoluma devam edicem.

Daha realist bir şekilde yola devam edicez artık. Sıra sıra yazdığım ; dış görünüş,maddi imkanlar,sosyal statü ve x in içinde yer alan sosyal beceriler, genel kültür, davranışlar, bakış açısı gibi konuların hepsine değinicem.

Geçen bilardoyla ilgili yazı yazdım. Bir tanesi yazmış kadınlarla ilgili yaz reis napalım bilardoyu. Neyse sövmüycem. Sen instagram keşfette gününün yarısını geçirmeye devam et.

Kadınlar hakkında taktikleri bugüne kadar arz-talepten dolayı yazdım. Bundan hatunlar konusuna da daha realist yaklaşıcaz. Hatunlar hakkında az bilinen şeyler üstüne gidicez. Ama asla bana bir daha hatuna giriş cümlesi olarak ne diyim, hatuna ne diyim yada nasıl kendime bağlarım, napayım gibi saçma sorularla gelmeyin. O amaçla takip edende terketsin zaten burayı. Az ama daha zeki ve en tepeye çıkmak isteyen kardeşlerimle yola devam etmeyi tercih ederim.

Bir daha ki yazıda görüşmek üzere dostlarım.

En Karizmatik Spor : Bilardo

Merhaba dostlar. Hepinizin yaptığı buluşlarla tanıdığı Nikola Tesla nın konumuzla alakalı bir sözüyle başlamak istiyorum. Abimiz demiş ki : “Bilardo; Satranç kombinasyonları, fizik yasaları ve insan beyni ile vücut hareketleri arasındaki gözle görülür dikkat çekici bağlantının birleşiminden oluşan algılanması belki de en güç mükemmelliğin oyunudur”.

İşte bilardo tam olarak böyle bir spor gençler. Üstüne bir de oyuncuların resmi bir davete katılıyormuşçasına şıklıkları, sporun içindeki gözle görülür zeka faktörü ve oyunun centilmenliği eklenince; benim bu spora tutulmamam mümkün değildi 🙂 Hani ilk yazılarda rugby ye tam bir erkek sporu dedik ya, bilardoya da aynısını rahatlıkla diyebiliriz. Kadınlarla da oynaması aşırı keyifli bu arada tavsiye ederim :))

Bir çok ayrı türde oynanan bilardo genel olarak delikli ve deliksiz olarak 2 ye ayrılır. Deliksiz bilardoya örnek vermek gerekirse 3 top bilardoyu verebiliriz. Ülkemiz bu konuda ciddi anlamda iyi gençler. Semih Saygıner, 3 top bilardo konusunda bütün dünyada adını duyurmuş ve sadece bizde değil bütün dünyada efsane olan bir abimiz. Gurur duyuyoruz tabiiki.

Ama ben delikli bilardodan hem oynayış hemde seyir zevkinden dolayı daha çok keyif alıyorum. Delikli bilardoya 8 top, 9 top, snooker gibi örnekler verebilirim. Genelde biz de herkesin oynadığı 8 toptur. Düz mü giricek acaba parçalı mı 🙂 Hatırladınız dimi ?

9 top biraz daha zor çünkü topları numaralarına göre sıralı şekilde sokmak zorundasınız.

Snooker ise en zoru. 15 kırmızı top, farklı renklerde ve farklı puanlarda başka toplar. Bir kırmızı bir renkli şeklinden gitmeniz gerekiyor kural gereği. Ve kırmızılar tamamen bitmeden attığınız her renkli top tekrardan masaya çıkartılıyor. İngilizlerin çıkardığı bir tür. Her alanda farklı olma çabalarını bilardoya da yansıtmışlar. Normal amerikan bilardo masasının nerdeyse 2 katı büyüklüğünde bir masada oynanan snooker, bu saydıklarım arasından en keyifli olanı.

Türkiye’de snooker oynanıcak mekan sayısı sayılıydı, şuan sayıları biraz artmış vaziyette. Biz de o kadar yaygın değil fakat kesinlikle izleyip takip etmelisiniz dostlar. Özellikle Ronnie O’Sullivan diye bir abi var ki bu sporu tek başına sevdirebilir. Snookerın Maradonası diyebilirim. Karakter olarakta biraz İbrahimoviç 🙂 Tabiiki yukarda resmini koyduğum Neil Robertson ve Mark Selby gibi isimleride unutmamak gerek. Eurosporttan takip edebilirsiniz özellikle bu saydığım adamların maçlarını.

Kısacası hepinize oynamayı ve izlemeyi tavsiye ediyorum. Bende şuan başlayalı çok olmadığı için istediğim seviyede değilim. Bir ıstaka alıp uzun potlara biraz çalışmam lazım o konuda biraz sıkıntılar var. Uzatmadan sizin için seçtiğim bir kaç video ile sizi başbaşa bırakıyorum. Kolay gelsin gençler.

 

 

 

Konuşacak Konu Bulamamak

Merhaba gençler. Çok sık olarak şu tarz mesajar alıyorum. Usta kızla ne konuşucam ? Hangi konulardan bahsediyim ?  Senin bahsettiğin ilginç konular neler ? gibi gibi bu tarz mesajlar.

Şimdi öncelikle ilk 2 soruya yanıt vericem. Gereksiz bir endişe taşıyosunuz. Bu düşünülcek bir konu değil çünkü. Bunları yazan arkadaşların sadece tek bir kıza yazdığını ve farklı seçeneklerinin olmadığını, bu sorulardan rahatlıkla anlayabiliyorum 🙂

Hep dediğim gibi ne kadar çok seçeneğiniz olursa, her konuda o kadar rahat olursunuz. Tek bir kızla flört edince yokluk kafasıyla o kıza aşırı ilgi gösteriyosunuz ve kızın gözünde “bu yüksek değerde bir erkek değil, benden başka bir seçeneği yok” algısı oluşuyo. Ondan sonra ya sizi friendzone a atıyo yada sizi evirip çevirip istediği gibi oynatıyo.

Seçenekleri olan erkek ise kızı yeterince sallamıyo çünkü pelinsu olmazsa minesu var 🙂 Kızda haliyle bu tavırlarından dolayı onun yüksek değerli olduğunun farkında. Zaten açık olan kapılar daha da açılıyo yani dostlarım. Filmlerde, dizilerde yada çevrenizde bu işlerde başarılı olan adamlara bakın. Hepsinde o umursamazlığı görüceksiniz. O yüzden bu yokluk kafasından çıkıp bir çok kızla flört edin. Artık bu çok kolay. Tinder, instagram, swarm vs.. Sadece oturduğunuz yerden bile başlatabilirsiniz bunu artık öyle bir devirdeyiz.

Şimdi gelelim şu ilginç konular mevzusuna.

Gençler insanların büyük çoğunluğu bir rutin içinde yaşar ve haliyle bu konuştukları konularda genelde rutin konulardır. Bunlar genelde sıkıcı konulardır aynı zamanda. İnsanlar rutinden bunalırlar ve hep bir çıkış noktası ararlar. Onları rutinden çıkartan ve eğlence vadeden bir konuşma onlar için o çıkış noktasıdır

Daha öncede söylediğim gibi, dikkat ettiyseniz ortamdaki o eğlenceli, makarayı çeviren adam her ortamda aranan adam olur ve genelde grubu tamamen onlar yönlendirir 🙂 Çünkü insanlar kendilerini rutinden çıkartan ve eğlence vadeden her türlü konuşmaya ve aktiviteye tıpış tıpış gelirler. Buna ihtiyaç duyarlar. Siz hala gidip rutin ve sıkıcı konulardan bahsederseniz tabiikide diğerlerinden hiçbir farkınız olmayacağı için elenirsiniz.

Böyle biri olmak doğuştan bir yetenek gibi gözükse de aslında geliştirilebilir. Hobileriniz, bilgi dağarcığınız ve mizah kabiliyetiniz ne kadar iyiyse sizde bu konuda o kadar iyi olursunuz.

Bu yüzden belgesel izleyin. Kitap okuyun. Karikatür takip edin. Film ve dizi zevkiniz olsun. İlginç hobiler edinin. Şimdide diyecekler ilginç hobiler neler 🙂 Yani futbol maçı izlemek, pc oyunları oynamak değilde, ortalama insanların daha az yaptığı şeyler.  Geçenlerde bir yazımda rugby den bahsetmiştim mesela onun gibi. Şu sıralarda çok fena snooker a sardım bu arada. Onunla yada genel olarak bilardoyla alakalı da bir yazı gelebilir buradan duyurayım 🙂

Umarım artık ne konu bulsam diye düşünmezsiniz 🙂

Ceo ve Güzel Kız

Daha önceki Cinsel Pazar Değeri adlı yazımda bahsettiğim gibi biz erkekler olarak değerimizi artırmak kendi elimizde gençler. Kadınların ise bu konuda yapıcakları çok bir şey yok. Tamamen doğuştan gelen özellikleri çekiciliklerini belirliyo.

Verdiğim ilgili grafikte bizler 30 lu yaşların sonunda maksimum değerimizi görürken, onlar 23 yaşından sonra gerilemeye başlıyolardı. Çünkü güzellik geçicidir dostlar 🙂

Tam da bu konuyla ilgili tesadüfen gerçek bir olayı anlatan bir yazıya denk geldim. Bunu sizle paylaşmak istedim.

Dünyanın en büyük finans şirketlerinden J.P. Morgan’ın CEO’su James Dimon, günümüzde epey sayıları artan, güzelliğiyle herşeyi elde edebileceğini sanan bir kızın, ona attığı e-maile güzel bir ayar vermiş 🙂 Sizinde mantık olarak olaya böyle bakmanızı istiyorum. Fazla uzatmadan yazıya geçelim.

Önce kızın J.P. Morgan’a yolladığı elektronik postaya bir göz atalım:
“Sayın Morgan, size karşı dürüst olacağım. Bu yıl 25 yaşına giriyorum. Çok güzelim, iyi bir stilim var ve kaliteli şeyleri severim. Yıllık geliri en az 500 bin dolar veya daha fazla olan bir adamla evlenmek istiyorum.
Açgözlü olduğumu düşünebilirsiniz, fakat New York’ta yıllık geliri 1 milyon dolar olan insanlar maalesef orta sınıf sayılıyor. Çok şey istemiyorum.
Sizin sitenizde yıllık geliri 500 bin dolar veya daha fazla olan birileri var mı? Hepiniz evli misiniz? Bu konuları merak ediyor ve sormak istiyorum, sizin gibi zengin insanlarla evlenmek için ne yapmam gerek?
Bugüne kadar birlikte olduğum erkekler arasında en zengini yılda 250 bin dolar kazanıyordu. Central Park’ın batı yakasında, yüksek bütçeli rezidanslarda yaşamak isteyen biri için yıllık 250 bin dolar yeterli değil.
Size alçak gönüllülükle soruyorum;
1) Zengin bekârlar nerede takılır? (Lütfen bar, restoran, spor salonu, kulüp vs. gibi mekânların isimlerini ve adreslerini yazar mısınız?)
2) Hangi yaş kategorisine odaklanmalıyım? 3) Çoğu zenginin eşleri neden ortalama güzellikte? Birkaç kızla tanıştım; güzel veya ilgi çekici değiller ama zengin erkeklerle evlenebilmişler.
4) Kimin karınız, kimin yalnızca sevgiliniz olabileceğine nasıl karar veriyorsunuz? Benim hedefim evlenmek. Zengin bir adamla evlenebilmek için ne yapmalıyım?”
Saygılarımla
Bayan Güzel

İŞTE DIMON’UN KIZA YANITI

“Sevgili Bayan Güzel, yazınızı büyük bir ilgiyle okudum. Tahmin ediyorum ki sizin gibi aynı soruları soran pek çok genç kız vardır.
Lütfen profesyonel bir yatırımcı olarak durumunuzu analiz etmeme izin verin. Benim yıllık gelirim 500 bin doların üzerinde, sizin kriterlerinize uyuyor, bu sebeple zamanınızı boş yere çalmadığımı umut ediyorum.
Bir işadamı gözünden bakarsak, sizinle evlenmek kötü bir fikir. Nedeni ise çok basit, lütfen açıklamama izin verin.
Detayları bir kenara bırakırsak, yapmaya çalıştığınız şey ‘güzellik’ ile ‘para’ ikilisini takas etmek: A kişisi güzelliği sağlar, B kişisi de bunun için ödeme yapar, gayet adil.
Fakat burada ölümcül bir problem var; sizin güzelliğiniz kaybolacak ama benim param iyi bir sebep olmadıkça tükenmeyecek.
Aslına bakarsanız, benim gelirim yıldan yıla artabilir, ancak siz yıldan yıla güzelleşemezsiniz. Bu sebeple, ekonomik açıdan bakarsak, ben değer kazanan bir varlıkken siz değer kaybeden bir varlıksınız. Hem de sıradan bir değer kaybı değil, katlanarak artan bir değer kaybı.
Eğer güzellik sizin tek varlığınızsa, değeriniz 10 yıl sonra çok daha düşük olacak.
Wall Street’te kullandığımız bir terimden yola çıkarsak, sizin için ‘takas pozisyonu’ diyebiliriz, ‘satın al ve bekle’ değil.
Sizi satın almak iyi bir fikir değil, bu sebeple kiralamayı tercih ederim. Çünkü alışveriş değeri düşen bir şeyi uzun süre elde tutmak hiç de akıllıca değildir. Şüphesiz; aynı şey sizin istediğiniz evlilik için de geçerli.
Bu yazdıklarım size zalimce geliyorsa bir de şöyle düşünün; tüm paramı kaybetseydim, beni terk etmez miydiniz? Aynı şekilde güzelliğinizi kaybettiğinizde, benim de çıkış yolunu bulmam gerekmez mi?
Yıllık geliri 500 bin doların üstünde olan insanlar aptal değil; sizinle yalnızca çıkarız ama evlenmeyiz. Size, zengin bir adamla evlenme fikrini unutmanızı öneririm.
Bu arada, yılda 500 bin dolar kazanan o zengin siz olabilirsiniz. Zira o kadar parayı kazanmak, zengin bir aptal bulabilme ihtimalinizden daha yüksek.”
CEO J.P. Morgan

Çalışmaya ve her geçen gün daha fazla değer üretmeye devam gençler. Umarım bu yazı sizi epey motive etmiştir. Bir başka yazıda görüşmek üzere.

Alfa Erkeği Belgeseli : Ape Man

Anlattıklarımı okumak dışında öğrenmenizin farklı metodlarıda olucağını düşündüm. Bu yüzden sizlerle, epey eskiden izlediğim bir belgeseli paylaşmak istedim dostlar.

Belgeselin adı Ape Man.

3 kısma ayrılan bu belgeselin konuları sırayla : Baskın erkek, ilişki ve sosyal statü.

Bugüne kadar anlattığım şeyleri daha iyi anlamanızı sağlıycak ve size ekstra bilgilerde vericek güzel bir belgesel. Özellikle  Alfaymış Gibi Yapmak adlı yazımda bahsettiğim beden dili ve diğer hareketlerin anlamları açısındanda kesinlikle izleyin arkadaşlar.

1. Bölüm : Baskın Erkek

2. Bölüm : İlişki

 

3. Bölüm : Sosyal Statü

Film Tavsiyesi #2

Gençler bu film hakkında çok konuşmak istemiyorum 🙂 Hepinizin ilgisini çekiceğine eminim. James Mcavoy abimiz yine bad boy luğun kitabını yazmış. Filmde tam bir alfa erkeği. Fazla uzatmadan filmin konusu ve fragmanı aşağıda. İyi seyirler.

Filmin Konusu

Bruce Robertson’ın kendi halinde bir polis memuru olduğu günler artık çok geridedir. Genç memurun belki de her şeyi düzeltebilmek için kurduğu terfi hayalleri onu günden güne bambaşka birine dönüştürmektedir. Bruce için terfiye giden yol bir hayli kutsaldır ve kendisi bu yolda tehlikeden tehlikeye koşarken rakip olarak gördüğü çalışma arkadaşlarına türlü tezgahlar hazırlamakta son derece yeteneklidir. Ancak durumu bu denli basit değildir; zira uyuşturucu bağımlığı ve acı dolu geçmişi peşine bırakmadıkça hırsları ve halüsinasyonları katbekat artar. Bruce, yakın zamanda yaşadıkları bölgede işlenen vahşi cinayetin soruşturmasını lehine çevirmek için tüm dikkatini bu davaya verir; eş zamanlı olarak da çalışma arkadaşlarının her birine ayrı bir tezgah hazırlar. Ne var ki uyuşturucu, karısının hayaleti ve peşini bir an olsun bırakmayan geçmişi başına türlü belalar açacaktır.
Filmin senaryo yazarı ve yönetmeni Jon S. Baird. Oyuncu kadrosundaysa övgü gören performansıyla James McAvoy’a, Jamie Bell, Jim Broadbent ve Eddie Marsan gibi isimler eşlik ediyor.

Fragman

Erkeğin Yakıtı : Testosteron

Size bir hormonun mutluluğunuzu, başarınızı, çekiciliğinizi ve hayat enerjinizi etkileyeceğini söylesem inanmıycaksınız büyük ihtimalle. Haadi lan ordan piç
diyceksiniz 🙂 Ama ben demiyorum usta, bilim diyo bunu. İşte testosteron tam olarak böyle bir hormon gençler.

Testosteron aynı zamanda saldırganlığı, rekabeti ve gücüde tetikleyen bir hormon. Bu bir yerden tanıdık geldi mi 🙂 Erkeklerde testosteron seviyesi kadınlara göre
daha fazla olduğu için biz erkekler daha saldırgan, daha güçlü ve daha rekabetçi eğilimleri bunun fazla olmasından gösteriyoruz. Sırf cs 1.6 da arkadaşı onu
bıçakladı diye internet kafenin önünde arkadaşına bıçak çeken gördüm lan :))

Bu hormondan kadınlarda, bize göre çok az miktarda var. Kadınında hayat enerjisini ve mutluluğunu veren bir hormon aslında. Testosteronun bir kadında fazla olması
çok göze çarpar. Aşırı hırslı, rekabetçi, kariyerinde yükselmeye çok önem veren yada böyle erkeksi tavırlar sergileyen bir kadın görürseniz bilin ki onun testosteron
seviyesi hemcinslerine göre epey yüksektir. Çevrenizde illa vardır böyle “delikanlı kız” diye tabir edilen kızlardan 🙂 Genelde çok erkek kankası vardır ve normalde
erkek erkeğe yapıcağınız muhabbetleri bile o varken rahat rahat yaparsınız 🙂 Hatta o da size katılır.
Buraya kadar bizim açımızdan bir sıkıntı yok. Ama şunu farketmişsinizdir ki günümüzde böyle kadınlara olan istek ve arzu epey arttı. Artık o “güçlü kadın” ,
erkek erkeğe yaptığınız muhabbetleri bile rahat rahat onla yapabildiğiniz kızlardan hoşlanıyor bir çok genç. Bunun bir nedeni var dostlar.

Bilim adamlarının araştırmalarına göre testosteron seviyesi yüksek olan erkekler daha feminin yani kadınsı, hanım hanımcık tipleri seçerken, testosteron seviyesi düşük olan erkekler, testosteron seviyesi yüksek olan kadınları beğeniyorlarmış.

Günümüzde de eskiden olduğu gibi “güçlü erkek” epey düşüşte. Erkeklerin çoğu spor ne onu unutmuş. Ya fast food a sarmış. Üstüne birde çok fazla alkol tüketiyosa, tamaaam tüyü dikti.
Eh işler böyle olunca haliyle düşük testosterona sahip erkek bireyler oluştu. Bunlarda testosteron seviyesi yüksek, rekabetçi ve erkeksi özellikler gösteren
kadınlardan hoşlanınca, onların elinde oyuncak oluyolar.

Kadında testosteronun yükseği çok makbul değildir gençler. Doğurganlığı daha ön plana çıkartan feminin kadınlar, her zaman daha iyidir. Nitekim yüksek testosterondaki
erkeklerde böyle kadınlara tutulup, mutluluğun tadına bakıyolar 🙂

Peki erkekte bu hormonun yüksek olması nasıl anlaşılır? Bu çok net bir şekilde kendini belli eder dostlar. Kalın ses tonu, daha köşeli yüz hatları, geniş omuzlar daha rekabetçi, daha saldırgan ve genel olarak daha başarılı. Yapılan araştırmalarda gösteriyor ki kadınlar yüksek testosterona sahip erkekleri daha çekici bulup, onları daha çok arzuluyorlar.
İşte tüm bu sebepler yüzünden bu hormonun yüksek olması önemli bir şey gençler.

Şöyle önemli bir noktada var ki, testosteron seviyeniz sürekli değişkendir dostlarım. Yani bunu artırmak ve daha mutlu olmak sizin elinizde. Testosteron hormonunu doğal olarak artırmak için ilk yapmanız gereken şey artık o götü kaldırıp ağırlık kaldırmaya başlamak. Özellikle o kimsenin çalışmayı sevmediği bacak kaslarınızı çalıştırmak, testosteronu çok fena artırıyor. Vücuttaki en büyük kas grubu olduğunu düşünürsek, epey mantıklı.
İkinci olarak doğal besinler tüketin ve yağları asla hayatınızdan çıkarmayın. Şunu artık anlayın vücudunuzdaki yağlarla, besin olan yağlar aynı şeyler değil. Basit bir isim benzerliği sadece. Yağlar özellikle cinsiyet hormonlarının salgılanmasında ve düzenlenmesindeki en önemli şey. Size önerim her sabah bir kaşık zeytinyağını direk için ve farkı görün. Libidonuz, enerjiniz nasıl değişicek hemen 🙂
Başarılı olmakta sizin testosteron seviyenizi artıran bir faktör. Bir maç sonrası yapılan deneyde kaybeden takımının oyuncularının testosteron değerleri kazananlara göre daha az olduğu gözlemlenmiş. Bu yüzden kazanmaya bakın 🙂 Ve ve ve geçen yazımda anlattığım olayın kanıtına geldik dostlar. Bir ted konuşması izledim ve burda anlatıldığına göre beden dilinizde alfa erkeğin yaptığı daha geniş yer kaplamak, daha rahat davranmak gibi yapıcağınız değişikliklerin testosteronu artırdığı gözlemlenmiş.
Yani alfa erkek olana kadar sanki öyleymiş gibi yapmaya devam gençler. ( bu beden dili olayınada bir gireyim bir daha ki yazılarda )
Konuşmayıda aha buraya bırakıyorum izlersiniz yazı bitince.

Düzenli seks yapmakta bu hormonu artırır gençler. Ama mastürbasyon düşürüyor üzgünüm 🙂 Onu artık bırakmanız gerekiyo buna da ilerde değenicem ama şimdiden bırakmaya çalışın.

Uzun lafın kısası bunları uygulayın ve değişimi görün. Erkek adamın testosteron seviyesi yüksek olur. Çevresindekilerde bunu derinden hissederler. Yürüyüşünüz, oturuşunuz
değişir. Zengin adamlara bakın. Ses tonları bile zengindir amk 🙂 Çünkü adam başarılı ve rekabetçi. Para konusunda derdi olmadığı için daha stressiz bir hayat sürüyo.
Şimdilik söyliyceklerim bu kadar dostlarım. Zeytinyağınıda abartmayın :))

Alfaymış Gibi Yapmak

Gençler, baskın karaktere sahip olmak yani popüler tabirle alfa erkeği olmak bir süreçtir. Doğuştan böyle olduğunu düşündüğünüz erkeklerin bile böyle olmalarında
doğup büyüdükleri çevre ve aileleri çok önemlidir. Bu yüzden alfa doğmak terimi ne kadar doğru bir kelimedir bilmiyorum. Doğuştan fiziksel özelliklerinizin
çok iyi olması, karakteriniz zayıfsa sizi alfa değil sadece yakışıklı bir beta yapar. Her yakışıklı erkek alfa olucak diye bir şey yok.
Erkeği diğer erkeklerden daha üst sıralara taşıyan özelliklerde fizikse özellikler vardır evet. Ama bu bir maddeden sadece biri. Alfa erkek dediğimiz
olay biraz farklı. Daha çok tavırlarınız,bükülemeyen karakterinizi ve sosyal becerilerinizle alakalı bir durum olduğunu düşünüyorum.

Bir örnek vermek gerekirse. İron Man ve Captain America, sivil bir şekilde gece bir mekana eğlenmeye gitseler sizce hangisi daha baskın olur ve daha çok kadını sulandırır ?
Filmlerden tanıdığımız bu iki ismi izleyenlerin yüzde 90 ının Tony Stark diyeceğinden eminim. Peki neden? Captain America fiziksel olarak çok daha üstün
daha yakışıklı ve çok daha kaslı bir fiziği var. Bunun nedeni Tony Stark’ın tavrı, cazibesi ve zekası.

Adam kimseyi sikine takmayan, ukala herifin teki. Çok yüksek olan özgüveni sayesinde rahatça hiç kendini kasmadan hareket ediyo. Beden dili bu yüzden çok başarılı. Yüksek özgüveni çevredeki herkese o yüksek
testestronunu saçmasını sağlıyo. Testestron sadece bir hormon değildir doslarım, çok önemlidir.( bir daha ki yazı belli oldu 🙂 )
Ve son olarak keskin bir zekası var. Bunuda zekanın en güzel dışavurumlarından biri olan mizahla yeterince gösteriyo.
Ayrıca captain america gibi kolayca tahmin edilebilir bir karakter değil. Kimseyi sallamadığı için ne zaman ne yapıcağı çok belli olmayan bir karakter.
Yani kısacası sosyal becerilerin, tavrın ne kadar önemli olduğunu görüyosunuz. Bu yüzden dostlarım size verebileceğim önemli bir tavsiye var.

Aileniz ve çevreniz tarafından küçük yaşlardan beri bastırılmış olabilirsiniz. Ama bu sizin alfa olmanızı engellemez. Bu konuda yapabileceğiniz en iyi şey
alfa erkek olana kadar zaten öyleymiş gibi yapmaktır. Bu tavrı,beden dilini,ses tonunu ve karakteri bir anda pat diye oturtamıycaksınız tabiiki.
İlla hatalar yapıcaksınız. Fakat bir süre sonra farkında olmadan yaptığınızı farkediceksiniz.

Ben bu yönden kendimi şanslı biri olarak görüyorum. Liseyi yatılı olarak anneden, babadan uzak okuduğum için daha 14 yaşında kendi ayaklarımın üstünde durmak zorunda kaldım.
Karşıma çıkan her türlü zorluğu tek başıma aşmak zorunda olduğum için mekanizma daha o zamanlar çalışmaya başladı. Nitekim farkında olmadan, başardığım şeylerden ve
edindiğim tecrübelerden sonra karakter kendi kendine yerine oturmuştu zaten. Bunu inşa etmek zorunda kalmadım. Direk buna maruz kaldım 🙂

Bu en etkili yöntem aslında. Yüzmeyi bilmeden suya atmak gibi bir şey.

Hatta anneden,babadan koparılmak bir çok ilkel kabilede ve devlette bir erkekliğe giriş geleneği olarak yapılırmış eskiden. 300 spartalı filmini izliyenler ordada
çocukların 7-8 yaşlarında sağlam birer savaşçı olabilmeleri için anneden koparılıp doğaya salındıklarını hatırlıycaklardır. Annelerimiz her zaman bitanemizdir.
Fakat büyüme çağında anneyle fazla vakit geçirmek erkeksi bazı özellikleri ister istemez törpülüyo. Çünkü asıl rol model olması gereken kişi o an işte çalışıyo.
Bu yüzden erkeklerin kadınların karşısındaki düşüşü asıl olarak sanayi devriminin ortaya çıkmasıyla başlamıştır. Baba işte , anne evde çocukla.
O yüzden ilerde oğlunuzla vakit geçirmeyi ihmal etmeyin dostlarım. Onun en büyük rol modeli siz olmalısınız.

Tabiiki olay tamamen sosyal beceriler ve tavırda değil. Bunlar çok önemli. Fakat yukarda bahsettiğimiz iki adamda ünlü,zengin,fit ve giyinmesini bilen adamlar.Sosyal becerilerinizi geliştirirken diğerlerini
es geçerseniz, sadece gereksiz özgüvene sahip salak bir tip olursunuz. Bu yüzden zaten yapmanız gereken şeyleri asla unutmayın.

Bu site ise yapmanız gerekenleri anlatmak için var. Yani doğru yerdesin 🙂

Bir dahaki yazıda görüşmek üzere gençler.

Film Gibi Bir Şarkı

Merhaba dostlar.

Yakın zamanda dinlediğim ve aşırı beğendiğim bir şarkıyı sizlerle paylaşmak istedim. Banada yengeniz önermişti. Şarkının adı Hooverphonic-Mad About You.

Klip, ses, müzik her şey adeta bir James Bond filminden fırlamış gibi. Fazla uzatmadan sizi şarkının videosu ile başbaşa bırakıyorum.

 

Hipergami Nedir ve Nasıl Tatmin Edilir

Merhaba arkadaşlar. İnstagram adresimiz kurulduğundan beri bizi takip eden arkadaşlar hipergamiyi bilirler. Fakat yeni gelen dostlarımız için
hipergamiyi tatmin etmeye geçmeden önce hipergaminin ne olduğunu açıklamak isterdim.

Hipergami, kadınların eş seçerken kendilerinden her yönden daha üstün bir erkeği seçme eğilimleridir. Sosyal statü, fiziksel özellikler, ekonomik durum
vs. her şey bu tanımın içine girebilir. Yani bugüne kadar dizilerin size pompaladığı zengin kız fakir oğlan olayını geçin. Daha çok gerçekçiliği yansıtan
Cem Karaca’nın tamirci çırağını hatırlayın 🙂 Hipergami budur işte.

Şimdi aranızdan bazıları “O zaman güzel kadınların yanında gördüğümüz çirkin adamlar ne oluyo?” diyecek. Öyle bir durumda anlayın ki o adamın fiziksel
özellikler dışında kalan özellikleri kadını epey cezbediyor. Yani hipergamisini tatmin ediyor. Çok zengin bir adam olabilir. Belki saygın herkes
tarafından saygı gören bir sosyal statüde olabilir. İllaki bir şey vardır ama bundan emin olun.

Bazı arkadaşlar benden bir sihirli değnek bekliyolar😁 Benim yazdıklarımı okuduktan sonra anında kadın mıknatısı bir alfa olucaklarını düşünüyolar.
Beklenti bu yani:)) Şimdi kardeşim sadece yazı okuyarak öyle bir şey zaten mümkün değil. Benim sana burada öğrettiğim şey olmak istediğin kişiye ulaşmak mı istiyosun, O zaman
yolun bu. Yol gösteriyorum yani sana. Kadın-erkek ilişkilerinin dinamiklerini mi merak ediyosun? Bunuda evrimsel psikolojiye dayandırarak anlatıyorum sana. Ama sen bunları sadece okur,
teoride bırakıp hiç pratiğe dökmezsen hipergamiyi tatmin edemezsin.

Hipergamiyi tatmin etmek ancak kendine değer katmakla, puanını yükseltmekle olur. Basit bir formül veriyorum. Spor yap,kendine biraz para harca(giyim,saç,sakal).
Sadece bunu yaptığınızda bile farkı görüceksiniz çok net bir şekilde. Nasıl iletişim kuracağınız felan o bende rahat olun 🙂

Hayat biraz acımasızdır dostlarım. Geçen gün Franz Kafka’nın “Dönüşüm” kitabını okudum. Kitabın başrolündeki karakter sadece bir sabah işe geç kaldığı
için hikayede o sabah bir böcek olarak uyanıyodu. Annesi,babası ve kardeşi herkes onu bir böcek olarak görüyodu tabiiki. Kısaca ekonomik olarak bir değer
üretmediği sürece günümüz dünyasında bir erkeğin, böcekten farkı olmadığını anlatmaya çalışıyordu Kafka reis. Bu ne yazık ki doğru.
İşte bu yüzden kendinizi hem fiziksel, hem maddi, hemde sosyal olarak geliştirmemiz ve değer üretmemiz gerçekten çok önemli gençler.

O yüzden bir sihirli değnek beklemek yerine harekete geçme vakti.

Herkese kolay gelsin.