A password will be e-mailed to you.

Merhaba dostlar.

Normalde kafamda kot ceketle ilgili bir yazı yazma fikri vardı. Fakat kot pantolon daha önce kullanılmaya başlandığı için önce bundan bahsetmek istedim.

Yine hem nasıl giymeniz gerektiğini öğreneceksiniz hem de genel kültürünüz artacak.

Hazırsanız haydi başlayalım.

Giriş

Dışarı çıkın. Sokaktan geçen insanlara bakın. En az %90’ı kot pantolon giymiyorsa gelin beni sikin amınakoyim.

Bugün böyle sert girmek istedim :))

Kot pantolon; dayanıklılığı, asi duruşu, kırışmayan yapısı ve günlük kullanıma uygun olması itibariyle günümüz dünyasında en çok giyilen pantolon çeşidi arkadaşlar.

Aslında bakarsanız yapı olarak çok rahat bir kumaşa sahip değil. Ama yukarıda saydığım avantajları sanırım bu dezavantajı bastırıyor.

Günümüzde erkekler için üretilen kısa paçalı ve daracık modeller; erkeklere bu işin doğasında olmayan bir kadınsılık kattı.

Eğer kot pantolonun nasıl doğduğuna bakarsak; buram buram testosteron koktuğunu görürsünüz.

Doğuşu ve yayılımı (birazcık genel kültür)

Amerika’da 1800’lü yılların sonlarına doğru “Golden Rush” diye adlandırılan büyük bir altın avcılığı dönemi vardır. San Francisco o dönem kıtanın hatta dünyanın her yerinden altın bulma ümidiyle gelen maceraperestlerle doluydu.

O dönem orada bu madencilere çadır satan bir girişimci olan Levi Strauss, madencilerin pantolonlarının her koşula uygun olmadığını fark etti.

Bunun üzerine sattığı çadır malzemesini kullanarak bir pantolon üretti ve ilk kot pantolon bu şekilde doğdu. Tabi bu icadın sadece madenciler arasında değil; tüm işçi sınıfı için çok kullanışlı olacağını düşünmek zor olmadı.

Kot pantolon o kadar dayanıklıydı ki işçi sınıfı arasında son hız yayıldı. Denizciler, fabrika işçileri, çifçiler, hayvancılar vs. tüm emekçi sınıf bunu giydi. Adeta proletaryanın sesi oldu.

Fakat hala sadece işçi sınıfı arasında yaygındı. İşte burada devreye Amerikan sineması girdi. James Dean, Marlon Brando gibi aktörler bunları giyince normalde işçiler için üretilen bu ürün, burjuva sınıf için de havalı bir şeye dönüştü. Çok kullanışlı ve çok dayanıklı bir kumaşa sahip olduğu için insanlar arasında yayılıp bu kadar sevilmesi zor olmadı.

İşte kot pantolonun doğuşu bu şekilde arkadaşlar.

He bu arada, yukarıda da bahsettiğimiz gibi bu pantolonun mucidi olan Levi Strasuss; bugün hepinizin bildiği Levis markasının kurucusu. Kendisi 1902 yılında ölse de markası halen yaşamaya devam ediyor.

Neden alfa bir ürün?

Geçen yazıda bahsettiğim polo t-shirtlerin tam tersi olarak; kot pantolon toplumun alt kesiminden çıkıp dünyaya yayılmış bir üründür. Bu yüzden de mücadeleyi ve isyanı çağrıştırıyor. Zor işlerde çalışan erkekler için üretildiği için de buram buram testosteron kokuyor.

Tayt giymek kadınlara nasıl çok yakışıyorsa, kot pantolonda bir erkeğe o kadar çok yakışıyor. Aşırı dayanıklı yapısı sayesinde yırtılma korkusu yaşamadan rahat rahat hareket edebiliyoruz.

Uzun eşek, birdir bir gibi oyunlarla büyümüş bir jenerasyonun parçası olarak; kumaş pantolonun ne kadar sikko olduğunu ben biliyorum. (iki zıplayalım hemen yırtılırdı)

İşin birde güzel yanı her şeyle uyum sağlaması. Üzerine ne giyerseniz giyin yakışıyor bu meret.

Tüm bu özelliklerine bakarsanız zaten doğru giyildiğinde ne kadar alfa bir ürün olduğunu göreceksiniz.

Nasıl Giyilmez?

  • Çok bol giyilmez. Emanet duruyor.
  • Çok dar giymeyin. Tayt gibi aşırı kadınsı duruyor.
  • Paçaları kıvırarak giyilmez. Kıvırarak giyecekseniz de bu eski skinhead lerin giydiği gibi olsun. Direk alırken uzun alın yani. Öteki türlü kendi boyunuzda alıyorsunuz birde onu kıvırıyorsunuz; bilekler açıkta, böyle yarrak gibi bir görüntü çıkıyor ortaya ve boyunuzu kesiyor. Adamın boyu 1.70 birde paçayı kıvırmış. Boyu kalmış iyice 1.60 gibi. Bu hataya düşmeyin dediğim gibi kıvıracaksanız da alırken buna göre alın.
  • Yırtık pantolon iyidir. Ama bokunu çıkarırsanız çirkin bir görüntü oluşmaya başlar.
  • Altına şu babet ayakkabılardan giymeyin. Hatta mümkünse hiçbir şeyle babet ayakkabı giymeyin.

Nasıl Giyilir?

  • En iyi hali; belinize ve kalçanıza tam oturan (belden düşmeyen), paçaları ayakkabınızın hemen üstünde biten (potluk yapmayan) ve rahat hareket etmenize imkan sağlayacak darlıkta olan halidir. Paçalarının diğer bölümlere göre daha dar olması şıklığı artıracaktır. Ama yine de dapdar bir paça hoş durmaz.
  • Mavi, siyah ve gri modelleri vardır. Gene olarak mavinin hep aynı tonlarına sıkışmayın. Gri ve siyah modellerini de gardırobunuza ekleyin.
  • Üzerine giyeceğiniz her türlü şeyle yakışır. Burada dikkat edeceğiniz şey üstüne geçirdiğiniz giysi ile kotunuz arasındaki renk uyumu olmalıdır.
  • En sevdiğim tarz; mavi kot ve beyaz t-shirt üzerine odunucu gömleğidir. Gömleğin düğmeler açık tabi. (öneri)
  • Yada all black. Siyah kot, siyah t-shirt ve siyah deri ceket. (öneri)
  • Ciddi ortamlarda da kot pantolon gayet iyi gidebilir. Üzerine giyeceğiniz bir blazer yada spor ceketle çok şık duracaktır.
  • Neredeyse her ayakkabıyla iyi duruyor. Fakat yazın beyaz sneakerla, kışın ise chelsea botla olan duruşu, diğer ayakkabılardan bence bir tık daha önde.

Erkek giyim rehberimizin 2. yazısının da yavaştan sonuna geldik.

Hee bu arada unutmadan Türkiye’de neden kot pantolon diye adlandırdığımızı da anlatayım da ortamlarda anlatırsınız :))

Türkiye’ye 1960’larda ilk kot pantolonu getiren kişi olan Muhteşem Kot’un soyadından geliyor adı. Tüm dünyada blue jean olarak adlandırılırken biz de böyle olması cidden ilginç.

Bu aile kot pantolona isimlerini vermelerine rağmen 1992’de ekonomik gidişattan dolayı batmışlar. Bu da böyle enteresan bir olay.

Evet dostlar bu yazının sonuna geldik. Seri güzel ilerliyor. İyi tepkiler geldi. Siz de önerilerinizi bana sunabilirsiniz. Dikkate alacağım.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.