Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

Merhaba dostlarrrr.

Yine karşınıza güzel bir konuyla geldim. Hem de daha önce hiçbir yerde irdelendiğini görmediğim bir konu.

Konumuz sosyal medya kullanımında yaptığınız bir takım hatalar. Ben bugün özellikle kendi çevremde, sizlerde ve ünlülerin hesaplarında gözüme çarpan şeyleri anlatıcam. Sizlerde bu anlattıklarımı dikkate alacaksınız ve sonra evlere dağılıcaz. Yapılan hataları tamamen kafama göre bir sırayla listeleyeceğim. Teker teker hepsini açıklayarak gideceğiz dostlarım. Haydi başlayalım.

1. Aşırı derecede paylaşımda bulunmak

Bu bana göre yapılan en büyük hata. Ben aynı zamanda bu hatayı yapan bir insanın, ekonomi bilgisinden de şüphe ederim. Ekonomi 101 lan bu.

Piyasada çok olan bir şeyin, değeri düşüktür.

Yani siz deli gibi paylaşım yapıp insanların karşısına sürekli çıkınca, superman olsanız bile insanlar sizi sürekli gördüğü için artık normalleşiyorsunuz.

Bunun şuan piyasada da bir sürü örneği var. Babala Tv’yi daha ilk zamanlarında size önermiştim hatırlarsanız. O zamanlar 40k falandı abone sayısı. Çok güzeldi. İnanılmaz eğlenceliydi. Bende severek izlerdim. Ama daha sonrasında patlayınca, Oğuzhan Uğur her yerde o kadar çok karşıma çıktı ki, artık görmek istemiyorum aq. Mutlaka daha bir çok örnek var aynı bunun gibi.

Siz bu örneklerden olmayın. Dakika başı paylaşım yapmayın. Sürekli hikaye cart curt atmayın. İnsanlar sizi görmekten bıkmasınlar. Bırakın insanlar sizi biraz merak etsin. Aaaa nerede bu çocuk hiç gözükmüyor desinler.

Az önce youtube üzerinden örnek verdim. Yine youtube üzerinden güzel bir örnek vereyim. Çünkü bu olayın güzel örnekleri de var. Örneğin, bu konuyu şuan en iyi şekilde yapan kanal “Deep Turkish Web”. Adamlar çok nadir paylaşımda bulunuyorlar. Ayda maksimum 2 video. Kişisel sosyal medya hesapları desen; neredeyse hiç paylaşım bile yapmıyorlar. Herhangi bir kanala konuk olmadılar yada röportaj vermediler ve vermemeye de devam ediyorlar. Kısacası adamlar kendilerini bilerek yada bilmeyerek sürekli özletiyorlar. İnsanların karşısına da olabildiğice az çıktıkları için insanlar hiç sıkılmıyor. Kısacası yaptıkları şey tam olarak olması gerektiği gibi. Neyse bu konu artık bitti. Çıkışşş yapıyorum :)))

2. Sürekli Aynı Tarz Fotoğraf Paylaşmak

Bu da kötü bir hata. Ünlüler arasında da bu hatayı yapan çok kişi var. Adamın yada kadının profile bir giriyosun; 3523544552 tane fotoğraf var ve hepsi aynı poz, aynı açı yada aynı konsept.

Direkt olarak bilindik örnek vermek gerekirse, Burak Özçivit’in profili kesinlikle böyle. Fotoğrafların çoğu selfie. Yada aynı poz. Bazıları gene hepten leş. Uzaklara bakarak attığı selfie ler falan var :))) Hiç 12 milyon insanın takip ettiği bir profil gibi durmuyor yani. Hee bu hatayı yapan Burak Özçivit olduğu için tabiiki bir sıkıntı yok. Adam zaten yakışıklı, ünlü, zengin vs. Bu onun için çokta önemli bir şey değil. (yapmasa daha iyi olur) Ben asıl siz bu hatayı yapmayın diye söylüyorum.

Kadınlardan da büyük bir hayranlık duyduğum Mine Tugay’ın hesabı böyle. Bütün fotolar aynı. Ne yapsa beğeneceğim için yargılamıyorum ama böyle yapmasa daha iyi :))

Sizde bu hataya düşmeyin. Çektirdiğiniz fotoğraflar, bir anı ölümsüzleştirmek için çekilmiş fotoğraflar olsun. Sırf fotoğraf çekilmek için çektiğiniz pozları gidip oraya buraya atmayın.

Kıvanç Tatlıtuğ’un profili tam olarak olması gerektiği gibi. Çok fazla paylaşım yapmıyor. Son attıkları değil de aşağılara inerseniz attığı fotoların çoğununda bir hobisiyle ilgilenirken olduğunu görürsünüz. Birinde off-road yapıyor. Birinde dalıyor. İşte bu tam olması gerektiği gibi.

3. Sıçtığı Boku Bile Paylaşanlar

Açıkçası çok yakın arkadaşımsa bile bu tipleri direk takipten çıkıyorum. Çünkü kimse kimseyi bu kadar çok merak etmiyor amınakoyim. Ne bu paylaşma hastalığı. Yediği yemekten sıçtığı boka kadar her şeyi paylaşanlar; size sesleniyorum. Yok olun artık.

4. Sürekli Çıplak Poz

Bunun erkek versiyonu genelde fitness ile kafayı bozmuş tayfa.

Bana sorarsanız saçma. Bir kere bile atmayın. Ama o kadar yapmışım, hiç mi göster miyim şimdi diye düşünen arkadaşlar da çok istiyorlarsa bir tane atsın yeter. Aksi halde atmanız sadece o vücudun değerini düşürür.

Sizde de oluyor mu bilmiyorum ama kadının sütyenini çıkartana kadar her şey daha bir çekicidir. O sütyen çıktığı anda artık o eski şehvet kalmaz. Gitgide azalır. Normalleşir her şey. Bir süre sonra ters çevirirsiniz oraya bakmazsınız bile.

Buradan çıkaracağımız şey şu : Biz insan olarak her zaman ulaşamadığımız şeyleri arzularız. Bir şeyi elde edemiyorsak o bizim için daha değerlidir. O şeyi elde ettikten sonra hiçbir zaman eskisi gibi arzulamazsınız. Bugün bana bir Ferrari hediye edin. O gün çıkar deli gibi gezerim. Sonra otoparka parkeder, balkondan bütün gece onu izlerim. Ama bir hafta sonra onun benim gözümde sıradan bir arabadan farkı kalmaz. O yüzden bırakın insanlar sizin vücudunuza hemen ulaşamasın. Azıcık süpriz olsun. Siz durmadan paylaşıp süprizi bozmayın :))

Yazı çok uzadı gençler ya. Daha yazacaklarım vardı bu yüzden part part yapalım bu konuyu.

2. partıda çok yakında sizlerle. Kendinize iyi bakın.